FBM Estetik
444 1 326

Kaş Ekimi

30.03.2019 10.07.2026 Prof. Dr. Hayati AKBAŞ 16 dk okuma
captcha

6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında Müşteri Aydınlatma Metnini okudum, anladım. Kişisel verilerin işlenmesine, paylaşılmasına, gerektiğinde başvuru, düzeltme ve silme hakkım olduğunu anladığımı beyan eder, aydınlatılmış açık rızam ile onay veririm.

Prof. Dr. Hayati AKBAŞ
Yazar
Prof. Dr. Hayati AKBAŞ
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı

Prof. Dr. Hayati AKBAŞ’ın ulusal ve uluslar arası bilimsel dergilerde yayınlanmış çok sayıda bilimsel çalışması, makalesi ve yine ulusal ve uluslararası kongrelerde sunulmuş çok sayıda bilimsel çalışm...

Kaş, yüzün en çok bakılan ama en az fark edilen çizgisidir. Yerinde durduğunda kimse dikkat etmez; seyreldiğinde ya da bir boşluk oluştuğunda ise bakışın anlamı, yüz ifadesinin dengesi bir anda değişir. Yıllarca alınıp inceltilen, bir kaza ya da yanıkla zedelenen, yaşla birlikte kendiliğinden dökülen kaşlar için makyaj bir yere kadar çözümdür. Kalem, jel ve kalıcı makyaj her sabah tekrarlanan bir uğraşa dönüşünce çoğu kişi daha kalıcı bir yol arar.

Kaş ekimi tam da bu noktada gündeme gelir. İşin özü aslında saç ekimiyle aynıdır: Dökülmeye dirençli kıl kökleri, kaşın seyreldiği bölgeye tek tek nakledilir. Ama kaş ekimini saç ekiminden ayıran, milimetrelik bir sanattır. Kaş kılları belirli bir açıyla, cilde neredeyse yatık çıkar; iç uçta yukarı, dış uçta aşağı doğru yön değiştirir; ve her birinin nereye, hangi eğimle konacağı sonucun doğal mı yoksa “yapıştırılmış” mı görüneceğini belirler.

Bu sayfada kaş ekimini bir hastanın merak edeceği sırayla anlattık: Nasıl bir işlemdir, kimler uygun adaydır, açı ve yön neden bu kadar kritiktir, kaç greft gerekir, şok dökülme neden yaşanır ve ekilen kaşlar gerçekten kalıcı mıdır? Amacımız sizi bir karara itmek değil; muayene odasına doğru sorularla girmenizi sağlamaktır.

Kaş Ekimi - Doç. Dr. Hayati Akbaş Yönetiminde

Kaş Ekimi Nedir?

Kaş ekimi, kişinin kendi vücudundan alınan kıl köklerinin kaş bölgesine nakledildiği cerrahi bir işlemdir. Yeni kıl “üretilmez”; genellikle enseden, dökülmeye dirençli olduğu bilinen bölgeden alınan tek tek kökler, kaşın seyrek ya da boş kalan kısmına yerleştirilir. Kökler nakledildikleri yerde köken aldıkları bölgenin özelliklerini büyük ölçüde koruma eğiliminde olduğu için, çıkan kıllar kişinin kendi canlı kılıdır.

İşlem bugün ağırlıklı olarak FUE (Foliküler Ünite Ekstraksiyonu) yöntemiyle yapılır. Kesi ve dikiş yoktur; kökler mikromotor yardımıyla tek tek toplanır ve ince uçlarla açılan mikro kanallara yerleştirilir. Kaş bölgesi küçük ve estetik açıdan hassas olduğu için buradaki çalışma, saçlı deriye kıyasla çok daha ince aletlerle ve tek köklü greftlerle yürütülür.

Kaş ekiminde asıl mesele greft sayısı değil, her greftin hangi açıyla ve hangi yöne bakacak şekilde yerleştirildiğidir. Doğallığı belirleyen ayrıntı budur.

Kaş bölgesindeki kıllar, saçtan farklı olarak cilde çok dar bir açıyla, adeta yatık çıkar. İç kısımda kıllar yukarı, orta bölümde hafifçe dışa, kuyruk kısmında ise aşağı doğru yönelir. Bu doğal akış taklit edilmediğinde, teknik olarak “tutmuş” bir ekim bile dikilmiş gibi durabilir. Bu yüzden kaş ekimi, greft yerleştirmekten çok bir yön ve simetri tasarımıdır.

