FBM Estetik
444 1 326

Saç PRP

30.03.2019 10.07.2026 Prof. Dr. Hayati AKBAŞ 15 dk okuma
captcha

6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında Müşteri Aydınlatma Metnini okudum, anladım. Kişisel verilerin işlenmesine, paylaşılmasına, gerektiğinde başvuru, düzeltme ve silme hakkım olduğunu anladığımı beyan eder, aydınlatılmış açık rızam ile onay veririm.

Prof. Dr. Hayati AKBAŞ
Yazar
Prof. Dr. Hayati AKBAŞ
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı

Prof. Dr. Hayati AKBAŞ’ın ulusal ve uluslar arası bilimsel dergilerde yayınlanmış çok sayıda bilimsel çalışması, makalesi ve yine ulusal ve uluslararası kongrelerde sunulmuş çok sayıda bilimsel çalışm...

Saç dökülmesiyle uğraşan çoğu kişinin masasında bir noktada aynı fotoğraf çıkar: birkaç yıl önceki, saçların daha dolgun olduğu bir kare. PRP’yi araştırmaya başlamanın arkasında da genellikle bu duygu vardır — henüz “kel” değilsiniz, ama saçın eski gücünü kaybettiğini, tarağınızda öncekinden fazla tel kaldığını fark etmişsinizdir. Bu ara dönemde insanlar en çok şunu merak eder: Ameliyata gerek kalmadan, kendi saçımı güçlendirmenin bir yolu var mı?

PRP tam da bu soruya karşılık gelen uygulamalardan biridir. Ama internette anlatıldığı iki uç arasında sıkışmış durumdadır: bir tarafta “mucize saç tedavisi” diye pazarlanır, diğer tarafta “hiçbir işe yaramaz” diye küçümsenir. Gerçek, saç ekiminde olduğu gibi, ikisinin ortasında bir yerde.

Bu sayfada PRP’yi abartısız anlatmaya çalıştık: neyi yapabildiğini, neyi yapamadığını, kimin işine yaradığını, kimde beklentiyi boşa çıkardığını. Amaç, muayeneye “bana PRP yapın” diye değil, doğru sorularla girmenizi sağlamak.

Saç PRP - Doç. Dr. Hayati Akbaş Yönetiminde

PRP Nedir?

PRP, İngilizce Platelet Rich Plasma (Trombositten Zengin Plazma) ifadesinin kısaltmasıdır. Kişinin kendi kanından hazırlanan, trombosit oranı normal kana göre çok daha yüksek bir plazma sıvısının, saçlı deriye enjekte edilmesi işlemidir.

İşin özündeki mantık şu: Trombositler yalnızca kanı pıhtılaştıran hücreler değildir; içlerinde yara iyileşmesini ve doku onarımını başlatan çok sayıda büyüme faktörü taşırlar. Vücut bir yeri onarırken zaten bu hücreleri o bölgeye yollar. PRP, bu doğal onarım sinyalini yoğunlaştırıp doğrudan saç köklerinin bulunduğu deri katmanına vermeyi hedefler.

Burada önemli bir ayrımı en baştan koymak gerekir. PRP saç üretmez. Yani hiç saç köküne sahip olmayan, tamamen açılmış bir bölgeye PRP uygulamak yeni saç çıkarmaz. PRP’nin hedef kitlesi; kökü hâlâ yerinde olan ama zayıflamış, incelmiş (minyatürize olmaya başlamış) saçlardır. Uyuyan değil, ölmüş kökü uyandıramaz.

Bu yüzden PRP’yi bir “saç çıkarma yöntemi” değil, mevcut saçı destekleme ve dökülmeyi yavaşlatma yöntemi olarak düşünmek en doğrusudur.

Cerrahi Değil, Enjeksiyon Temelli Bir Uygulamadır

PRP sık sık saç ekimiyle karıştırılır, oysa bambaşka bir işlemdir. Kesi yoktur, dikiş yoktur, greft alınmaz. Kan alınır, santrifüjde ayrıştırılır ve elde edilen plazma ince iğnelerle saçlı deriye verilir. Ayakta yapılan, işlem sonrası kişinin genellikle aynı gün günlük hayatına döndüğü bir uygulamadır. Bu ayrım önemli, çünkü PRP’yi “ameliyatsız saç ekimi” gibi sunan anlatımlar baştan yanlış bir beklenti kuruyor.

