FBM Estetik
444 1 326

Meme Estetiği

30.03.2019 10.07.2026 Prof. Dr. Hayati AKBAŞ 16 dk okuma
captcha

6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında Müşteri Aydınlatma Metnini okudum, anladım. Kişisel verilerin işlenmesine, paylaşılmasına, gerektiğinde başvuru, düzeltme ve silme hakkım olduğunu anladığımı beyan eder, aydınlatılmış açık rızam ile onay veririm.

Prof. Dr. Hayati AKBAŞ
Yazar
Prof. Dr. Hayati AKBAŞ
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı

Prof. Dr. Hayati AKBAŞ’ın ulusal ve uluslar arası bilimsel dergilerde yayınlanmış çok sayıda bilimsel çalışması, makalesi ve yine ulusal ve uluslararası kongrelerde sunulmuş çok sayıda bilimsel çalışm...

Meme estetiği tek bir ameliyatın adı değil; birbirinden farklı üç ihtiyacın ortak başlığıdır. Kimi kadın memelerinin küçüklüğünden ya da hacim kaybından rahatsızdır, kimi gebelik ve emzirme sonrası oluşan sarkmadan, kimi ise yıllardır taşıdığı iri memelerin yol açtığı sırt ve boyun ağrısından. Üçünde de şikâyet memede başlar ama çözüm yolları, ameliyat teknikleri ve iyileşme süreçleri birbirinden ayrılır.

Bu ayrımı bilmek hasta için önemlidir. Çünkü internette “meme estetiği” diye arama yapan biri, çoğu zaman kendi durumuna hangi ameliyatın uyduğunu henüz bilmez. Sarkık ve küçük bir meme bazen sadece protezle, bazen sadece dikleştirmeyle, bazen ikisinin birlikte yapılmasını gerektirir. Bu kararı ancak muayene verir; hiçbir yazı, fotoğraf ya da telefon görüşmesi fizik muayenenin yerini tutamaz.

Bu rehberde üç ameliyatı da tek tek ele alıyoruz: kimlere uygun olduklarını, tekniklerin nasıl farklılaştığını, ameliyat gününü, hafta hafta iyileşme takvimini ve dürüstçe konuşulması gereken riskleri. Amacımız, muayeneye geldiğinizde hekiminize doğru soruları sorabilecek kadar bilgili olmanız.

Meme Estetiği

Meme Estetiği Nedir, Hangi Ameliyatları Kapsar?

Plastik cerrahide meme estetiği başlığı altında üç temel ameliyat yer alır:

  • Meme büyütme (ogmentasyon): Silikon protez ya da kişinin kendi yağ dokusuyla meme hacminin artırılması.
  • Meme dikleştirme (mastopeksi): Sarkmış meme dokusunun ve meme başının olması gereken seviyeye taşınması; hacim eklemeden şeklin yeniden kurulması.
  • Meme küçültme (redüksiyon): Fazla meme dokusunun, yağın ve derinin çıkarılarak memenin hem küçültülmesi hem yeniden şekillendirilmesi.

Bu üçü sıklıkla birbirine karışır çünkü aynı hastada birden fazla sorun bir arada bulunabilir. Küçük ve sarkık bir memede protezle birlikte dikleştirme gerekebilir; iri bir memede küçültme yapılırken toparlama zaten işlemin doğal parçasıdır. Erkeklerde görülen meme büyümesi ise ayrı bir başlıktır ve farklı tekniklerle tedavi edilir . Meme kanseri ameliyatı sonrası memenin yeniden yapılması da estetik değil, onarım cerrahisi kapsamındadır .

Kimler Uygun Adaydır, Kimler Değildir?

Genel çerçeve üç ameliyat için de benzerdir: meme gelişimini tamamlamış, genel sağlığı ameliyata elverişli ve beklentileri gerçekçi kişiler aday kabul edilir. Türkiye’de estetik amaçlı meme ameliyatları için 18 yaş alt sınırdır; büyütme için çoğu cerrah meme gelişiminin oturması adına 18-20 yaş aralığını bekletmeyi tercih eder.

