Estetik Plastik ve Rekonstruktif Cerrahinin ilgi alanına giren önemli konulardan biriside halk arasında tavşan dudak ya da kurtağzı olarak da adlandırılan Yarık dudak damak problemidir. Yarık dudak ya da damak bozukluğu ile karılaşma oranı oldukça sıktır. Yaklaşık her 700 canlı doğumda 1 yarık dudak ya da damak olgusu ile karşılaşılır. Yakın çevresinde bu tür bir durumla daha önce hiç karşılaşmamış aileler bu durumla karşılaştıklarında çok şaşırırlar ve şok yaşarlar. Başlangıçta bu durumu kabullenmekte zorlanır ve kendilerini suçlarlar. Nerede hata yaptık da bu durum başımıza geldi tarzında bir yaklaşım sergilerler. Bu ailelere bu konuda mutlaka ayrıntılı bilgi verilmeli ve ailenin olayı kabullenmesi ve hemen tedavisi konusunda arayışın içerisine çekilmelidir. Bu problem ile doğan çocuklarda her zaman klinik tablo aynı değildir. Klinik tablo yalnızca dudakta hafif bir çentiklenmenin olduğu hafif vakalardan ağız ve burun boşluğunun tamamen tek bir boşluk halinde olduğu ileri düzeyde dudak ve damak yarıklarına kadar değişir. Genellikle dudak ve damak yarığı birlik de görülebilmesine rağmen bazen yalnızca dudak yarığı ya da yalnızca damak yarığı olarak karşımıza çıkabilmektedir. 
Dudaklar estetik ve fonksiyonel açıdan önemli organlarımızdandır. Dudakları oluşturan temel yapılar; dudaklarımızın rengini ve ıslaklığını veren mukoza denen kısım, dudakları dış ortama ve çevre organlara birleştiren deri, bu iki dokunun arasında kalan ve asıl dudağın hem fonksiyonlarında ve hem de dolgun ya da zayıf gözükmesinde önemli rolü olan kaslar, yağ ve bağ dokularıdır.
Dudaklar estetik olarak çok önemli bir estetik ünitedir. Yüz üzerinde en dikkat çekici yapılardandır. Bazı kimselerde normalden daha kalın gözükmesine rağmen bazı kimselerde daha ince gözükürler. Dudakların daha estetik bir görünüm kazanmasında kendisinin anatomik olarak normal olmasının yanında çene burun ve diğer yüz yapılarının da birbirleri ile oran ve uyumu da önem taşır.
Dudakların ince yada kalın olması; dudakları oluşturan anatomik yapıların gelişim eksikliklerine yada anomalilerine, ailesel yada genetik nedenlerle inceliklere, yada aslında normal oranlarda olmasına rağmen kişilerin yada eşlerinin daha kalın dudaklardan hoşlanması nedeniyle mevcut dudakların ince olarak algılanması nedeniyle sorun olarak karşımıza gelebilir.
Her ne sebeple olursa olsun dudaklarının ince olduğunu düşünen, yada kalın olduğunu düşünen bir kadın yada erkek hastada Plastik Cerrahi uzmanı çok dikkatli bir şekilde dudakları incelemeli ve gerçekten bir problemin olup olmadığına kendisi karar vermelidir. Cerrah hastanın beklentilerinin gerçekçi olduğu konusunda mutlaka tatmin olmalıdır. Aksi halde ne işlem yapılırsa yapılsın hasta mutlu olmayabilir. Bazen hastalar tanınmış bir film yıldızının resmini doktora getirirler ve bunun aynısından istiyorum diye istek de bulunabilirler. Doktor olabilecekler ve olamayacaklar ile ilgili hastayı ayrıntılı bilgilendirmelidir.
Dudak kalınlaştırma işlemi 3 şekilde yapılabilir.
1-Otojen madde kullanılarak yapılan dudak kalınlaştırma işlemleri; Kişinin kendi vücudundan doku alınarak yapılan kalınlaştırma işlemidir. Yağ dokusu enjeksiyonları, dermal ve fascial doku implantasyonu.
2-Kalıcı protezler kullanılarak dudak kalınlaştırma işlemleri
3-Dolgu malzemeleri kullanılarak yapılan dudak kalınlaştırma işlemleri.
Bu yöntemlerim her birinin diğerine bazı üstünlükleri ve eksiklikleri olabilir. Hangi yöntemin tercih edileceğine hasta ve doktor birlikte karar verirler.
Dudak inceltme işlemi ise cerrahi olarak yapılan bir uygulamadır. Lokal anestezi altında ameliyathane şartlarını taşıyan bir ofiste rahatlıkla yapılabilir. Ameliyat sonrası ilk günlerde bir miktar ödem morarama vs olabilir. Birkaç gün içerisinde kabul edilebilir bir büyüklüğe ulaşır.
Gerek dudak kalınlaştırma ve gerekse dudak inceltme bazen hem alt ve üst dudakta birlikte yapılır. Bazen de yalnızca üst ya da alt dudak ince yada kalın olabilir ve yalnızca birisine müdahale gerekir.
Dudakların kalınlaştırılması ya da inceltilmesi yüz estetiği üzerine çok pozitif katkılarda bulunur ve kişinin kendisini çok daha iyi hissetmesini sağlar.