Saç PRP Nasıl Yapılır?

Uygulama tek bir seansta, kabaca 30-45 dakika içinde tamamlanır. Adımlar şöyle ilerler:

  • Koldan, tıpkı rutin bir kan tahlilinde olduğu gibi, ortalama 10-20 ml kan alınır.
  • Alınan kan özel tüplerde santrifüj cihazına yerleştirilir. Cihaz kanı hızla döndürerek bileşenlerini yoğunluklarına göre ayırır: alyuvarlar en alta çöker, üstte trombositten zengin plazma kalır.
  • Bu plazma katmanı ayrı olarak toplanır. Elde edilen sıvı, kişinin kendi kanından geldiği için “dışarıdan bir madde” değildir.
  • Saçlı deri, dökülmenin olduğu bölgelerde çok ince iğnelerle, birkaç milimetre aralıklarla yüzeysel olarak enjekte edilir. İşlem öncesi bölgeye soğutma veya anestezik krem uygulanarak rahatsızlık azaltılabilir.

İşlem boyunca hissedilen, iğne girişlerine bağlı hafif batma ve saçlı deride kısa süreli bir gerginlik duygusudur. Çoğu kişi bunu tolere edilebilir bulur; ağrı eşiği düşük olanlarda topik anestezi ile konfor artırılır.

PRP Saç Çıkarır mı?

Bu, PRP hakkında en çok sorulan ve en çok yanlış cevaplanan sorudur. Net olalım: PRP, hiç saçı olmayan bir bölgede yeni saç çıkarmaz.

Uzun süredir tamamen açılmış, kökleri kaybolmuş bir alanda kişinin beklediği “yeniden saçlanma” ancak ile mümkün olabilir. PRP’nin böyle bir gücü yoktur ve bunu vaat eden hiçbir anlatıma güvenmemek gerekir.

PRP’nin gerçekçi katkısı şudur: kökü hâlâ canlı ama gücünü yitirmeye başlamış saçların döngüsünü destekleyerek, dökülmeyi yavaşlatmaya ve mevcut tellerin daha kalın, daha dirençli çıkmasına yardımcı olmaya çalışır. Yani var olanı korumaya ve güçlendirmeye yöneliktir; yoktan var etmeye değil.

Bilimsel literatürde PRP’nin androgenetik (erkek ve kadın tipi) saç dökülmesinde destekleyici etkisine dair olumlu çalışmalar mevcuttur; ancak protokoller (kan hazırlama yöntemi, seans sayısı, aralık) merkezden merkeze farklılık gösterdiği için sonuçlar da değişkendir. Bu, PRP’nin işe yaramadığı anlamına gelmez; herkeste aynı oranda ve garantili bir sonuç vermediği anlamına gelir.

PRP Kimler İçin Uygundur?

PRP’den en çok fayda görme ihtimali olan profiller genellikle şöyledir:

  • Saçı seyrelmeye ve incelmeye başlamış, ama henüz belirgin açıklıkları olmayan kişiler
  • Erken-orta evre erkek veya kadın tipi (androgenetik) saç dökülmesi olanlar
  • Doğum sonrası, stres, ateşli hastalık ya da diyet sonrası geçici yoğun dökülme (telogen effluvium) yaşayanlar
  • Saç ekimi planlayan ve işlem öncesi/sonrası mevcut saçlarını desteklemek isteyenler
  • Medikal tedaviyi (minoksidil gibi) destekleyecek ek bir uygulama arayanlar

PRP tek başına bir “tam çözüm” değildir; çoğu zaman diğer tedavilerle birlikte, bir bütünün parçası olarak en anlamlı katkıyı sağlar. Kime, hangi kombinasyonda uygun olduğuna ise ancak saçlı derinin muayenesi ve dökülmenin nedeninin araştırılması sonrası karar verilebilir.

PRP Kimlere Yapılmaz?