Bazı durumlar ise ameliyatı erteletir ya da planı tümden değiştirir:

  • Aktif gebelik ve emzirme dönemi. Emzirmenin bitmesinden sonra memenin son halini alması için genellikle en az 6 ay beklenir.
  • Yakın dönemde ciddi kilo verme planı. Belirgin kilo değişimi meme şeklini yeniden bozacağından, ideal kiloya yaklaştıktan sonra ameliyat planlanması daha doğru sonuç verir.
  • Kontrolsüz diyabet, kanama bozukluğu, aktif enfeksiyon gibi cerrahi riski artıran tablolar.
  • Meme dokusunda değerlendirilmemiş kitle veya şüpheli görüntüleme bulgusu. Bu durumda önce genel cerrahi/meme cerrahisi değerlendirmesi tamamlanır.
  • Sigara kullanımı mutlak engel değildir; ancak özellikle dikleştirme ve küçültmede yara iyileşmesini ve meme başı dolaşımını olumsuz etkilediği için ameliyattan en az 3-4 hafta önce bırakılması istenir.

Küçültme ameliyatında tablo biraz farklıdır: burada istek çoğu zaman yalnızca görünüm değil, fiziksel yakınmalardır. İri memelerin omuz ve sırtta yarattığı ağrı, sutyen askısının omuzda bıraktığı izler, meme altında tekrarlayan pişik ve mantar enfeksiyonları, spor yapmayı zorlaştıran ağırlık hissi küçültme kararının tipik gerekçeleridir. Bu yakınmaları olan hastalarda ameliyat estetik olduğu kadar işlevsel bir tedavi niteliği taşır.

Şunu da açık söylemek gerekir: beklentisi “belirli bir ünlünün memesi” ya da “fotoğraftaki gibi olsun” düzeyinde katı olan hastalarda memnuniyetsizlik riski yüksektir. Meme estetiği kişinin kendi göğüs kafesi, deri kalitesi ve doku miktarı üzerine kurulur; sonuç bu zemine göre şekillenir.

Muayene ve Planlama: Karar Nasıl Verilir?

İlk muayene, ameliyatın kendisi kadar önemlidir. Bu görüşmede hekiminiz birkaç şeyi birlikte değerlendirir: meme dokusunun miktarı ve dağılımı, derinin esnekliği ve kalınlığı, meme başının göğüs üzerindeki konumu, iki meme arasındaki asimetri (hemen her kadında bir miktar vardır), göğüs kafesinin genişliği ve omuz-kalça oranları.

Sarkma derecesi dikleştirme kararında belirleyicidir. Cerrahlar bunu meme başının meme altı çizgisine göre konumuyla derecelendirir: meme başı çizgi hizasındaysa hafif, çizginin altına inmişse orta, memenin en alt noktasına yakınsa ileri derece sarkma söz konusudur. Hafif sarkmalarda bazen tek başına protez yeterli toparlama sağlar; orta ve ileri derecede ise dikleştirme kaçınılmaz hale gelir.

Muayenenin ikinci ayağı sağlık taramasıdır. Kan tahlilleri ve anestezi değerlendirmesinin yanında, yaşa ve risk profiline göre meme ultrasonografisi veya mamografi istenir. Ailesinde meme kanseri öyküsü olan hastalarda bu tarama özellikle önemlidir; şüpheli bir bulgu çıkarsa ameliyat planı beklemeye alınır ve önce ilgili branşın değerlendirmesi tamamlanır. Kullandığınız ilaçları — özellikle kan sulandırıcıları, hormon preparatlarını ve düzenli aldığınız bitkisel takviyeleri — bu görüşmede eksiksiz bildirmeniz gerekir.

Büyütme planlanıyorsa muayenede ölçüm ve deneme aşaması da vardır. Göğüs duvarı genişliği milimetrik ölçülür, farklı hacimlerdeki deneme protezleri sutyen içinde denenerek hastanın gözünde somut bir fikir oluşturulur. “Kaç cc olsun?” sorusunun cevabı katalogdan değil, bu ölçümlerden çıkar.

Karar hiçbir zaman tek taraflı değildir. Hekim anatomik olarak mümkün olanı ortaya koyar, hasta beklentisini anlatır ve plan bu ikisinin kesişiminde kurulur.