Birçok insan yüzünde, boynunda, bacaklarında, elinde ya da başka bir vücut bölgesinde var olan derin çizgilerden, inceliklerden yada zayıflıklardan şikayetçi olabilmekte ve tedavi konusunda arayışa girebilmektedir. Geçmişte ve günümüzde bu tür şikayetlerin tedavisinde kısaca ‘’dolgu’’ olarak adlandırılan tıbbi malzemeler kullanılmış ve halende kullanılmaktadır 

Estetik kaygı nedir?
Bir kimsenin herhangi bir vücut bölgesini kısmen ya da tamamen benimseyememesidir.
Başka şekillerde de tarif edilebilir.
Kadın ya da erkek bir kimsenin bir görünür organını beğenmemesidir?
Mesela 18 yaşındaki genç bir kızın burnunun büyük olduğunu düşünmesidir.
Orta yaşlı bir bayanın kaşlarının düşük olduğunu düşünmesi,
54 yaşındaki bir beyefendinin artık eskisi kadar yakışıklı olmadığı gibi bir yargıya varması estetik kaygıdır.
Her yaştan ya da cinsten bireyin yüzündeki güneş lekelerinden rahatsızlık duyması,
Zamana bağlı ya da mimiklerin fazla kullanımına bağlı kaz ayakları ya da yüz kırışıklıklarından şikâyetçi olması bir estetik kaygıdır.
Yüzün yaşlanması, sarkması kişiyi rahatsız ediyorsa bu bir estetik kaygıdır.
Göbeklenme, yağlanma, orantısız yağ dağılımı, kadın ya da erkek için bir dert olarak algılanıyorsa,
Doğumlar sonrası bir bayanda karın ya da göğüslerde ortaya çıkan değişiklikler, çatlaklar ya da sarkmalar sorun olarak kabul ediliyorsa,
Bunların hepsi estetik kaygıdır.
Bu duruma yüzlerce farklı örnek verilebilir.
Birçok erkek için saçların olmaması ciddi bir estetik kaygıdır.
Bütün kaygılar gerçek cimidir?
Bir kısmı psikolojik midir?
Estetik kaygılar nedeniyle bize başvuran her erkek ya da bayanın fiziksel kusur algılamasında bir psikolojik boyut mutlaka vardır.
Başka bir ifade ile bütün estetik kaygılar psikolojik sorun yaratır insanlarda.
Ama bazen de öyle talepler ile karşılaşırız ki olay tamamen psikolojiktir.
Burnunda hiçbir sorunu olmadığı halde burnunun estetik anlamda çok kusurlu olduğunu düşünen ve bu yüzden kendisini çirkin bulduğunu söyleyen kimseler gelir zaman zaman.
Yada aslında güzel olduğunu ama eğer bazı estetik uygulamalar kendisine yapılırsa kusursuz olacağına inanan kadın hastalarımız olur bazen.
Dudakları bizim kriterlerimize göre oldukça normal olmasına rağmen, daha kalın dudaklara sahip olmak için bize başvuran kimseler çok da nadir değildir.
Örnekler çoğaltılabilir.
Estetik cerrahlar zaman zaman öyle absurd talepler ile karşılaşırlar ki onlar bile bu talep karşısında şaşkınlığa uğrarlar.
Örnek, bir genç kızın gelip kendisini güzel bulmadığını ve Japon kızları gibi çekik gözlü olmak istediğini ifade etmesi ve bunu estetik cerrahtan ciddi bir şekilde talep etmesi karşılaşılan bir olgudur.
Estetik kaygı aslında herkes de vardır.
Bir kadın ya da erkek de estetik kaygının olması değil olmaması patolojiktir aslında.
Psikoloji bu olayın tam ortasındadır.
Bütün estetik kaygılar psikolojiktir de.
Estetik ile psikoloji arasında çok hassas bir denge ve çizgi vardır.
Bunlar birbiri ile iç içedir ama orantısal değildir.
Yani bir kimsenin estetik kusurunun şiddeti ile psikolojik etkilenimi paralel değildir.
Çok az bir estetik sorunu olan bir kimsenin psikolojik etkilenimi düşünüldüğünden çok fazla olabilir.
Aslında estetik kaygıların bir kısmı değil tamamı psikolojiktir ama bu psikolojik soruna yaklaşım nasıl olacak sorusu bazen zor bir sorudur.
Soruna yaklaşım aslında 4 şekilde olabilir.
1- Telkinle,
2- İlaçla,
3-Neşter ile
4-Bunların kombinasyonu ile.
Estetik kaygılara bir estetik cerrahın yaklaşımı ne olmalıdır.
Bir sonraki yazıda devam edelim.
‘’Estetik yaptırmayın’’ ifadesi yetmemiş,
Yanına kuvvetli vurgu ifadesi ‘’sakın’’ eklenmiş.
Laf olsun diye koymadım yazının başlığını ve de o kuvvetlendirme vurgusunu.
Samimi olarak söylüyorum.
Eğer gerçekten bir ihtiyacınız yoksa yaptırmayın.
‘’Estetik’’ derken neyi kastettiğimiz belli.