Kişinin kendi kanı kullanıldığı için PRP genel olarak iyi tolere edilen bir uygulamadır, ancak “herkese her koşulda yapılır” demek doğru olmaz. Bazı durumlarda işlem ertelenir veya hiç önerilmez:

  • Kan hastalıkları, trombosit sayısı veya işlev bozuklukları (PRP’nin etkisi trombositlere dayandığı için)
  • Kanama-pıhtılaşma bozuklukları ve ara verilemeyen kan sulandırıcı kullanımı
  • Aktif enfeksiyon veya uygulanacak bölgede cilt enfeksiyonu, iltihaplı akne, aktif sedef-egzama
  • Gebelik ve emzirme döneminde, yeterli güvenlik verisi bulunmadığı için genellikle önerilmez
  • Kontrolsüz kronik hastalıklar (örneğin kontrolsüz diyabet)
  • Aktif kanser tedavisi süreci
  • Saçkıran (alopesi areata) gibi bağışıklık kaynaklı dökülmelerde, önce dökülmenin tipinin doğru tanımlanması gerekir

Bu liste her ihtimali kapsamaz. Kullandığınız ilaçlar, geçmiş hastalıklarınız ve mevcut sağlık durumunuz muayenede değerlendirilmeden PRP’ye uygun olup olmadığınıza karar verilemez.

Muayene ve Planlama: Neden Önce Dökülmenin Nedeni Araştırılır?

PRP’ye başlamadan önce sorulması gereken asıl soru “kaç seans yapalım” değil, “bu saç neden dökülüyor” sorusudur. Çünkü PRP bazı dökülme tiplerinde anlamlı katkı sağlarken, altta yatan bir eksiklik veya hastalık varsa tek başına yetersiz kalır.

İyi bir değerlendirmede genellikle şunlar yapılır:

Saçlı deri dermoskopla incelenir. İnce (minyatürize) kıl oranı, kök yoğunluğu ve dökülmenin paterni değerlendirilir; bu, PRP’nin işe yarama ihtimalinin en güçlü ipuçlarından biridir.

Gerekli görülürse kan tetkikleri istenir. Demir ve ferritin, tiroid hormonları, D vitamini, B12 ve gerektiğinde hormonal değerlere bakılır. Basit bir demir eksikliği düzeltildiğinde dökülmenin belirgin şekilde gerilediği çok sayıda kişi vardır; bu düzeltilmeden yapılan PRP eksik bir plan olur.

Dökülmenin tipi ayırt edilir. Androgenetik dökülme mi, geçici (telogen) dökülme mi, yoksa saçkıran gibi bir tablo mu olduğuna göre yaklaşım tümüyle değişir. PRP her dökülmede aynı işi görmez.

Beklenti konuşulur. PRP’nin ne yapıp ne yapamayacağı en baştan netleştirilir; bu, sonradan yaşanabilecek hayal kırıklığını en aza indiren adımdır.

PRP mi, Mezoterapi mi? Hangi Durumda Hangisi?

Bu iki uygulama sık sık birbirinin yerine sanılır, oysa temel farkları vardır. En büyük ayrım içeriktedir: PRP’de saçlı deriye verilen madde kişinin kendi kanından elde edilen plazmadır. ise dışarıdan hazırlanmış vitamin, mineral, amino asit ve çeşitli etken maddelerden oluşan karışımların saçlı deriye enjekte edilmesidir.

Aşağıdaki tablo iki yöntemi karşılaştırıyor; ancak bunlar rakip değil, çoğu zaman birbirini tamamlayan uygulamalardır.

Özellik Saç PRP Saç Mezoterapisi
Verilen madde Kişinin kendi kanından elde edilen plazma Dışarıdan hazırlanan vitamin-mineral-amino asit karışımı
Kaynak Otolog (kişinin kendisi) Hazır solüsyon içerikleri
Alerji-uyum riski Kendi kanı olduğu için düşük İçeriğe göre değişkenlik gösterebilir
İşlem öncesi kan alma Gerekir Gerekmez
Tipik amaç Büyüme faktörleriyle kök döngüsünü desteklemek Saç köküne doğrudan besin ve destek maddesi vermek
Seans mantığı Kür halinde, sonra idame Kür halinde, sonra idame

Hangisinin daha uygun olduğu, dökülmenin tipine, saçlı derinin durumuna ve kişinin genel sağlığına göre değişir. Bazı kişilerde ikisi dönüşümlü veya birlikte planlanabilir. Karar, muayene bulgularına dayanır; “biri diğerinden üstündür” gibi genel bir sıralama doğru değildir.