Teknik Seçenekler: Üç Ameliyatın Karşılaştırması

Meme Büyütme Meme Dikleştirme Meme Küçültme
Temel amaç Hacim kazandırma Sarkmayı düzeltme, şekil verme Hacim azaltma + şekil verme
Ameliyat süresi 1-2 saat 2-3 saat 2,5-4 saat
Anestezi Genel Genel Genel
Hastanede kalış Genellikle aynı gün veya 1 gece 1 gece 1 gece
İz 3-5 cm, meme altı kıvrım çizgisinde Meme başı çevresi ± dikey iz Lolipop veya ters T şeklinde
İşe dönüş 5-7 gün (masa başı) 7-10 gün 10-14 gün
Emzirmeye etkisi Genellikle düşük Tekniğe göre değişken Tekniğe göre azalabilir

Meme Büyütmede Seçenekler

Büyütmenin iki ana yolu vardır: silikon protez ve yağ transferi.

Silikon protezler günümüzde kohesif (form tutan) jel içerikli üretilir; kılıfı yırtılsa bile jelin dağılmaması hedeflenir. Şekil olarak yuvarlak ve anatomik (damla) olmak üzere iki ana grup vardır. Yuvarlak protezler dekolte bölgesine daha belirgin dolgunluk verir; damla protezler memenin doğal eğimini taklit eder ve alt kutbu daha dolgun, üst kutbu daha yumuşak bir geçiş sağlar. Hangisinin seçileceği hastanın mevcut dokusuna ve istediği görünüme göre belirlenir.

Protezin yerleştirileceği plan da ameliyatın kritik kararlarından biridir:

  • Kas üstü (subglandüler) yerleşim: Protez meme dokusunun altına, göğüs kasının üstüne konur. Toparlanma daha hızlıdır ve sporcularda kas hareketiyle protezin oynaması sorunu yaşanmaz. Ancak meme dokusu ince olan hastalarda protezin kenarları belli olabilir.
  • Kas altı / dual plane yerleşim: Protezin üst kısmı göğüs kası altına yerleştirilir. İnce dokulu hastalarda daha doğal bir üst kutup geçişi sağlar ve mamografide meme dokusunun değerlendirilmesini kolaylaştırır. İlk haftalarda kas gerginliğine bağlı ağrı biraz daha fazladır.

Kesi çoğunlukla meme altı kıvrımına yapılır; 3-5 santimetrelik bu iz kıvrımın gölgesinde kalır ve zamanla belirsizleşme eğilimindedir. Meme başı çevresinden veya koltuk altından giriş de mümkündür; her birinin avantajı ve sınırı muayenede konuşulur.

Yağ transferi (lipofilling) ise protez istemeyen ve ılımlı bir hacim artışıyla yetinecek hastalar için alternatiftir. Karın veya bel bölgesinden alınan yağ işlenerek memeye enjekte edilir. Transfer edilen yağın bir bölümü vücut tarafından emildiğinden sonuç protez kadar öngörülebilir değildir ve bazen ikinci seans gerekebilir .

Meme Dikleştirmede Seçenekler

Dikleştirmenin tekniği sarkmanın derecesine göre belirlenir ve teknik doğrudan izin şeklini tayin eder:

  • Periareolar (meme başı çevresi): Hafif sarkmalarda kullanılır; iz yalnızca meme başının koyu renkli halkası çevresindedir.
  • Vertikal / lolipop: Orta derecede sarkmada meme başı çevresine ek olarak meme başından alt kıvrıma inen dikey bir iz oluşur.
  • Ters T (Wise pattern): İleri sarkmada dikey ize ek olarak meme altı kıvrımı boyunca yatay bir iz eklenir.

Hastaların en çok çekindiği konu bu izlerdir ve çekince anlaşılırdır. Gerçekçi tablo şudur: izler kalıcıdır ancak ilk 2-3 ay kırmızı ve belirgin olan çizgiler, 6. aydan itibaren solmaya başlar ve 12-18 ay içinde çoğu hastada ten rengine yakın ince çizgilere döner. İz kalitesi kişinin deri yapısına, sigara kullanımına ve bakıma göre değişir; silikon jel veya bant kullanımı gibi destekler iyileşmeyi olumlu etkileyebilir .

Hacmi yetersiz olan sarkık memelerde dikleştirme tek başına “dolu” bir üst kutup sağlayamaz; bu hastalarda dikleştirmeyle birlikte protez yerleştirilmesi planlanabilir. İki işlemin aynı seansta mı, iki ayrı seansta mı yapılacağı doku kalitesine göre hekim tarafından değerlendirilir.