Vücudunuzun herhangi bir bölgesinde güzelleşmek adına ya da daha güzel olmak adına bir cerrahi yada cerrahi dışı müdahale burada kastedilen.
Yalnızca birkaç örnek vererek konuyu daha anlaşılır hale getirmek istiyorum;
Örneğin bayansınız ve evlisiniz.
Kendiniz ile de son derece barışıksınız.
Burnunuz ile ilgili o güne kadar da hiçbir estetik kaygı taşımadınız.
Ama bir gün eşiniz geldi ve size dedi ki;
‘’Karıcığım ben seni bu şekilde de çok seviyorum ama senden bir ricam olacak. Senin burun estetiği ameliyatı olmanı istiyorum.’’
Özellikle falanca sanatçının burnu gibi burnun olsun istiyorum.
Dudaklarını biraz kalınlaştırmanı istiyorum
Filanca mankenin dudakları gibi dudakların olsun istiyorum.
İstekler çok farklı boyutlarda olabilir.
Sakın ha;
‘’tabiî ki kocacığım madem sen öyle istiyorsun bende gidip burun estetiği olurum yada dudaklarımı kalınlaştırırım. Pardon hangi sanatçıya benzememi istiyordun?’’
Demeyin.
Hemen gidip estetik yaptırmayın.
İkinci bir örnek sanat dünyasından yada şov dünyasından olan insanlar için olsun.
Patronunuz yada yönetmeniniz sizden yüzünüzü, göz kapaklarınızı, burnunuzu, kulaklarınızı, göğüslerinizi, bacaklarınızı vs estetik operasyon ile değiştirmenizi isteyebilir.
Hani imaj olsun için!
Farklı bir tip ve imaj yaratmak için.
İş icabı yani!
Sakın ha;
‘’Tabiî ki patron emredersiniz. Bildiğiniz bir estetik cerrah var mı yoksa ben mi araştırayım’’ yaklaşımına girmeyin.
Bu örnekler o kadar da artırılabilir ki!
Bu köşenin boyutları yetersiz kalır o zaman.
Sizden;
Kocanız,
Karınız,
Patronunuz,
Arkadaşınız, vs
Estetik amaçlı bir işlem geçirmenizi isterse sakın ola ki hemen koşarak estetik cerrahın yolunu tutmayın.
Bizlere gelmeyin.
‘’Sakın estetik yaptırmayın!’’
Eğer bedeninizle barışıksanız!
Eğer kendinizde bir fiziksel kusur görmüyor iseniz!
Sırf başkasını mutlu etmek yada tatmin etmek için estetik yaptırmayın!
O kişi sizin kocanız, karınız, arkadaşınız, patronunuz olsa bile.
Vizajizm nasıl uygulanır?
İlk olarak hastanın yüzünün fotoğrafı çekilir
Hastayla kendi temel karakteri özellikleri ile ne istedigine dair arzu ve isteklerini ifade eden bir görüşme yapılır
3 boyutlu gülüş tekniği ile hastalar kendilerine uygun seçeneğe doktorlarıyla ortak karar verirler Gerekirse yüzünde 3 boyutlu görünütüsü üzerinde plastik cerrahlada konsültasyon yapılarak uygun alternatifler tesbit edilir bu bir harmonizasyondur. tek başına bir dişin diş tek basına bir burunun yada tek basına bir kepce kulağın duzeltilmesi bazen yeterli olmayabilir
Hastalar hakkında elde edilen tüm bilgiler yapılacak tedavide kullanılır.sonuç tüm ekiple hastayla paylasılır...
Haute couture' (kişinin özel beğenisine göre tasarlanmış, özel tasarım elbise anlamına gelen ve Fransızca'dan gelen bir moda terimidir. Tam karşılığı ise "ısmarlama"dır. ) calışmalarına benzetebiliriz
Bu calısmalar gösteriyorki estetik diş hekimligininde diş hekimliğinin icerisindeki diger bilim dalları gibi zaman icerisinde başlıbaşına bir bilim dalı olacağını; ve içerisinde hani yemeğe katılan bir tutam tuz yada bir ressamın tuvaline vuracağı son bir fırça darbesi gibi gülüşümüze yüzünüze katılacak bir rötuşun bile bize nasıl bir anlam kazandırdıgının farkında olmamızı saglayacaktır.
Sonucta.... yeni gelisen kişiye ozel vizajizm kavramı ;yuz uygulamaları: protezler; icerisinde ;diş doktorunun plastik cerrahın hastanın labratuvarın hemsirenin vb tum bu konuda calısanların katkısını içeren bir multidisipliner yaklaşım olduğu....burada amaç klasik standart herkeste aynı olan seyleri fabrika gibi yaratmak uygulamak aynı görünüşe sahip kişiler ordusu oluşturmak yerine ;kisinin mizacına yapısına ruh haline uygun onu o yönde motive edecek calışmaların ortaya çıkartılmasının sağlanmasıdır.
