WhatsApp : +90 530 762 70 02 444 1 326

Panik Atak

5 + 9  Captca Değiştir

*Belirlemiş olduğunuz tarih merkezimizin yoğunluğuna göre değişiklik gösterebilir.

7 + 3  Captca Değiştir
9 + 8  Captca Değiştir
(2 Kişi Oy Verdi. Ortalama Puan : 5.0)

Panik Atak

Panik atak, aniden ve belirgin bir neden olmaksızın ortaya çıkan, zaman zaman tekrar eden yoğun endişe, sıkıntı ve korku atakları ve bedensel bazı belirtilerle kendini gösteren psikiyatrik bir bozukluk şeklinde tanımlanabilir. Halk arasında daha çok “kriz geçirme” şeklinde ifade edilir.

Panik Atak Belirtileri Nelerdir?

panik atak belirtileriAtak sırasında kişi, kaygı ve endişe hissine ek olarak, çarpıntı, kalp atışlarını belirgin düzeyde hissetme, kalbin kuvvetli ya da hızlı vurması, terleme, titreme ya da sarsılma, nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma hissi, baş dönmesi, göğüste sıkışma hissi ya da göğüs ağrısı, ölüm korkusu,  sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma, uyuşma ya da karıncalanma hissetme, nefes almada güçlük, nefesin kesilmesi, bulantı ya da karın ağrısı, kontrolünü yitireceği ya da çıldıracağı korkusu, üşüme, ürperme ya da ateş basmaları gibi birtakım belirtilerden bir ya da daha fazlasını yaşayabilir. Bu belirtilerin yaşanmasının nedeni aslında, vücudun tehlike anında, organizmayı acil harekete hazırlayan adrenalin yani epinefrin hormonunu salgılamasıdır.

Tehlike altındaki metabolizmanın, böyle bir durumda kaçıp kurtulması ya da savaşması için fiziksel işleyişinin hızlanması gerekmektedir. Bu hızlanma ve vücudun verdiği reaksiyon aslında oldukça normaldir; ancak, birdenbire sempatik sinir sisteminin devreye girmesi bireyde, bir şeylerin yolunda gitmediğine dair bir korku yaratır ve bu korku atağı başlatır. Bazen de kişi, başında bir sersemlik, tuhaflık, farklı ve değişik hissetme, kendisini ya da çevresindekileri bir garip ya da tuhaf hissetme gibi duyguların ortaya çıkmasıyla “kontrolünü kaybettiğini” ya da “çıldırmaya başladığını” düşünerek kendisine ya da çevresindekilere bir zarar vermekten korkmaya başlar. Bu nedenle kişi büyük bir korku ve endişe ile arkadaşları ya da yakınları tarafından en yakın uzman doktora ya da acil servise götürülür. Orada yapılan bir çok muayenede, tahlil ve tetkiklerde, çekilen röntgen, EKG, bilgisayarlı tomografi ve yapılan diğer bütün incelemelerde hiçbir patolojik bulgu ve belirti bulunmaz. 

panik atakKişiye genellikle sakinleştirici bir iğne yapılarak, ya da serum takılarak, oksijen verilerek, ya da hastanın fiziksel hiçbir şeyinin olmadığı, stres ya da gerginlik altında bu tür tepkilerin ortaya çıkabileceği söylenerek kişi evine gönderilir. Panik atak hastaları, evde kimsenin olmadığı bir zamanda kalp krizi geçirip, daha hastaneye ulaşamadan ölmekten ya da kontrolünü kaybedip, çıldırıp kendi canına kıymaktan, kendisine ya da yakınlarına bıçak ya da silah gibi bir şeyle zarar vermekten, başkalarının bulunduğu ortamlarda çılgınca, tuhaf ve garip davranışlarda bulunarak rezil olmaktan çok korkarlar. Bu düşüncelerin tekrar tekrar ve sıklıkla aklına gelmesinden dolayı da yoğun bir endişe, korku ve üzüntü duyarlar. Bir süre sonra ataklara ve bu ataklar sırasında geçekleşeceğine inandıkları felaket senaryolarına karşı bazı önlemler almaya ve kimi davranışlarını değiştirmeye başlarlar. Ataklara neden olabileceğini düşündükleri davranış ve faaliyetlerden, yiyecek ve içeceklerden vazgeçerler. Ataklara karşı evden çıkarken her ihtimale karşı ilaçlarını mutlaka yanlarına alırlar. Aynı zamanda ataklar geldiğinde olabileceklere karşı önlem alırlar. Örneğin, atak sırasında kontrolünü kaybederek, çocuklarına zarar vereceğine inanan bir anne, önlem olarak evdeki bütün kesici aletleri saklar ya da kilit altında tutar. Çocuklarıyla yalnız kalmamaya çalışır. Atak sırasında fenalaşarak kendini kaybedeceğinden ya da bayılacağından  korkan bir kadın, sokağa çıkmak zorunda olduğu zaman, bayılıp yere düştüğünde, bacakları görülmesin diye pantolon giyerek sokağa çıkar. Baygınken çalınabilir diye takılarını ve değerli eşyalarını yanına almaz. Kendisini baygın bulanların yardımcı olabilmesi için üzerinde evinin, eşinin ya da ailesinin telefon numarasını, adresini, hatta doktorunun kartvizitini taşır.