Meme Küçültmede Seçenekler

Küçültme, üç ameliyat içinde tekniği en kapsamlı olandır çünkü hem doku çıkarılır hem meme başı yeni yerine taşınır hem de kalan doku yeniden şekillendirilir. İz düzeni dikleştirmedekiyle aynı mantıkla ilerler: çıkarılacak doku arttıkça lolipop izden ters T ize geçilir.

Meme başının kanlanmasını ve mümkün olduğunca duyusunu koruyan taşıma teknikleri (pedikül teknikleri) kullanılır; hangi pedikülün seçileceği memenin boyutuna ve sarkma miktarına göre değişir. Yoğunluğu yağ ağırlıklı olan memelerde, cerrahiye ek olarak liposuction ile şekillendirme yapılabilir; özellikle koltuk altına taşan yan dolgunluklar bu yolla inceltilir .

Çok iri memelerde çıkarılan doku patoloji incelemesine gönderilir. Bu rutin bir güvenlik adımıdır ve hastaların çoğunun bilmediği bir ayrıntıdır: küçültme ameliyatı, meme dokusunun mikroskobik olarak incelenmesine de imkân verir.

Ameliyat Günü Nasıl Geçer?

Üç ameliyat da genel anestezi altında, hastane koşullarında yapılır. Sabah aç karnına gelirsiniz; anestezi ekibi son değerlendirmeyi yapar, cerrahınız ayaktayken meme üzerine plan çizimlerini tamamlar. Bu çizimler ameliyatın haritasıdır ve mutlaka dik pozisyonda yapılır çünkü yatınca meme şekli tamamen değişir.

Ameliyat süresi işleme göre 1 ila 4 saat arasında değişir. Uyandığınızda göğsünüzde özel bir cerrahi sutyen veya elastik bandaj olur; küçültme ve bazı dikleştirme ameliyatlarında biriken sıvıyı dışarı alan ince drenler yerleştirilmiş olabilir. Drenler genellikle 1-2 gün içinde alınır.

İlk saatlerde göğüste baskı ve gerginlik hissi olağandır; kas altı protez yerleştirilen hastalarda bu gerginlik biraz daha belirgindir ve derin nefes alırken hissedilir. Ağrı, düzenli ağrı kesicilerle çoğu hastada rahat yönetilebilir düzeydedir. Aynı gün akşam saatlerinde yürümeye başlamanız istenir; erken yürüme, bacaklarda pıhtı oluşumu riskini azaltan en basit önlemdir.

Hastanede kalış süresi büyütmede genellikle aynı gün taburculuk veya bir gece, dikleştirme ve küçültmede bir gecedir. Taburcu olurken yanınızda size eşlik edecek biri bulunmalı; ilk 24 saat araç kullanmamalısınız.

Hafta Hafta İyileşme Takvimi

İlk 72 saat. En hassas dönem budur. İlk üç gece sırtüstü ve başınız-gövdeniz 30-45 derece yüksekte yatmanız istenir; bu pozisyon ödemi azaltır. Kollarınızı omuz hizasının üzerine kaldırmamalı, itme-çekme hareketlerinden kaçınmalısınız. Duş genellikle 2-3. günden itibaren, pansuman düzenine göre hekiminizin onayıyla serbest bırakılır.

1. hafta. Ödem ve morarma en belirgin halindedir; memelerin ilk günlerdeki görünümü nihai sonucu yansıtmaz. Protezli hastalarda memeler başlangıçta olduğundan yüksek ve gergin durur — “protez çok yukarıda” endişesi bu dönemde sık dile getirilir ve çoğunlukla yersizdir; protez haftalar içinde yumuşayarak yerine oturur. Masa başı çalışanlar hafta sonunda işe dönebilir.

2. hafta. Dikişler çoğu teknikte kendiliğinden erir; erimezse bu hafta alınır. Günlük ev işlerinin hafif olanlarına dönülür. Araç kullanımı, ani manevrada zorlanma olmayacağını hissettiğinizde ve ağrı kesici ihtiyacı bittiğinde — çoğu hastada 7-10. günden itibaren — serbesttir.