PRP Kaç Seans Yapılır?

PRP tek seanslık bir işlem değildir; kür mantığıyla uygulanır. Yaygın olarak izlenen yaklaşım, başlangıçta birbirini yakın aralıklarla takip eden bir seans dizisi, ardından daha seyrek idame seanslarıdır.

Sık kullanılan bir plan şöyle özetlenebilir:

  • Başlangıç kürü: Genellikle 3-4 seans, yaklaşık 2-4 hafta arayla uygulanır. Amaç, büyüme faktörü uyarısını üst üste vererek kök döngüsünü desteklemektir.
  • İdame dönemi: Başlangıç kürü tamamlandıktan sonra, elde edilen katkıyı korumak için genellikle 4-6 ayda bir tekrar önerilebilir.

Bu sayılar ortalama bir çerçevedir; kesin protokol değildir. Seans sayısı ve aralığı; dökülmenin tipine, saçlı derinin yanıtına ve hekimin değerlendirmesine göre kişiye özel belirlenir. Kimi kişide daha az seans yeterli olurken, kimi kişide idame daha sık gerekebilir.

Önemli bir nokta: PRP’nin katkısı, seanslar sürdürüldüğü sürece daha görünür olma eğilimindedir. İdame bırakıldığında, altta yatan dökülme süreci devam ediyorsa, elde edilen destek zamanla azalabilir. Bu yüzden PRP’yi “bir kez yaptır, ömür boyu unut” değil, düzenli bakımın parçası olarak düşünmek daha gerçekçidir.

PRP Sonuçları Ne Zaman Görülmeye Başlar?

Sabır, PRP’de en gerçekçi tavsiyedir. İlk seanstan sonra ertesi gün fark yaratan bir uygulama değildir; saç döngüsü aylar üzerinden işlediği için değişimler de kademeli olur.

Kabaca beklenen seyir şöyledir:

  • İlk 1 ay: Belirgin görsel değişim beklenmez. Bazı kişilerde ilk haftalarda dökülmede geçici bir artış olabilir; bu genellikle döngünün senkronize olmasına bağlıdır ve kalıcı değildir.
  • 2.-3. ay: Çoğu kişide ilk fark edilen etki, dökülme hızında yavaşlamadır. Tarakta ve yastıkta kalan tel sayısında azalma en erken sinyaldir.
  • 3.-6. ay: Mevcut tellerde kalınlaşma, saçlı deride daha dolgun bir his ve incelmiş tellerin toparlanarak belirginleşmesi bu dönemde gözlenebilir.
  • 6. ay ve sonrası: Başlangıç kürünün toplam etkisi bu dönemde daha net değerlendirilir; idame ile korunmaya çalışılır.

Bu takvim ortalama bir seyri yansıtır. Yanıt kişiden kişiye değişir; herkeste aynı hızda ve aynı düzeyde sonuç görülmez. PRP’nin en dürüst tanımı “dökülmeyi yavaşlatmaya ve mevcut saçı güçlendirmeye yardımcı olabilen, sonuçları değişkenlik gösteren destekleyici bir uygulama” şeklindedir.

PRP ve Saç Ekimi Kombinasyonu

PRP’nin belki de en yerleşmiş kullanım alanlarından biri, saç ekimiyle birlikte planlanmasıdır. Burada iki ayrı katkıdan söz edilir.

Birincisi, ekim öncesi ve süreç boyunca mevcut saçların desteklenmesidir. Saç ekimi, açılan bölgeye yeni kökler taşır; ama çevredeki doğal, zayıflamış saçlar dökülmeye devam edebilir. PRP bu mevcut saçları güçlendirmeye çalışarak, ekim sonrası genel görünümün daha bütünlüklü kalmasına katkı sunmayı hedefler.