Tum güzelliklerin sizinle beraber olmasını dilerim
Saygılarımla;
Ozon Terapi
1. OZON NEDİR?
O3 oda sıcaklığında renksiz, karakteristik kokusu olan bir gazdır. (fırtınalı havalardan sonra, yüksek yerlerde veya deniz kıyısında hissedilir). İsmi Yunanca "koklamak" manasına gelen ozein’den gelir. Alman kimyacı Christian Friedrich Schönbein (1799-1868) tarafından 1840 yılında keşfedilmiştir. Zemin seviyelerine yakın yerlerde 10 milyon hava partikülü başına bir partikül O3 (= 0.1 ppm = 200 µ g/m³) konsantrasyonlarında duman şeklinde bulunur. 2000 metre yükseklikte, çok daha azalarak 0.03 - 0.04 ppm seviyelerine düşer.
Çok güçlü okside etme ve çok etkili dezenfekte etme özelliği sayesinde, Dünya çapında içme suyu sağlayan arıtma tesislerinde de mikrop öldürücü olarak kullanılır.
2. OZON TERAPİ NEDİR?
Tedavi amaçlı Ozon
Medikal ozon daima saf ozon ve saf oksijenin karışımı şeklinde kullanılır. Uygulamaya bağlı olarak ozon konsantrasyonu 1 ve 100 µg/ml (0.05 – 5 %O3) arasında değişir. Ozon terapist, ozon terapi konusunda eğitimli bir doktor, hastanın durumu ve tıbbi endikasyona göre hastanın alacağı komple dozu belirler.
Özellikleri ve etkisi
Medikal ozonun iyi bilinen bacterisid(bakteri öldürücü), fungicid (mantar öldürücü) ve virutic (virüs çoğalmasını önleyici) özelliği sebebiyle, enfekte olmuş yaraların dezenfeksiyonunda ve ayrıca bakteri ve virüslerin sebep olduğu hastalıkların tedavisinde kullanılır.
Kan dolaşımını arttırma yeteneği, dolaşımla ilgili bozuklukların tedavisinde kullanılır, ve organik fonksiyonların yeniden canlandırılmasında ozonu çok değerli kılar.
Düşük dozlarda kullanıldığında, vücudun direncini arttırır diğer bir deyişle ozon bağışıklık sistemini aktive eder.
Ozon sayesinde oluşan bu aktivasyona cevap olarak , vücudun bağışıklık hücreleri cytokin (interferon yada interleukin gibi önemli adı özel habercileri (mesaj taşıyıcıları) üretir. Bunlar hastalıklara direnmek için uyarılan bütün bağışıklık sistemi boyunca zincirleme bir şekilde pozitif değişiklikler yaratarak diğer bağışıklık hücrelerini haberdar ederler. Bu da medikal ozonun, özellikle bağışıklık sisteminin zayıf olduğu veya bozuk olduğu hastalara uygulanmasında özellikle çok başarılı sonuçların alınmasına yol açar.
Majör Otohemoterapi adıyla bilinen küçük miktarlarda uygulanan ozon sonuç olarak vücudun kendi oksidanlarını ve serbest radikalleri yok eden enzimleri aktive ederler. Kronik enflamatuar hastalıklarda ozonun neden kullanıldığı böylece anlaşılmaktadır.
Endikasyonlar
Seçici özellikleri sayesinde medikal ozon 6 temel alanda kullanılmaktadır :
1. Dolaşım bozukluklarının tedavisi ve geriatride
2. Virüslerin sebep olduğu hastalıkların tedavisinde hepatitler, uçuklar (herpes).
3. Zor iyileşen enfekte yaralarda ve enflamatuar hastalıklarda
Enflamatuar barsak hastalıkları (kolit, Proktit vb)
Yanıklar, enfekte yaralar, mantar enfeksiyonları
4. Kanser tedavisinde ilave ya da tamamlayıcı olarak ozon bağışıklık sistemini güçlendirici olarak düşük dozlarda "majör otohemoterapi" formunda veya "minör otohemoterapi" olarak kullanılır.
5.Diş Tedavilerinde diş çürüğünü önlemede özel aplikatörüyle
6.Anti-aging(yaşlanmayı önlemede)
Uygulama Yöntemleri
UYARI: Ozon gazının direkt solunması akciğerlerde tahrişe sebep olduğundan sakıncalıdır. Yapılan klinik çalışmalar ışığında 6 uygulama şeklinin geçerliliği ön görülmüştür
1.Majör otohemoterapi (Hastadan kolundan kan alınarak tedavinin yapılması) geriatride (yaşa bağlı hastalıklar), dolaşım bozukluklarında yeniden canlanmayı sağlamak için, viral kökenli hastalıklarda ve genel bağışıklık sistemini aktive etmek için kullanılır.
Bu uygulamada:, genelde 100 ml hastanın kanı alınır, ozon jeneratöründen tam olarak tesbit edilmiş belirli gamalardaki 100 cc ozonla karıştırıldıktan sonra hastaya aynı yoldan geri verilir. Burada steril ozona dayanıklı sarf malzemesi ve vakumlu şişeler antibakteriyel filtreler kullanılır. Ozon kırmızı ve beyaz kan hücreleriyle tamamen reaksiyona girer ve böylece vital aktivitelerini = metabolizmayı arttırır. İşte bu aktive edilmiş kan (ozon ya da oksijen değil!) hastaya hemen tekrar aynı kan alınan kolundan geri verilir.