Panik Atak Olanlara Öneriler

Ataklar sırasında kişinin yaşadığı korku, endişe, panik ve tehlike durumu algısı, kişinin kendisini korumaya alma konusunda onu, bir dizi kaçınma davranışlarına iter. Panik atak hastalarının % 60 ‘ından fazlası, atakların geleceği yer ve durumlardan kaçınmaya başlarlar. Bu nedenle yalnız başına evde kalamaz ya da sokağa yalnız çıkamazlar. Toplu taşıma araçlarına, ya da asansöre binemez, dar sokak ya da köprülerden geçemezler. Pazar yeri, alışveriş merkezleri, büyük mağazalar gibi kalabalık yerlere ya hiç giremez olurlar ya da ancak yanlarında güvendikleri birisi ile yine de yoğun bir endişe, korku ve rahatsızlık duyarak gidebilirler. Bu kaçınmalar (panik geçirmesi olası yerlerden uzak kalma- alışverişe çıkamama, toplu yolcu taşıma araçlarına binememe gibi) veya güvenlik arama eğilimleri (bir yakını olmadan herhangi bir aktivitede bulunamama) ne yazık ki kişinin sorununu çözmez. Yaşanan şiddetli gerginlik, panik, çaresiz kalma, ne yapacağını bilememe, ölecekmiş gibi hissedip dehşete kapılma ve ‘ölüyorum’ korkusunun arkasından nefes almada güçlük ve titreme ile kendisini gösterebilir. Ataklar tekrar tekrar geldiğinde, hasta, ataklar arasındaki dönemde;  gergin, huzursuz  ve endişeli bir şekilde her an yeni bir panik atağının geleceğini beklemeye başlar. Bu endişeli bekleyişe “beklenti anksiyetesi” adı verilir.

Panik Atak Ne Zaman Ortaya Çıkar?

panik atak yeniAtakların çoğu zaman belirsiz zaman ve yerlerde gelmesi de bu kaygıyı daha çok artırır. Ataklar sıklaştıkça, kalp krizi geçirip ölme, felç olma ya da kontrolünü kaybedip çıldırma korkuları pekişmeye başlar. Panik atağı, aniden başlar ve git gide şiddeti artar. 10 dakika içinde de şiddeti en üst düzeye kadar çıkar. Çoğu zaman 10 ile 30 dakika arasında geçer.  Bir saate kadar devam edebilen ataklar nadiren de olsa görülebilir. Daha sonra da kendiliğinden geçer. Panik atak hastalığı, kesinlikle ölüme, çıldırmaya, ya da felç olmaya yol açan bir hastalık değildir. Genellikle hastalığın başlama yaşı 20 ile 35 yaşları arasındadır. Panik atak, kadınlarda, erkeklere nazaran 2 ile 3 kat daha fazla görülmektedir. Toplumda 100 kişinin yaklaşık 3 ile 4'ü bu hastalığı ya daha önce geçirmişlerdir ya da halen bu hastalığı yaşamaktadırlar.

Yorumlar
    Bu yazıya henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu hemen şimdi siz yapabilirsiniz..

Yorum Yapın


0 + 1  Captca Değiştir
Facebook Messenger

WhatsApp & Mesaj

+90 530 762 70 02

Telefon Numaramız

444 1 326