Kaşlar Neden Seyrekleşir ve Dökülür?

Kaş ekimine karar vermeden önce kaşların neden inceldiğini anlamak önemlidir; çünkü altta yatan neden bazen tek başına tedavi edilebilir ve ekime hiç gerek kalmayabilir. Sık görülen nedenler şunlardır:

  • Uzun süreli alma ve şekillendirme: Yıllarca aynı bölgenin cımbızla ya da ağdayla alınması, kıl köklerini kalıcı olarak yorup köreltebilir. Kaş seyrekliğinin en yaygın sebeplerinden biri budur.
  • Yaşlanma: Yaşla birlikte kıl döngüsü yavaşlar; kaşlar özellikle dış (kuyruk) kısımdan incelmeye başlar.
  • Tiroid hastalıkları: Hipotiroidi başta olmak üzere tiroid bozuklukları, klasik olarak kaşın dış üçte birinde belirgin seyrelmeye yol açar.
  • Beslenme eksiklikleri: Demir, çinko, D ve B12 vitamini eksiklikleri kıl sağlığını bozabilir.
  • Deri hastalıkları ve travma: Sedef, egzama, yanık, kaza ya da cerrahi izleri bölgesel kıl kaybına neden olabilir.
  • Otoimmün dökülmeler: Alopesi areata (saçkıran) kaşları da tutabilir; bu tabloda bağışıklık sistemi kıl köklerini hedef alır.
  • Kemoterapi ve bazı ilaçlar: Sistemik tedaviler geçici ya da kalıcı kıl kaybı yapabilir.

Bu ayrım pratik bir sonuç doğurur: Aktif bir tiroid sorunu ya da vitamin eksikliği varsa, önce bunun düzeltilmesi gerekir. Nedeni giderilmeden yapılan ekim, hem çevredeki mevcut kılların dökülmesini sürdürür hem de sonucu tahmin edilemez kılar.

Kimler Uygun Adaydır, Kimler Değildir?

Kaş ekiminin ilk sorusu “hangi teknik” değil, “ben uygun aday mıyım” sorusudur. Uygunluk; seyrekliğin nedeni, kaşın mevcut yapısı, donör alanın durumu, genel sağlık ve beklentilerin gerçekçiliği birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Genellikle iyi aday profili şöyledir:

  • Uzun süreli alma, şekillendirme ya da yaşa bağlı olarak kaşları seyrelmiş kişiler
  • Yanık, kaza, ameliyat ya da iz dokusuna bağlı bölgesel kaş kaybı yaşayanlar
  • Doğuştan ince ya da az kaşa sahip olanlar
  • Kaşın bir bölümünü tümüyle kaybetmiş ve makyajla örtmekten yorulmuş kişiler
  • Altta yatan tıbbi neden (tiroid, eksiklikler) kontrol altına alınmış olanlar

Bazı durumlarda ise işlem ertelenir veya önerilmez. Aktif alopesi areata gibi otoimmün dökülmelerde, hastalık aktifken ekilen kökler de hedef alınabileceği için önce hastalığın kontrolü gerekir. Tedavi edilmemiş tiroid hastalığı ya da düzeltilmemiş vitamin eksikliklerinde önce medikal tablo düzeltilir. Kontrolsüz diyabet, yara iyileşmesini bozan hastalıklar, kanama-pıhtılaşma bozuklukları, ara verilemeyen kan sulandırıcı kullanımı, bölgede aktif cilt enfeksiyonu ya da egzama, belirgin keloid (aşırı iz dokusu) eğilimi ve gerçekçi olmayan beklentiler; hekimin işlemi erteleyeceği veya uygun görmeyeceği başlıca durumlardır. Kalıcı makyaj (microblading) yaptırmış kişilerde ekim yine mümkündür, ancak planlama bu durumu hesaba katarak yapılır.

Kesin karar bir web sayfasından değil, muayene ve gerekli görülürse basit kan testlerinden sonra hekim tarafından verilir.

Muayene ve Planlama: İyi Sonucun Yarısı Kalem Ucunda Belirlenir

Kaş ekiminde tasarım aşaması, işlemin kendisinden daha az kritik değildir. İyi bir konsültasyonda tipik olarak şunlar yapılır:

Önce seyrekliğin nedeni araştırılır. Kaşın dış üçte birinde belirgin bir kayıp varsa tiroid fonksiyonları sorgulanır; yaygın bir incelme söz konusuysa beslenme ve genel sağlık gözden geçirilir. Gerekli görülürse kan testleri istenir ve düzeltilebilir bir neden varsa önce o giderilir.