2. Minör otohemoterapi diye adlandırılan yöntemde ise ozonlanmış 2.5 -3 ml kan intramusküler yolla hastaya koldan aşı yapar gibi geri verilir. Bu yöntemle spesifik olmayan bağışıklık sistem aktivasyonu yapılır: Alerjik hastalıklarda ve genel olarak bağışıklık sistemini güçlendirmekte kullanılır.
3.Eksternal tedavi Ozon gazını kapalı bir sistemde özel bir plastik bot içinde dolaştırarak ya da vücudun farklı bölgelerine uygun torbalar, içerisinde uygulayarak gerçekleştirilir. Bu sarf malzemeleri ozona dayanıklı materyalden yapılır. Vücudun tedavi edilecek kısmı önceden su ile nemlendirilir, çünkü ozon kuru bölgelere etki etmez. Bu uygulama ülserleri, yaraları, açık yaraları, ameliyat sonrası oluşan lezyonları, herpes ve enfekte olmuş alanları tedavi etmekte çok etkilidir. Diğer yöntemler ozonlu saf su ve ozonlu saf medikal zeytin yağı cilt örneğin egzema, mantar, liken gibi enfeksiyonlarda kullanılır.
4.Rektal Uygulama Ozonun bu yolla uygulanması pek hoş görünmese de o kadar rahatsızlık verici değildir ( rektal insuflasyon ). Hasta hiçbir rahatsızlık hissetmez, Ozon gazı direkt olarak hassas barsak cidarı (membranı) tarafından emilir; buna ek olarak tüp ve torbalar tek kullanımlık olduğundan tamamen hijyeniktir .Bu metot genelde barsakların enflamatuar hastalıklarında endikedir ancak son zamanlarda daha az invaziv olmasından dolayı genel sağlık ve yeniden canlanma için kullanılmaktadır.
5. Eklem içi Uygulama;(intra artikuler yolla ozon verilmesi); adından da anlaşılacağı gibi ozon gazı (eğitimli kişilerce), yavaşça eklem içine enjekte edilir.Bu metod ağrılı enflamatuar hastalığı olan ekleme uygulanır (artrit,rekurren artroz, genel patolojik sertliklerde uygulanabilir)
6.Diş Hekimliği Uygulamaları: Özel ozon gazı jeneratörleriyle çürük dişlerin üzerine özel uçlarıyla uygulanarak çürüğün önlenmesinde çeşitli konsantrasyon ve gamalarda ki ozon sularının ağızda gargara olarak kullanılmasıyla bazı dişeti rahatsızlıklarının ve ağız içi viral enfeksiyonların önlenmesi ve tedavisinde kullanılmaktadır
3. GENEL OLARAK HANGİ HASTALIKLARDA OZON TEDAVİSİ YAPILABİLİR
Ozon tedavisi ile birçok patolojik durum daha iyi hale gelir veya tamamen düzelir. Bu durum bir seri tıbbi araştırma ve tıbbi yayın ile kanıtlanmıştır. Kural olarak hastalıkların tedavisinde ozon diğer tedavilere ek olarak uygulanır, tamamlayıcı tedavi grubuna girer.
Tüm hastalar için, ozon tedavi ile ilgili en son yeniliklerin hızla öğrenilebilmesi için Avrupa da pek çok terapist bir araya gelip ”Medical Society for Ozone Application in Prevention and Therapy”, birliğini oluşturmuşlar , bu grubun amacı doktorlar ve hastaların bu konu hakkındaki bilgilerini geliştirmek ve ilerletmektir.Bilgi alış verişi seneler içinde daha da hızlanmış ve gelişmiştir.
Medikal ozon kurallara uygun olarak uygulandığı taktirde tamamen güvenli, pratik, etkili ve ucuz bir tedavi yöntemidir
Arteriel dolaşım bozukluklarında diğer semptomların yanı sıra bacaklarda hissedilen soğukluk, kısa yürüyüşler sonrasında ayaklarda hissedilen ağrı dolaşım bozukluğunun semptomlarındandır Bu durum ozon tedavisi için önemli endikasyon oluşturur. Ozon tedavinin dolaşım bozukluklarındaki başarısı yapılmış birçok sayıda tıbbi çalışma ile kanıtlanmıştır. Ozon klasik tedaviye ek olarak veya tamamlayıcı olarak kombine kullanılabilmektedir
İş hayatındaki stres, yoğun çalışma temposu ,zihinsel ve bedensel yorgunluk ozon (O3) tedavisine çok iyi yanıt verir.Ozonun kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin metabolizma akivasyonunu arttırmasıyla ile ilgili genel iyilik hali ile kişiler kendilerini yenilenmiş dinç zinde hissetmektedirler. Profesyonel sporcular ve kadınlar bu tedaviden oldukça faydalanmaktadırlar. Ozon vücudun fiziksel dayanıklılığını arttırmaktadır.