4. hafta. Yürüyüş temposunda egzersiz serbesttir. Cerrahi sutyen bu dönemde de günün büyük kısmında giyilmeye devam eder; toplam kullanım süresi genellikle 4-6 haftadır. Ağır kaldırma ve kol kaslarını zorlayan işler hâlâ kısıtlıdır.

6. hafta. Çoğu hastada alt vücut ağırlıklı sporlar tamamen, üst vücut egzersizleri kademeli olarak serbest bırakılır. Göğüs kasını doğrudan çalıştıran hareketler (şınav, bench press) kas altı protezli hastalarda genellikle 8. haftaya kadar bekletilir. Yüzme, havuz ve deniz izni yara iyileşmesi tamamlandıysa bu dönemde verilir.

3-6 ay. Ödem büyük ölçüde çözülür, meme yumuşar, protez doğal hareketine kavuşur. İzler kırmızılıktan pembeye, oradan soluk tona geçmeye başlar. Küçültme hastaları sırt ve omuz ağrılarındaki azalmayı genellikle bu dönemde net biçimde tarif eder.

12. ay. Şekil ve iz açısından sonuca en yakın tablo bu dönemde görülür. Kontrol muayeneleri bu takvim boyunca planlı aralıklarla sürer; her hastanın takvimi kendi iyileşme hızına göre hekim tarafından güncellenir.

Bir pratik not: güneş, ilk 3 ay izler üzerinde kalıcı koyulaşma yapabilir. Denize girme izni çıksa bile iz bölgelerini en az 6 ay yüksek korumalı güneş kreminle veya kapalı mayoyla korumak gerekir.

Riskler ve Komplikasyonlar

Hiçbir cerrahi işlem risksiz değildir ve meme estetiği de bunun istisnası değildir. Aşağıdakiler nadir görülür ama görülebilir; ameliyat kararı bu bilgilerle verilmelidir.

Her üç ameliyat için ortak riskler: kanama ve hematom (ameliyat bölgesinde kan birikmesi; bazen küçük bir girişimle boşaltılması gerekir), enfeksiyon, yara yeri açılması, belirgin veya kabarık iz gelişimi (hipertrofik iz/keloid), meme başında geçici ya da kalıcı duyu değişikliği, iki meme arasında asimetri ve genel anesteziye bağlı riskler. Sigara içenlerde yara iyileşme sorunları anlamlı ölçüde daha sıktır.

Proteze özgü riskler:

  • Kapsül kontraktürü: Vücut her protezin çevresinde ince bir zar oluşturur; bu normaldir. Bu zarın kalınlaşıp sertleşmesi ve memeyi sıkıştırması ise kapsül kontraktürüdür. Belirgin sertlik, şekil bozukluğu ve bazen ağrı yapar. Literatürde bildirilen oranlar tekniğe ve takip süresine göre değişmekle birlikte hastaların küçük bir bölümünde, yıllar içinde ortaya çıkabilir. İleri evrelerde kapsülün çıkarılması ve protezin yenilenmesi gerekebilir.
  • Protez kılıfında yırtılma (rüptür): Modern kohesif jel protezlerde jel dağılmama eğilimindedir; bu yüzden yırtılma çoğu zaman belirti vermez ve ancak görüntülemeyle fark edilir. Tespit edildiğinde protezin değiştirilmesi önerilir.
  • Protezin yer değiştirmesi veya dönmesi: Özellikle anatomik protezlerde dönme, şekil bozukluğuna yol açabilir ve düzeltme gerektirebilir.
  • BIA-ALCL: Dokulu (tekstürlü) yüzeyli protezlerle ilişkilendirilen, çok nadir görülen bir lenfoma türüdür. Tipik bulgusu, ameliyattan yıllar sonra memede ani şişlik ve sıvı birikimidir. Nadir olması, bilinmesine engel değildir; protezli her hasta bu bulguda hekimine başvurmalıdır.

Dikleştirme ve küçültmeye özgü riskler: meme başı-areola kompleksinin kanlanmasının bozulması (nadirdir; kısmi doku kaybına yol açabilir), süt kanallarının etkilenmesine bağlı emzirme kapasitesinde azalma, yağ nekrozu (yağ dokusunun sertleşerek ele gelen nodüller oluşturması) ve zaman içinde yeniden sarkma.