Ardından kaş tasarımı birlikte yapılır. Kaşın başlangıç noktası, en yüksek olduğu tepe (kemer) ve bittiği kuyruk; yüz oranlarına, göz konumuna ve burun kanadı ile göz dış köşesi arasındaki hayali çizgilere göre belirlenir. Simetri burada kritiktir, ama “kusursuz ayna simetrisi” değil; çünkü hiçbir insan yüzü tam simetrik değildir. Amaç, iki kaşın birbiriyle dengeli ve yüze doğal oturan bir çift oluşturmasıdır. Tasarım kaşkalemiyle yüz üzerine çizilir ve siz aynada onaylamadan işleme geçilmez.

Greft bütçesi ve donör alan değerlendirilir. Kaç köke ihtiyaç olduğu, bunların nereden alınacağı ve tek seansın yeterli olup olmayacağı bu aşamada netleşir. Enseden alınan tek köklü ince greftler kaş için en uygun malzemedir; çünkü kalınlıkları ve çıkış açıları kaş kılına en yakın olandır.

Teknik: Kaş Ekimi Nasıl Yapılır?

Kaş ekimi lokal anestezi altında, ortalama 2-4 saat süren bir işlemdir; ihtiyaç duyulan greft sayısına ve tek mi çift mi kaş çalışılacağına göre süre değişir. Aşamalar şöyle ilerler:

Donör kök seçimi ve toplama. Kökler çoğunlukla enseden, mikromotorla tek tek alınır. Kaş için en uygun greftler tek kıl içeren, ince ve yumuşak yapıda olanlardır; çünkü kaş çok telli ve kalın greftlerle doğal görünmez. Bazı durumlarda hekim değerlendirmesine göre kulak arkası ya da başka bölgelerden de destek alınabilir.

Kanal açımı: açı ve yönün belirlendiği an. Kaş ekiminin doğallığını belirleyen esas aşama budur. Alıcı bölgede, kılın cilde yatık çıkmasını sağlayacak dar açılarla mikro kanallar açılır. İç uçta yukarı, orta bölümde hafif dışa, kuyrukta aşağı bakan yön korunur. Bu, milimetrik ve sabır isteyen bir iştir; kanalların açısı bir-iki derece kaydığında bile kıllar dik çıkıp doğal akışı bozabilir.

Greftlerin yerleştirilmesi. Toplanan tek köklü greftler, açılan kanallara tek tek yerleştirilir. Her greftin kıvrım yönü bile gözetilir; kılın doğal kıvrımı yukarı ya da aşağı bakacak şekilde konumlandırılır ki büyüdüğünde kaşa yatsın.

Kaş bölgesi küçük olduğu için buradaki iş, greft sayısından çok hassasiyet ister. Bu yüzden kaş ekimi genellikle “az greft, çok dikkat” gerektiren bir uygulamadır.

Kaç Greft Gerekir?

Tek bir kaş için genellikle 100-300 arasında greft kullanılır; her iki kaş birlikte çalışıldığında bu sayı çoğunlukla 200-600 greft aralığındadır. Kesin sayı; mevcut kaşta ne kadar doğal kıl kaldığına, ne kadar boşluk doldurulacağına ve istenen yoğunluğa göre kişiden kişiye değişir. Az sayıda greftle çalışıldığı için kaş ekimi, saç ekimine kıyasla çok daha kısa süren bir işlemdir.

Sayı tek başına başarıyı göstermez. Doğru açı ve yönle yerleştirilmiş 250 greft, plansız konmuş 400 greftten görsel olarak çok daha doğal durabilir.

Kaş Ekimi ile Microblading (Kalıcı Makyaj) Arasındaki Fark Nedir?

Bu iki uygulama sık karıştırılır ama tamamen farklı şeylerdir. Kaş ekimi cerrahi bir işlemdir; kişinin kendi canlı kıl kökleri nakledilir ve büyüyen gerçek kıllar elde edilir. Microblading (kalıcı makyaj) ise bir dövme uygulamasıdır; cildin üst katmanına boya yerleştirilerek kıl görünümü verilir, gerçek kıl yoktur.