Yaşlı kişiler ozon tedavisine oldukça iyi yanıt verirler. Burada ozon oksijenin dokular tarafından daha iyi kullanımını sağlar, bağışıklık sistemini harekete geçirir,ve vücudun kendi antioksidanlarını ve serbest radikallere karşı savaşan hücrelerini harekete geçirir. Bunun ötesinde beyindeki dolaşım bozukluklarında olumlu etkileri mevcuttur Bu tür dolaşım bozukluklarında fiziksel performansta azalma yürüme güçlüğü ve baş dönmesi gibi şikayetler görülebilir Burada ek olarak tamamlayıcı tedavi olarak kullanlılmakla birlikte ve bunun yanısıra ozon tedavi yaşam kalitesini arttırmak için de kullanılmaktadır.
Yaşa bağlı dolaşım bozuklukları atrofik ve dejeneratif değişiklikler aynı zamanda gözümüzü de etkilemektedir.Örneğin senil makuller dejenerasyon retina merkezinde gelişebilir.Bundan dolayı oluşan sekeller optik sinir atrofisine kadar giden çeşitli derecelerde görülebilir Yapılan klinik çalışmalarda vizyonda iyileşmeler kaydedildiği görülmüştür.Tedavinin devam ettirilmesi halinde vizüel performansta artış gözlenmiş veya daha kötüye gidiş durdurulmakta olduğu saptanmıştır.
Kanser hastalarında ozon tedavisi tamamlayıcı tedavi olarak oldukça başarılıdır. Burada ozonu İmmun sistemi (bağışıklık sistemini) aktive etmekte kullanılır Düşük dozlarla. bağışıklık hücreleri – örneğin lenfositler, yardımcı ve baskılayıcı hücreler, lenfositler ve natürel killer hücreler (katil hücreler) - cytokin denilen interferonu da içeren haberci proteinleri üretmek için ozonun başlattığı biyolojik reaksiyonlar yoluyla aktif hale getirilir. Aslında, ozon vücudun kendi interferon ve interlökinlerini artan miktarlarda üretmesini sağlar. Ozonlanmış kanın hastaya verilmesiyle, pozitif olarak artan bir İmmun bağışıklık sistemi reaksiyonu başlatılır, bu aynı zamanda vücudun genel direncinin ve zindeliğinin artmasına katkıda bulunur.
Ozonun mantar ve bakterileri yok edici özelliği, senelerdir içme suyunun arıtılmasında başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Bu özellikleri, tıbbi ozonu çok etkili bir tedavi ajanı yapar, özellikle bakteriyel enfeksiyonlu ayaklar, gövdedeki mantar enfeksiyonları, mukozaların fungal / mycotic enfeksiyonları ozona direnç gösteremezler
Enfeksiyonlu yaraların yerel tedavisi, mesela açık yatak yaraları (decubitus ülserleri), alt bacağın ülserleri (Ulcus cruris), şeker hastalarının iyileşmeyen yaraları ve kangren, tıbbi hastalıklar ozonun klasik uygulama alanlarına girer. Burada öncelikle, mikropsuz ve temiz yaralar elde etmek için ozonun dezenfektan özelliğinden, diğer deyişle bacterisid ve fungicid etkisinden yararlanırız. Yaranın temizlenmesinden itibaren, düşük dozda ozon uygulanarak iyileşme süreci hızlandırılır.
Enflamasyonlu bağırsak hastalıklarında özellikle erken dönemde rektal Ozon gazı üflenmesi şeklinde yapılan lokal uygulamanın çok yararlı olduğu kanıtlanmıştır. Birçok durumda arka arkaya 10 seans ozon uygulanması yeterli olmaktadır.
Herpes simplex (facial herpes), herpes zoster
Uçuğun her iki tipi, virüsler tarafından oluşur. Dudakların uçuğu (Herpes Labialis), sık sık tekrar eden ve nahoş bir hastalıktır, çok başarılı bir şekilde diğer tıbbi metotlarla tıbbi ozonun kombinasyonu şeklinde tedavi edilir.
Herpes zosterde ozonla tamamlayıcı uygulama faydalıdır, ozonlu su kompresleri ve ozonlu kan transfüzyonu şeklinde iki farklı yoldan tedavi edilebilir.
Karaciğerin Enflamasyonu, tıbbi ozon için klasik tedaviler arasında sayılır. Hepatit A (HVA = hepatitis virus A) diğerlerine göre problemsiz ve tamamen iyileşebilirken, virüsün diğer şekli, hepatit B (HVB = hepatitis virus B), sıklıkla kronik bir şekilde seyreder. Burada klasik tıbbi tedavi metotlarına ilave olarak, ozonlu kan transfüzyonu ya da rektal yolla ozon/oksijen gazının kontrollü bir şekilde verilmesi ile başarılı sonuçlar alınmıştır. Aynı yöntemler ayrıca kuluçka süresi yıllar süren ve kronikleşene kadar bir karaciğer hastalığı olarak teşhis edilemeyen hepatit C hastalığına da uygulanır.