Bu listeyi okumak gözünüzü korkutmasın diye değil, tam tersine karar sürecinize dahil olsun diye yazıyoruz. Deneyimli bir ekip, uygun hasta seçimi ve düzenli takip bu risklerin çoğunu ya önler ya da erken yakalar. Yine de “sıfır risk” vaat eden hiçbir söylem gerçeği yansıtmaz.

Uzun Vadede Ne Beklenir: 10 Yıl Sonra Ne Olur?

Meme estetiğinin sonuçları uzun ömürlüdür ama vücut yaşamaya devam eder. Yerçekimi, yaşlanma, kilo dalgalanmaları ve gebelikler her memeyi — ameliyatlı ya da ameliyatsız — zamanla değiştirir.

Protezler için eskiden dile getirilen “10 yılda bir zorunlu değişim” kuralı güncel yaklaşımda geçerli değildir. Sorunsuz bir protezin salt takvim doldu diye değiştirilmesi gerekmez; buna karşılık protezler ömür boyu dayanacak cihazlar olarak da görülmemelidir. Yırtılma, kapsül kontraktürü veya şekil değişikliği geliştiğinde revizyon gündeme gelir. Pratik öneri düzenli takiptir: yıllık klinik muayene ve hekiminizin önereceği aralıklarla ultrason ya da MR kontrolü, sessiz ilerleyen sorunların erken fark edilmesini sağlar.

Dikleştirme ve küçültmede çıkarılan doku geri gelmez; ancak kalan dokunun deri içindeki yolculuğu sürer. Büyük kilo alıp vermeler ve yeni gebelikler sarkmayı yeniden başlatabilir. Bu yüzden çocuk planı yakın gelecekte olan hastalarda ameliyat zamanlaması muayenede ayrıca konuşulur; tıbbi bir engel yoktur ama sonucun korunması açısından planlama fark yaratır.

Kilo istikrarı, düzenli hareket ve iyi oturan sutyen kullanımı kulağa sıradan gelebilir; oysa elde edilen şeklin korunmasına en çok bu üç alışkanlık katkı sağlar.

Meme sağlığı takibi de uzun vadenin parçasıdır. Protez, dikleştirme veya küçültme geçirmiş olmak, yaşa uygun meme kanseri taramasından muaf tutmaz; aksine görüntüleme merkezine ameliyat öyküsünü bildirmek, doğru çekim tekniğinin seçilmesini sağlar.

Meme Estetiği Süreci
Hassasiyet Süresi
Hassasiyet Süresi
1-3 Gün
Hastanede Kalma Süresi
Hastanede Kalma Süresi
1-3 Gün
İşe Dönme
İşe Dönme
1-5 Gün
Operasyon Süresi
Operasyon Süresi
1-3 Saat
Tam İyileşme
Tam İyileşme
6-12 Ay
"Belirtilen ameliyat süreçleri ortalama bilgilerdir. Hastanın genel durumuna, ameliyatın türüne ve uygulanacak operasyonun sayısına göre değişiklik gösterebilir."