Aralarındaki farkı birkaç başlıkta özetlemek yardımcı olur:

Özellik Kaş Ekimi Microblading (Kalıcı Makyaj)
Ne yapılır Kendi kıl kökleri nakledilir Cilde boya (pigment) işlenir
Sonuç Büyüyen gerçek kıllar Kıl görünümü veren renk
Kalıcılık Uzun yıllar, çoğu hastada kalıcı Genellikle 1-3 yılda solar, yenileme gerekir
Dokunuş hissi Gerçek kıl gibi kabarık Cilt yüzeyinde düz görüntü
İşlem tipi Cerrahi, lokal anestezi Kozmetik, cerrahi değil
Bakım Uzayınca kesmek gerekir Periyodik yenileme gerekir

Kısaca: Microblading makyajı kalıcı hale getirir; kaş ekimi ise kaşın kendisini geri getirmeyi hedefler. Bazı kişiler ikisini birlikte de kullanır; önce ekim yaptırıp yoğunluğu artırır, ardından gerekiyorsa microblading ile ince rötuş yapar. Hangisinin size uygun olduğuna, beklentiniz ve kaşınızın mevcut durumu belirler.

İşlem Günü Nasıl Geçer?

Kaş ekimi ayaktan yapılan, yatış gerektirmeyen bir işlemdir. Ortalama bir gün şöyle ilerler:

Sabah fotoğraflama ve son çizim kontrolüyle başlanır. Kaş tasarımı aynada birlikte son kez gözden geçirilir; bu, sizin son söz hakkınızın olduğu andır, çekinmeden görüş bildirin. Ardından donör alan (genellikle ense) ve kaş bölgesi lokal anesteziyle uyuşturulur. Anestezi iğneleri işlemin hissedilen en rahatsız kısmıdır; birkaç dakika sürer, sonrasında bölge uyuşur. “Hiç ağrı olmaz” denemez; ancak çoğu hasta günü ağrıdan çok uzun süre hareketsiz oturmakla hatırlar.

Kök toplama ve yerleştirme aşamaları, greft sayısına göre 2-4 saat sürer. Bu sırada uzanır, dilerseniz müzik dinleyebilirsiniz. İşlem bitiminde kaş bölgesi açık bırakılır; küçük kırmızı noktalar ve hafif kabarıklık normaldir. Kullanacağınız ilaçlar, ilk gün önerileri ve yıkama talimatı yazılı olarak anlatılır ve aynı gün evinize dönersiniz.

Hafta Hafta İyileşme Takvimi

İyileşme süreci hastadan hastaya değişir; aşağıdaki takvim çoğu hastada gözlenen ortalama seyri yansıtır.

İlk 2-3 gün: Kaş bölgesinde hafif kızarıklık, küçük kabuklanmalar ve az miktarda şişlik görülebilir. Bölgeye dokunulmaz, ovulmaz. Yüz yıkarken kaş alanına su değdirmemeye özen gösterilir. Alın ve göz çevresinde hafif ödem olabilir; birkaç günde geriler.

3.-7. gün: İlk yıkama hekimin tarifine göre yapılır. Her greftin üzerinde küçük kabuklar oluşur; bunlar kaşınmadan, nazik yıkamalarla kendiliğinden dökülür. Kaşımak greftleri yerinden oynatabileceği için bu dönemde en önemli kural sabırdır. Çoğu kişi bu haftadan itibaren sosyal hayatına dönebilir; ilk günlerdeki kızarıklık makyajla değil, zamanla azalır.

1.-2. hafta: Kabuklar tümüyle dökülür ve bölge normal görünümüne yaklaşır. Bu aşamada kaşlar yerinde durur gibi görünür; ancak asıl süreç henüz başlamamıştır.

2.-6. hafta — şok dökülme: Ekilen kılların büyük bölümü bu dönemde dökülür. Bu, işlemin başarısız olduğu anlamına gelmez; tam tersine beklenen bir aşamadır. Nakil sırasında beslenmesi geçici olarak kesilen kök, dinlenme fazına girip mevcut kılını atar; kök derinin altında canlıdır ve yeni bir büyüme döngüsü başlatır. Bu haftalar psikolojik olarak sürecin en zor dönemidir — bunu önceden bilmek, aynaya her bakışta paniklememenizi sağlar.

2.-4. ay: Yeni kıllar ince ve renksiz tüyler halinde çıkmaya başlar. Büyüme eş zamanlı olmaz; kaşın bir kısmı diğerinden önce belirebilir, bu normaldir.