Enflamasyonlu eklem hastalıklarını üç evreye ayırdığımızda, özellikle evre 1 ve 2, bir başka deyişle ağır kemik deformasyonlarının olmadığı durumlar, medikal ozon uygulamalarına cevap verir. Gonartroz (diz eklemi enflamasyonu) ya da diz ve omuz eklemlerindeki aktif arthritic form tedaviye cevap veren sınıfa dahildir. Standart tıbbi metodlara- spesifik egsersiz terapileri - ilave olarak bu gibi durumlarda intraartiküler ozon enjeksiyonu başarıyla uygulanır. Bağışıklık sistemini güçlendirme ve kıkırdak metabolizmasını aktive etme özelliklerine ek olarak burada ozonun tamamıyla antienflamatuar özelliğinden faydalanılır
Romatizmalı durumlar iskelet veya kas sistemiyle ilgili pek çok ağrılı, fonksiyon kısıtlılığı da yapabilen hastalıkları içermektedir. Genel olarak medikal ozon uygulaması fizik tedavi ile beraber kombine olarak tamamlayıcı amaçla kullanılmaktadır. Romatoid artrit kronik poliartrit de yapılan çalışmalarda akut olmayan durumlarda ozon majör otohemoterapi tamamlayıcı olarak başarılıdır. Burada kullanılan etki anti enflamatuar etkidir.
Diş Hekimliğinde:
Diş Çürüğü: tanımlanırken, tedavi edilebilir önlenebilir bakteriyel bir rahatsızlıktır diye tanımlanır. Burada Diş Çürüğünü yapan 2 bakteri mevcuttur. Bunlar Streptococcus Mutans ve Lactobasiller dir. Ozon Gazı çürük başlamış bir dişin üzerine özel ozon jeneratöründen elde edilen ozon gazının dişe özel aplikatörüyle direk uygulanmasıyla birlikte o dişte çürüğün ilerlemesi önlenebilir ve durdurulabilir. Ozon gazı aynı zamanda çok eski senelerde gangrenli dişlerin kanallarının sterilizasyonunda da başarıyla kullanılmıştır. Bu arada ağızda oluşan bazı mantar enfeksiyonlarının ve dişeti rahatsızlıklarının önlenmesinde ek tedavi olarak ozon gargaraları ve suları da kullanılmaktadır
4. HASTA OLARAK BİLMEM GEREKENLER NELER?
Ozon tedavisinin herhangi bir şekli uygulanmadan önce ozon terapi uygulayacak doktora kullanılan ilaçlardan ve uygulanan özel diyetlerden yakın zamanda bitmişse bile bahsetmeyi unutmamalısınız. . Doktorunuz ayrıca kalıtımsal hastalıklardan, alerjilerden ve diğer şikâyetlerden ve geçmişte nasıl tedavi edildiğinden veya edilmekte olduğundan haberdar edilmelidir.
OZONTERAPİNİN BİLİNEN HİÇBİR YAN ETKİSİ YOKTUR.
OZON TEDAVİSİ YAPILMAMASI YADA DİKKATLİ YAPILASI GEREKEN DURUMLAR
•Alyuvarlarda bir enzim(GL–6-F Dehidrogenaz) eksikliğinde(FAVİZM),
•Aşırı alkol kullananlarda,
•Hipertirioidi (tiroidi bezi aşırı çalışanlarda),
•İleri derecede kansızlık ve kanama-pıhtılaşma rahatsızlığı olanlarda,
•Kronik ve tekrarlayıcı Pankreas bezi iltihapları (pankreatitler)de,
•Yeni gelişmiş kalp enfarktüsü ve beyin kanamalarında,
•Ozona karşı alerjisi veya intoleransı (tahammülsüzlüğü) olanlarda, ozon tedavisi dikkatli ve kontrollü yapılmalıdır.
Birçok ülkede ozon terapisi, özellikle Avrupa'nın dışında, her zaman, sağlık sigorta poliçeleri veya işyerlerinin tıbbi destek programları ile karşılanmaz. Birçok ozon uygulaması, genelde 10 seans kadar uygulanır. Ama bazı durumlarda ikinci veya hatta üçüncü bir 10 seanslık tedavi zorunlu olabilir. Buna rağmen, şu anda alınacak küçük bir önlemin ilerde çok daha fazla pahalı tam ölçekli bir tedavi masrafından kurtarabildiğini hatırlamalısınız.
Ozon terapi düşük riskli ve genellikle standart medikal tedavilerin eşliğinde tamamlayıcı, destekleyici ve yeniden yapılandırıcı bir metottur
Tekrar başka bir yazıda görüşmek dileğimle
Saygılarımla
Dr Suhan SUNGUR
.
Eğer kahkahalarınızı dudaklarınızın arasında kısıtlayan şey dişlerinizdeki renk bozukluğuysa sadece birkaç saatte/günde bundan kurtulmak elinizdedir. Beyazlatma işlemi özel olarak hazırlanmış bir jelin dişler üzerine sürülmesi ve çoğu teknikte bir ışık kaynağı ile reaksiyonun hızlandırılması şeklinde olur. Beyazlatma işleminin mekanizması bir oksidasyon-redüksiyon tepkimesi şeklindedir. Kullanılan maddeler oksijen açığa çıkarır.Dişlerde renkleşmeye neden olan maddeler renksiz substanslar ile yer değiştirir ve beyazlama meydana gelir.
Beyazlatma işlemi öncesinde,beyazlatma uygulanacak dişlerde herhangi bir çürük,dişeti çekilmesi,dişeti iltihabı,dişlerde aşınma olmamalıdır.Bu gibi durumlarda önce gerekli tüm tedaviler yapılır daha sonra beyazlatma işlemine geçilir.Beyazlatma işlemi öncesinde renkleşmenin sebebi belirlenmelidir.Hangi tip beyazlatmanın uygulanacağı buna göre seçilir.