Meme Estetiği Hakkında Sık Sorulan Sorular

Sorunsuz bir protezin belirli bir yılda otomatik olarak değiştirilmesi gerekmez; "10 yıl kuralı" güncel bir zorunluluk değildir. Değişim; yırtılma, kapsül kontraktürü, şekil bozukluğu veya hastanın boyut değişikliği istemesi durumunda yapılır. Düzenli muayene ve hekimin önerdiği aralıklarla görüntüleme takibi esastır.
Çoğu hastada evet. Protez süt bezlerinin altına veya kasın altına yerleştirildiğinden süt üretim sistemine doğrudan müdahale edilmez. Meme başı çevresinden yapılan kesilerde süt kanallarının etkilenme olasılığı görece daha yüksektir; emzirme planı olan hastalarda kesi yeri buna göre seçilebilir. Yine de hiçbir teknik emzirmeyi yüzde yüz garanti edemez — bu, ameliyatsız kadınlar için de geçerlidir.
Vücudun protez çevresinde oluşturduğu doğal zarın kalınlaşıp memeyi sıkıştırmasıdır; sertlik, şekil değişikliği ve bazen ağrı yapar. Görülme sıklığı tekniğe, protez tipine ve takip süresine göre değişir; hastaların küçük bir bölümünde, çoğunlukla yıllar içinde gelişir. İleri evrelerde cerrahi düzeltme gerekebilir.
Protez meme dokusunun bir kısmını mamografide gölgeleyebilir; bu nedenle protezli hastalarda özel çekim teknikleri (Eklund manevrası) kullanılır ve gerektiğinde ultrason veya MR ile tarama desteklenir. Randevu alırken protezli olduğunuzu bildirmeniz yeterlidir. Protezler meme kanseri riskini artırmaz; yalnızca tarama yönteminin planlanmasını değiştirir.
Sarkma derecesine göre iz yalnızca meme başı çevresinde, meme başından alt kıvrıma inen dikey çizgide (lolipop) ya da buna ek olarak meme altı kıvrımında (ters T) kalır. İzler ilk aylarda kırmızı ve belirgindir; 12-18 ay içinde çoğu hastada soluk, ince çizgilere dönüşür. İz kalitesi kişinin deri yapısına göre değişir ve sutyen içinde kalan bölgelerdedir.
Meme dokusu ince olan, protezin kenarlarının belli olma ihtimali yüksek hastalarda kas altı (veya dual plane) yerleşim daha doğal sonuç verir ve mamografi değerlendirmesini kolaylaştırır. Yeterli meme dokusu olan hastalarda kas üstü yerleşim daha hızlı toparlanma sağlar. Karar; doku kalınlığı ölçümü, yaşam tarzı ve hekim değerlendirmesiyle verilir.
Kısa iç hat uçuşları için genellikle 5-7 gün beklenmesi önerilir; uzun uçuşlarda bu süre 10-14 güne uzayabilir. Uçuşun kendisi proteze zarar vermez; asıl mesele erken dönemde olası bir komplikasyonda hekiminizden uzakta olmamaktır. Şehir dışından veya yurt dışından gelen hastalar için dönüş tarihi ameliyat planında baştan konuşulur.
Tekniğe bağlıdır. Meme başını taşıyan dokuyla birlikte süt kanallarının bir kısmı korunduğunda emzirme kapasitesi çoğu hastada kısmen ya da tamamen sürer; ancak küçültmede kanal ağının bir bölümü kaçınılmaz olarak etkilenir ve bazı hastalarda süt miktarı yetersiz kalabilir. Emzirme planınız varsa bunu muayenede mutlaka belirtin; teknik seçimi buna göre yapılabilir.
Estetik amaçlı ameliyatlar için alt sınır 18 yaştır; büyütmede meme gelişiminin tamamlanması için genellikle 18-20 yaş beklenir. Üst yaş sınırı yoktur; genel sağlık durumu ameliyata uygun olan her yaştaki hasta değerlendirilebilir. Ergenlik döneminde aşırı meme büyümesi (jüvenil hipertrofi) gibi tıbbi durumlar ise ayrıca hormonal yönden incelenir.
Yürüyüş 3-4. haftadan, alt vücut ağırlıklı sporlar 6. haftadan itibaren genellikle serbesttir. Göğüs kasını doğrudan çalıştıran hareketler kas altı protezli hastalarda çoğunlukla 8. haftaya kadar bekletilir. Kesin takvim, kontrol muayenelerindeki iyileşme durumunuza göre hekiminiz tarafından belirlenir.
Modern kohesif jel protezler günlük yaşamda basınçla "patlamaz"; sarılmak, yüzüstü yatmak veya spor yapmak proteze zarar vermez. Kılıf yırtılması genellikle sessizdir ve görüntülemeyle saptanır; jel form tuttuğu için vücuda dağılma eğilimi düşüktür. Yırtılma saptandığında protezin değiştirilmesi önerilir.
İri memelere bağlı sırt, boyun ve omuz ağrısı olan hastaların büyük bölümü ameliyat sonrası bu yakınmalarda belirgin rahatlama tarif eder; omuzdaki sutyen izleri ve meme altı pişikleri de genellikle geriler. Ağrının başka nedenleri de olabileceğinden, ameliyat öncesi değerlendirmede bu yakınmaların kaynağı birlikte ele alınır. --- Meme estetiği; büyütme, dikleştirme ve küçültme başlıklarının her birinde farklı planlama gerektiren, kişiye özel bir cerrahi alandır. Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hangi yöntemin size uygun olduğuna ancak yüz yüze muayene ve hekim değerlendirmesi sonucunda karar verilebilir. Aklınızdaki soruları bir muayene görüşmesinde plastik cerrahi uzmanıyla konuşmanız, doğru ilk adımdır.