4.-6. ay: Kaşlar belirginleşir, kalınlaşır ve renklenir. Bu dönemde şekil oturmaya başlar.

6.-12. ay: Nihai sonucun görüldüğü dönemdir. Kaşlar tam yoğunluğuna ulaşır ve doğal akışına oturur. Sonucun kalıcı yoğunluğu; kişinin kıl yapısına, greft tutma oranına ve doku özelliklerine göre değişkenlik gösterir.

Günlük Hayata Dönüş İçin Pratik Notlar

  • İş ve sosyal hayat: Çoğu kişi 3-7 gün içinde döner; ilk günlerdeki hafif kızarıklık dışında belirgin bir engel yoktur.
  • Yüz yıkama ve makyaj: Kaş bölgesine hekimin izin verdiği güne kadar (genellikle ilk hafta) su ve kozmetik değdirilmez.
  • Spor ve terleme: Terleme enfeksiyon riskini artırdığı için ağır egzersiz genellikle 2-3 hafta ertelenir.
  • Deniz, havuz, sauna: Tuzlu-klorlu su ve buhar nedeniyle çoğu hekim 3-4 hafta bekletir.
  • Güneş: İlk haftalarda doğrudan güneşten kaçınılır; dışarıda gölge ve şapka önerilir.
  • Cımbız ve şekillendirme: Ekilen kaşlar oturana kadar alınmaz; şekillendirmeye hekim onayıyla başlanır.

Riskler ve Komplikasyonlar

Kaş ekimi lokal anestezi altında yapılan, komplikasyon oranı düşük bildirilen bir işlemdir; ancak “risksiz” hiçbir cerrahi girişim yoktur ve bu bölümü okumadan karar vermemenizi öneririz.

Sık görülen ve genellikle kendiliğinden düzelen durumlar: kaş ve göz çevresinde geçici kızarıklık, hafif şişlik, kabuklanma, bölgede birkaç gün süren hassasiyet ve nadiren geçici his azalması.

Daha seyrek görülen sorunlar: folikülit (kıl kökü iltihabı; küçük sivilcemsi kabarıklıklar şeklinde ortaya çıkar ve çoğu basit tedaviyle geriler), enfeksiyon, kanama ve iz oluşumu. Kaşta çift yönlü ya da hatalı açıyla çıkan kıllar, deneyimsiz ellerde en sık görülen estetik sorunlardan biridir; bu durumda kıllar dik ya da yanlış yöne büyüyerek doğallığı bozabilir.

Bir de “tıbbi olmayan” ama memnuniyeti en çok etkileyen riskler vardır: beklenenden düşük yoğunluk, greft tutma oranının kişisel doku özellikleri nedeniyle düşük kalması, iki kaş arasında simetri farkı ve yanlış tasarlanmış bir kaş şekli. Bu grup risklerin panzehiri teknoloji değil; doğru planlama, gerçekçi beklenti ve deneyimli bir ekiptir.

İşlem sonrası artan ağrı, yayılan kızarıklık, akıntı ya da ateş fark ederseniz beklemeden merkezinizi aramalısınız. Erken başvuru, çoğu sorunun daha basit yöntemlerle çözülmesini sağlar.

Kalıcılık ve Uzun Vade: Ekilen Kaşlar Uzar mı?

Kaş ekiminde en çok sorulan iki soru kalıcılık ve uzama üzerinedir; ikisi birbiriyle bağlantılıdır.

Enseden alınan kökler dökülmeye dirençli olduğundan, ekilen kaşların uzun yıllar korunması beklenir; çoğu hastada sonuç kalıcıdır. Ancak burada önemli bir ayrıntı vardır: Ekilen kıllar, alındıkları bölgenin özelliklerini bir süre sürdürür. Saç kılları kaş kıllarından daha hızlı ve daha uzun büyüdüğü için, ekilen kaşlar ilk aylarda normal kaştan daha hızlı uzayabilir.

Bunun pratik sonucu şudur: Ekilen kaşların düzenli olarak kesilmesi gerekir. Çoğu kişi kaşlarını birkaç haftada bir kısaltmayı bir bakım rutinine dönüştürür. Zamanla, yeni bölgeye alışan kıllarda uzama hızı bir miktar yavaşlayabilir, ama başlangıçtaki bu bakım ihtiyacı işin doğal bir parçasıdır ve önceden bilinmesi gerekir.