İkincisi, ekim sonrası dönemde saçlı derinin iyileşme sürecine destek amacıdır. Bazı hekimler, nakledilen greftlerin bulunduğu bölgede iyileşmeyi ve kök döngüsünü desteklemek için ekim sonrasına PRP ekler. Bu konuda uygulama protokolleri merkezden merkeze değişir ve etkisine dair çalışmalar sürmektedir; dolayısıyla bunu “ekimin başarısını garantileyen” bir adım değil, sürece destek olması amaçlanan bir seçenek olarak görmek gerekir.

Kısacası PRP ve saç ekimi rakip değil, farklı işleri yapan iki araçtır: ekim yeni kökü taşır, PRP var olanı desteklemeye çalışır. İkisinin birlikte nasıl planlanacağına muayenede karar verilir.

PRP’nin Yan Etkileri ve Riskleri

PRP’de kişinin kendi kanı kullanıldığı için alerjik reaksiyon ve bulaşıcı hastalık geçişi riski düşüktür — ama “hiç risk yoktur” demek doğru olmaz. Her enjeksiyon işleminin kendine özgü, çoğu geçici olan yan etkileri vardır.

Sık görülen, genellikle kısa sürede kendiliğinden geçen durumlar:

  • Enjeksiyon bölgelerinde kızarıklık, hafif şişlik ve hassasiyet
  • İğne izlerine bağlı küçük morluklar
  • İşlem sonrası ilk saatlerde saçlı deride gerginlik veya baş ağrısı hissi
  • Geçici kaşıntı

Daha seyrek ama mümkün olan durumlar:

  • Enjeksiyon bölgesinde enfeksiyon (steril koşullar bu riski azaltır)
  • İşleme bağlı geçici his değişikliği
  • Vazovagal tepki (iğneye bağlı baş dönmesi, bayılma hissi)

Bu yan etkilerin çoğu birkaç gün içinde geriler. Ancak artan ağrı, yayılan kızarıklık, akıntı veya ateş gibi belirtiler fark ederseniz beklemeden işlemi yaptığınız merkezle iletişime geçmelisiniz. PRP’nin güvenlik profili genel olarak iyidir; yine de her tıbbi uygulama gibi, işlemin uygun koşullarda ve hekim gözetiminde yapılması esastır.

PRP Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

İşlem sonrası bakım basittir ama birkaç noktaya dikkat etmek, hem konforu artırır hem de bölgenin rahat iyileşmesine yardımcı olur.

  • Saç yıkama: Çoğu uygulamada işlemden sonra ilk gün saçlı deriyi yıkamadan beklemek önerilir. Ertesi gün ılık suyla ve nazikçe yıkanabilir; ovmadan, tırnakla kaşımadan. Kesin süreyi uygulamayı yapan hekim belirtir.
  • Isı ve terleme: İşlem günü sauna, hamam, buhar odası ve yoğun terleten spordan kaçınılması, genellikle ilk 24-48 saat için istenir.
  • Güneş ve solaryum: İlk gün doğrudan yoğun güneş maruziyetinden kaçınmak iyidir.
  • Kimyasal işlemler: Saç boyası, keratin, perma gibi kimyasal işlemler için birkaç gün beklemek önerilir.
  • Alkol ve kan sulandırıcılar: Morarma ve kanama eğilimini azaltmak için işlem öncesi ve sonrası dönemde alkolden kaçınmak, kan sulandırıcı ilaç kullanımını mutlaka hekime bildirmek gerekir.

Bu öneriler genel çerçevedir; size özel talimatlar işlemi yapan ekip tarafından verilir ve önceliklidir.

Kalıcılık: PRP’nin Etkisi Ne Kadar Sürer?

PRP’nin sonucu, saç ekimindeki gibi “bir kez yapıldı, yerinde kalıcı” biçiminde değildir. PRP altta yatan dökülme sürecini durdurmaz; onu yavaşlatmaya ve mevcut saçı desteklemeye çalışır. Androgenetik dökülme genetik ve hormonal temelli, ilerleyici bir süreç olduğu için, PRP bırakıldığında bu süreç kaldığı yerden devam edebilir.