Canlılığını yitirmiş dişlere uygulanır.Dişler daha öncesinde bir travmaya maruz kalmışsa veya kanal tedavisi sonrasında renkleşme meydana geldiyse dişlerin içine jel konulması yöntemiyle beyazlatma sağlanır.%35'lik perhidrol kanal tedavisi uygulanmış dişe yerleştirilir ve belli periyotlarla değiştirilerek yeterli beyazlık sağlandığında işleme son verilir.
Hekim tarafından dişlere sürülen beyazlatma patının ışık kaynağıyla aktiflenmesiyle uygulanır. Uygulanan jel süperoksol kostik bir maddedir. Bu yüzden çevre yumuşak dokularda geri dönüşümlü lekelenmeler oluşabilir.Bu nedenle işleme başlamadan önce dudaklar izole edilir ve dişetleri ışıkla sertleşen özel bir bariyerle örtülür.
Normal ışık cihazıyla yapılan beyazlatmalarda seanslar yaklaşık 30-45 dakika sürer ve sonuç hemen gözlenebilir.Tedavinin süresi dişte hasar meydana getirmeyecek ölçüde hekime ve hastanın istediği beyazlık derecesine bağlıdır.2 gün arayla bazen yaklaşık 3 seans gerekebilir
Işık cihazının lazer olduğu durumlarda ise yaklaşık 1 saat süren seans sonucu tek seferde sonuç alınır.
Beyazlatma işleminin dolgular ve kaplamalar üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.Bu nedenle elde edilen diş rengine göre yenilenmeleri gerekir.Beyazlatma işlemi zamana ve hastanın alışkanlıklarına bağlı olarak geri dönen bir işlemdir.Bu nedenle belli aralıklarla yenilenmesi gerekir.
Hasta ve hekim tarafından uygulaması gayet basit olan bu işlemin uzun vadede hiçbir komplikasyonu bulunmamıştır. Bu nedenle gülüşümüzü saklamak yerine böylesine kolay bir işlemle elde edilebilecek pırıl pırıl bir gülüşü sergilemek hepimizin hakkıdır.Nice saglık sıhhat mutluluk dolu gülümsemelere..
Doğallıktan uzak, abartılı form ve renklerdeki yapay dişler, ilk bakışta amatör bir göz tarafından bile hemen farkedilir. Bu nedenle estetik diş hekimliğinde, titiz bir hazırlık ve planlama evresi gereklidir.
Klinik ve Radyolojik Muayene: Estetik çözümlere geçmeden önce ağız ve diş sağlığının değerlendirilmesi amacıyla genel bir ağız ve diş muayenesi yapılır. Hastanın tüm ağız rontgeni (Panoramik röntgen) alınarak nasıl bir yol izleneceğine karar verilir.
Model: Üst ve alt çeneden ölçüler alınarak dişlerin ve çevre dokuların modeli elde edilir. Ve modeller üzerinden değerlendirme yapılır.
Hastadan alınan fotoğraf ve modeller üzerinde dişlerin ve diş etlerinin estetik açıdan sorunlu olan bölgeleri tüm yüz bölgesi dü şünülerek değerlendirilir. Bu değerlendirmeler sırasında hastaya kendi fotoğrafları ve modelleri üzerinde estetik açıdan sorunlu olan sahaları gösterilir, sorunların nasıl giderilebileceği konusunda bilgi verilir ve hastanın estetik düzenlemesi ile ilgili tedavisinin planlaması yapılır. Eğer mevcut estetik sorunların gide-rilebilmesi için kapsamlı bir tedaviye ihtiyaç duyuluyorsa, diş eti hastalıkları ve ortodonti uzmanlarıyla beraber gerekli konsültasyonlar yapılır. Hastanın da beklentileri doğrultusunda yüz ve dudak yapısına uygun yeni bir gülüş tasarlanır. Ağzından alınan ölçüler ile laboratuvar ortamında oluşturulan modeller üzerinden tasarlanan gülüş hastaya gösterilebilir. Ayrıca önceden yapılmış gülüş tasarımları ile ilgili fotoğraflar da gösterilir. Bu sayede hasta benzer sıkıntıları yaşamış olan kişilerin ilk hallerini ve tedavi sonrasında elde edilen sonuçları görebilir.
Güldüğümüzde diş boylarının kısa olması nedeniyle diş etlerinin aşırı göründüğü veya dişetlerinin asimetrik olduğu durumlara sıkça rastlarız. Bu gibi durumlarda diş eti hastalıkları uzmanlarının yapacağı basit bir müdahale ile diş boyları uzatılabilir veya diş eti simetrik hale getirilebilir. Diş eti armonisi sağlandıktan sonra gerek duyulduğu hallerde protez uzmanlarının yapacağı müdahalelerle dişlerde çeşitli estetik düzenlemelere gidilebilir.
Diş rengi doğuştan koyu olan veya sonradan çeşitli nedenlerle diş rengi sararmış hastalarda uygulanabilir.
İki şekilde uygulanır:
Haberlerde ara |