Şok dökülme sonrası çıkan kılların tümü değil, büyük bölümü kalıcı olarak tutunur; tutma oranı kişiye göre değişir. Bazı hastalarda istenen yoğunluğa ulaşmak ya da simetriyi ince ayar yapmak için ikinci bir küçük seans gündeme gelebilir; bu ihtimal muayenede konuşulur.

Aynı ekim prensipleri yüzün ve vücudun diğer bölgelerine de uyarlanabilir: , ve , kaş ekimindeki açı ve yön hassasiyetinin farklı bölgelere uyarlanmış halleridir. Kaşları ekimsiz kaldırıp şekillendirmek isteyenler için ayrı bir yol sunar; yalnızca renk ve form arayanlar ise ile ekimi karşılaştırabilir.

Kaş Ekimi Süreci
Anestezi Türü
Anestezi Türü
Lokal Anestezi
Hassasiyet Süresi
Hassasiyet Süresi
-
Hastanede Kalma Süresi
Hastanede Kalma Süresi
-
İşe Dönme
İşe Dönme
Hemen
Operasyon Süresi
Operasyon Süresi
1-2 Saat
Tam İyileşme
Tam İyileşme
10 Gün
"Belirtilen ameliyat süreçleri ortalama bilgilerdir. Hastanın genel durumuna, ameliyatın türüne ve uygulanacak operasyonun sayısına göre değişiklik gösterebilir."

Kaş Ekimi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Enseden alınan kökler dökülmeye dirençli olduğu için ekilen kaşların uzun yıllar korunması beklenir ve çoğu hastada sonuç kalıcıdır. Yine de tutma oranı kişiden kişiye değişir; bazı kişilerde yoğunluğu artırmak için ikinci bir küçük seans gerekebilir. Sizin için beklenen sonuç ancak muayeneyle öngörülebilir.
Evet. Ekilen kıllar çoğunlukla saç kökünden alındığı için ilk dönemde normal kaştan daha hızlı uzayabilir ve düzenli kesilmesi gerekir. Çoğu kişi birkaç haftada bir kısaltmayı rutin haline getirir. Zamanla uzama hızı bir miktar yavaşlayabilir.
Kaş ekiminde kişinin kendi canlı kıl kökleri nakledilir ve büyüyen gerçek kıllar elde edilir; sonuç uzun yıllar kalıcıdır. Microblading ise cilde boya işleyen bir uygulamadır, gerçek kıl yoktur ve genellikle 1-3 yılda solarak yenileme ister. İkisi farklı amaçlara hizmet eder, bazen birlikte de kullanılır.
İlk yeni kıllar 2-4. ayda çıkmaya başlar; kaşlar 4-6. ayda belirginleşir. Nihai yoğunluk ve doğal görünüm çoğu hastada 6-12. ay arasında oturur. Bu süre boyunca kalınlaşma ve renklenme kademeli olarak artar.
Evet, bu beklenen bir aşamadır. Ekilen kılların büyük bölümü genellikle 2-6. haftalarda dökülür; ancak kökler deri altında canlı kalır ve yeni kıllar birkaç ay içinde çıkar. Şok dökülme tek başına başarısızlık göstergesi değildir, aksine sürecin normal parçasıdır.
İşlem ortalama 2-4 saat sürer. Genellikle iki kaş için 200-600 greft aralığında kök kullanılır; tek kaş için bu sayı çoğunlukla 100-300 arasındadır. Kesin sayı mevcut kaşın durumuna ve istenen yoğunluğa göre kişiden kişiye değişir.
İşlem lokal anesteziyle yapılır. En çok hissedilen kısım anestezi iğneleridir; birkaç dakika süren yanma-sızlama sonrası bölge uyuşur ve işlem boyunca belirgin ağrı çoğu hastada olmaz. Sonrasındaki hafif hassasiyet basit ağrı kesicilerle rahatça yönetilir.
FUE yönteminde kesi ve dikiş olmadığı için belirgin iz beklenmez; donör alanda ve kaşta yalnızca iyileşince güçlükle seçilen nokta izleri kalabilir. "Hiç iz kalmaz" demek doğru olmaz; doğrusu, izlerin belirgin olmasının beklenmediğidir.
Doğru açı ve yönle yapılan ekimde amaç, kılların kaşın doğal akışına yatarak çıkmasıdır. Sonucun doğallığı büyük ölçüde tasarım ve kanal açımının hassasiyetine bağlıdır. Deneyimli ellerde doğal bir görünüm hedeflenir; ancak sonuç kişisel doku özelliklerine göre değişkenlik gösterebilir.
Teknik aynıdır; fark tasarımdadır. Kadınlarda genellikle daha ince, kavisli ve belirgin bir kemer; erkeklerde daha düz, kalın ve yatay bir form tercih edilir. Her iki durumda da tasarım yüz oranlarına ve kişinin beklentisine göre bireysel olarak çizilir.
Aktif alopesi areata gibi otoimmün dökülmesi olanlarda hastalık kontrol altına alınmadan, tedavi edilmemiş tiroid hastalığı ya da vitamin eksikliği düzeltilmeden ekim önerilmez. Kontrolsüz diyabet, kanama bozuklukları, ara verilemeyen kan sulandırıcı kullanımı, bölgede aktif enfeksiyon veya egzama, belirgin keloid eğilimi ve gerçekçi olmayan beklentiler de işlemi erteleten ya da engelleyen durumlardır. Uygunluk kararı muayeneyle verilir.
İlk günlerde kaş bölgesine kozmetik ürün değdirilmez; hekimin belirlediği süre (genellikle ilk hafta) geçtikten sonra makyaja dönülebilir. Kabuklanma ve iyileşme tamamlanmadan yapılan makyaj enfeksiyon riskini artırabilir ve greftlere zarar verebilir. --- Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel tanı ve tedavi kararının yerini tutmaz. Kaş ekimine uygunluğunuz, teknik seçimi ve süreç planlaması ancak hekim muayenesi sonrasında belirlenebilir.