Bu yüzden PRP’nin katkısını korumanın yolu, idame seanslarıyla düzenliliği sürdürmektir. Uygulama bırakıldığında elde edilen destek zamanla azalabilir. Bunu bir eksiklik değil, yöntemin doğası olarak görmek gerekir: PRP bir “bakım” uygulamasıdır, kalıcı bir “onarım” değil.

Uzun vadede en gerçekçi yaklaşım, PRP’yi tek başına bir çözüm gibi değil; medikal tedavi, doğru saç bakımı, gerektiğinde saç ekimi ve düzenli takip ile birlikte, bütünlüklü bir planın parçası olarak konumlandırmaktır. Hangi kombinasyonun sizin için uygun olduğuna, dökülmenizin tipi ve evresine bakarak hekiminiz karar verir.

Saç PRP Hakkında Sık Sorulan Sorular

Yaygın yaklaşım, başlangıçta 2-4 hafta arayla 3-4 seanslık bir kür, ardından 4-6 ayda bir idame seansıdır. Bu bir ortalama çerçevedir; kesin seans sayısı ve aralığı dökülmenin tipine ve saçlı derinin yanıtına göre hekim tarafından belirlenir.
PRP altta yatan dökülmeyi durdurmaz, yavaşlatmaya çalışır. Bu yüzden elde edilen katkı, idame seanslarıyla korunur. Uygulama bırakıldığında ve dökülme süreci devam ediyorsa, destek zamanla azalabilir. Düzenli tekrar, yöntemin doğasının bir parçasıdır.
Kan ve pıhtılaşma hastalıkları, trombosit sayı-işlev bozuklukları, ara verilemeyen kan sulandırıcı kullanımı, aktif enfeksiyon, kontrolsüz kronik hastalıklar, aktif kanser tedavisi süreci ve genellikle gebelik-emzirme dönemi PRP'nin ertelendiği ya da önerilmediği başlıca durumlardır. Kesin karar muayene ve gerekli sorgulama sonrası hekime aittir.
Hayır. PRP hiç saçı olmayan, kökleri kaybolmuş bir bölgede yeni saç çıkarmaz. Kökü hâlâ canlı olan zayıflamış saçları desteklemeye yöneliktir. Tamamen açılmış bölgelerde saçlanma ancak saç ekimiyle mümkün olabilir.
Kendi kanınız kullanıldığı için alerji ve bulaşıcı hastalık riski düşüktür. En sık görülenler enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, hafif şişlik, hassasiyet ve küçük morluklardır; bunlar genellikle birkaç gün içinde geçer. Enfeksiyon ve vazovagal tepki gibi durumlar daha seyrektir.
Çoğu uygulamada işlem günü saç yıkanmadan beklenir, ertesi gün ılık suyla nazikçe yıkanabilir. İlk 24-48 saat sauna, hamam, yoğun terleten spor ve doğrudan yoğun güneşten kaçınmak önerilir. Kesin talimatları işlemi yapan ekip verir.
İkisinin temel farkı içeriktedir: PRP'de kendi kanınızdan elde edilen plazma, mezoterapide dışarıdan hazırlanan vitamin-mineral karışımı verilir. Biri diğerinden mutlak üstün değildir; hangisinin uygun olduğu dökülmenin tipine ve saçlı derinin durumuna göre değişir, bazen ikisi birlikte planlanır.
Genellikle ilk fark edilen etki 2.-3. ayda dökülme hızının yavaşlamasıdır. Tellerde kalınlaşma ve dolgunluk hissi 3.-6. ayda daha belirgin olabilir. Yanıt kişiden kişiye değişir ve saç döngüsü aylar üzerinden işlediği için sabır gerektirir.
İşlem sırasında iğne girişlerine bağlı hafif batma ve saçlı deride kısa süreli gerginlik hissedilir. Çoğu kişi bunu tolere edilebilir bulur; ağrı eşiği düşük olanlarda topik anestezik krem veya soğutma ile konfor artırılabilir.
Evet, sık başvurulan bir yaklaşımdır. Ekim öncesi ve süreç boyunca mevcut saçları desteklemek, ekim sonrası dönemde saçlı derinin iyileşmesine katkı sağlamak amacıyla planlanabilir. Nasıl birleştirileceğine muayenede karar verilir.
Tek başına dökülmeyi tümüyle durduran bir yöntem değildir. Dökülmeyi yavaşlatmaya ve mevcut saçı güçlendirmeye yardımcı olabilir; en anlamlı katkıyı genellikle medikal tedavi ve doğru bakımla birlikte, bütünlüklü bir planın parçası olarak sağlar. --- Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel tanı ve tedavi kararının yerini tutmaz. PRP'ye uygunluğunuz, seans planı ve sürecin yönetimi ancak hekim muayenesi ve gerekli değerlendirmeler sonrasında belirlenebilir.