Yorumları

  • Çiğdem kilic
    Çiğdem kilic 18.07.2022

    Merhaba benim göğüs altı bedenim 85 göğüs bedeni 110 43 yaşındayım ve artık boynumdaki ağrılar artmaya başladı ancak meme üst dokusunda akneler çıkıyor ben meme küçültme operasyonu olabilir miyim ve ücret ne kadar birde meme küçültme ve dikleştirme operasyonları ayrı ayrımı oluyor

  • Şeyma
    Şeyma 23.07.2019

    göğüs estetiği yaptırmak istiroıum 22 yaşındayım ücret bilgisi nedir

  • Fatma Nur
    Fatma Nur 03.07.2019

    sarkık memelerim var 45 yaşıdnayım daha düğzgün ve olabilri mi estetikle?

  • Merve Kanmaz
    Merve Kanmaz 29.06.2019

    memelerim çok büyük küçültmek için süreç kaç gün sürer hocam

  • Cansu Yakut
    Cansu Yakut 18.06.2019

    meme estetiği fiyatı ne kadar?

  • Hayriye
    Hayriye 15.06.2019

    meme byutme ne kadar

  • Nurcan
    Nurcan 26.05.2019

    Meme büyütmek istiyorum. Fiyat öğrenebilir miyim?

  • Cansu
    Cansu 26.05.2019

    göğüs dikleştirme ameliyatı hakkında fiyat bilgisi alabilrimiim

  • Pakize
    Pakize 21.05.2019

    meme estetiği ücretlieri lei lgili bilgiyi özel olarka alabilri miym

  • Hatice Yıldız
    Hatice Yıldız 25.04.2019

    Hocam daha önceden meme küçültme ameliyatı geçirmiştim şimdi memelerim sarkık halde nasıl bir yol izlenilmeli?

  • FBM Estetik
    FBM Estetik Yanıt 04.05.2018

    Merhaba Merve Hanım, operasyonlar ile ilgili tüm detaylar için;+90 530 762 7002 numaralı whatsapp hattımız üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz. İlginiz için teşekkür eder,iyi günler dileriz.

Yorum Yap
captcha

Tüm FBM içeriği, tıbbi olarak incelenmekte ve olabildiğince doğruluğu doktorlarımız tarafından teyit amaçlı kontrol edilmektedir.
Makalelerimizde kullandığımız bilgilerde yalnızca; akademik araştırmalara, saygın medya kuruluşlarındaki yazılara ve sitemizin ana konusu çerçevesinde yayın yapan web sitelerine bağlı kaynaklarla makalelerimizin kontrollerini gerçekleştirmekteyiz.
İçerikte yer alan bilgilerin yanlış, güncel olmadığı veya başka sebeplerle sorgulanabilir olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradaki iletişim formunu kullanarak durumu bildirin.

Bu yazı, FBM tıbbi içerik ekibi tarafından oluşturulmuş olup makalalerde yer alan tıbbi bilgilerin doğruluğu ve geçerliliği Prof. Dr. Hayati Akbaş tarafından gözden geçirilmiştir. Yine makalede yer alan bilgilerin yanı sıra kullanılan görsellerin alakalı olup olmadığı ve tamamen kullanıcılara bilgi verme amacı taşıyıp taşımadığı da kontrol edilmiştir.

Bu makale doktorlarımızın yazdığı bilimsel terimler içermekte olup, alanındaki uzmanlar tarafından kontrol edilen gerçeklere dayanmaktadır.
Estetik ve Plastik Cerrahi alanında uzman olan FBM ekibi; nesnel, dürüst ve tıbbi bilgilere dayanarak bu makaleleri oluşturmakta ve gerektiğinde güncellemektedir. Bu makalede yer alan bilgilerden bazıları referanslar içerebilir.

Bu sitedeki bilgiler tıbbi muayenenin yerini tutmaz. Sonuçlar kişiden kişiye farklılık gösterebilir.