Yorumları

  • Gül
    Gül 21.11.2018

    Kaş ektirmek en fazla istediğim şey. İzin alıp size mutlaka ulaşacağım hocam.

  • Rabia Sevim
    Rabia Sevim 05.03.2018

    Kaş ekimi yaptırmak istiyorum fakat kararsız olduğum konu bunun sağlığa herhangi bir zararı olur mu? Ayrıca kaşlarımın çok kalın ve koyu tonda olmasını istemiyorum bu mümkün müdür?

  • FBM Estetik
    FBM Estetik Yanıt 03.02.2018

    Merhaba Faruk Bey, lazer uygulamalarımız ile ilgili +90 530 521 86 99 numaralı Medikal estetik bilgi hattımızdan bilgi alabilirsiniz. İlginiz için teşekkür eder, iyi günler dileriz.

  • Ayşenur
    Ayşenur 10.11.2017

    Seboreik dermatit var kaş ekimimde engel teşkil eder mi?

Yorum Yap
captcha

Tüm FBM içeriği, tıbbi olarak incelenmekte ve olabildiğince doğruluğu doktorlarımız tarafından teyit amaçlı kontrol edilmektedir.
Makalelerimizde kullandığımız bilgilerde yalnızca; akademik araştırmalara, saygın medya kuruluşlarındaki yazılara ve sitemizin ana konusu çerçevesinde yayın yapan web sitelerine bağlı kaynaklarla makalelerimizin kontrollerini gerçekleştirmekteyiz.
İçerikte yer alan bilgilerin yanlış, güncel olmadığı veya başka sebeplerle sorgulanabilir olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradaki iletişim formunu kullanarak durumu bildirin.

Bu yazı, FBM tıbbi içerik ekibi tarafından oluşturulmuş olup makalalerde yer alan tıbbi bilgilerin doğruluğu ve geçerliliği Prof. Dr. Hayati Akbaş tarafından gözden geçirilmiştir. Yine makalede yer alan bilgilerin yanı sıra kullanılan görsellerin alakalı olup olmadığı ve tamamen kullanıcılara bilgi verme amacı taşıyıp taşımadığı da kontrol edilmiştir.

Bu makale doktorlarımızın yazdığı bilimsel terimler içermekte olup, alanındaki uzmanlar tarafından kontrol edilen gerçeklere dayanmaktadır.
Estetik ve Plastik Cerrahi alanında uzman olan FBM ekibi; nesnel, dürüst ve tıbbi bilgilere dayanarak bu makaleleri oluşturmakta ve gerektiğinde güncellemektedir. Bu makalede yer alan bilgilerden bazıları referanslar içerebilir.

Bu sitedeki bilgiler tıbbi muayenenin yerini tutmaz. Sonuçlar kişiden kişiye farklılık gösterebilir.