Yorumları

  • SADIK GÜNEŞTAŞ
    SADIK GÜNEŞTAŞ 21.07.2021

    Dokulmeyi kesin ve full olarak engeller mi eger kesin engellerse merkezinize gelip yaptiracagim

  • Bekir
    Bekir 25.06.2019

    saça uygulanacak prp yönteminde fiyat ne kadar?

  • Tarık Korkmaz
    Tarık Korkmaz 12.06.2019

    PRP'nin faydasını gördüm tavsiye ederim.

  • Taner İlker
    Taner İlker 08.06.2019

    saça uygulanacak prp acıtır mı veya çok ağrı yapar mı merak etim

  • Ekrin
    Ekrin 23.01.2018

    PRP saç tedavisi çok mu zor olur? bişlmiyorum

  • FBM Estetik
    FBM Estetik Yanıt 25.12.2017

    Merhaba Ayfer Hanım, fiyat bilgisini durumunuzu değerlendirdikten sonra aktarabiliyorum. +90 530 521 86 99 numaralı medikal estetik bilgi hattımızdan yüz bölgenizin fotoğraflarını göndererek fiyat bilgisini öğrenebilirsiniz. İlginiz için teşekkür eder, iyi günler dileriz.

  • Seçkin Uğurlu
    Seçkin Uğurlu 17.07.2017

    Genetik olarak saç dökülmesi sorunu ailemizin tüm erkek fertlerinde bulunmakta. PRP iyi olacak gibi görünmekte.

Yorum Yap
captcha

Tüm FBM içeriği, tıbbi olarak incelenmekte ve olabildiğince doğruluğu doktorlarımız tarafından teyit amaçlı kontrol edilmektedir.
Makalelerimizde kullandığımız bilgilerde yalnızca; akademik araştırmalara, saygın medya kuruluşlarındaki yazılara ve sitemizin ana konusu çerçevesinde yayın yapan web sitelerine bağlı kaynaklarla makalelerimizin kontrollerini gerçekleştirmekteyiz.
İçerikte yer alan bilgilerin yanlış, güncel olmadığı veya başka sebeplerle sorgulanabilir olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradaki iletişim formunu kullanarak durumu bildirin.

Bu yazı, FBM tıbbi içerik ekibi tarafından oluşturulmuş olup makalalerde yer alan tıbbi bilgilerin doğruluğu ve geçerliliği Prof. Dr. Hayati Akbaş tarafından gözden geçirilmiştir. Yine makalede yer alan bilgilerin yanı sıra kullanılan görsellerin alakalı olup olmadığı ve tamamen kullanıcılara bilgi verme amacı taşıyıp taşımadığı da kontrol edilmiştir.

Bu makale doktorlarımızın yazdığı bilimsel terimler içermekte olup, alanındaki uzmanlar tarafından kontrol edilen gerçeklere dayanmaktadır.
Estetik ve Plastik Cerrahi alanında uzman olan FBM ekibi; nesnel, dürüst ve tıbbi bilgilere dayanarak bu makaleleri oluşturmakta ve gerektiğinde güncellemektedir. Bu makalede yer alan bilgilerden bazıları referanslar içerebilir.

Bu sitedeki bilgiler tıbbi muayenenin yerini tutmaz. Sonuçlar kişiden kişiye farklılık gösterebilir.