SAMSUN TIP MERKEZI
istanbul kliniğimiz
batum kliniğimiz
baku kliniğimiz
stuttgart kliniğimiz
Loading

şakak gençleştirme

Makalelerde ara

  • YÜZ GENÇLEŞTİRME
  • GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ
  • LAZER İLE YÜZ GENÇLEŞTİRMEK
  • MEZOTERAPİ
  • LAZER İLE YÜZ GENÇLEŞTİRMEK MÜMKÜN MÜ?
  • PRP HAKIINDA BİLİNMESİ GEREKENLER



  • YÜZ GENÇLEŞTİRME

    Yüz gençleştirme ameliyatının bir diğer adı facelift dir. Yüz germe ameliyatı ile yüz ve boyun derisindeki ve deri altı yağ ve bağ dokusundaki sarkıklık ortadan kaldırılır, yüze daha canlı ve genç bir görünüm kazandırılır.

    Genellikle 40 yaş üstü yüz bölgesinde yaşlanma belirtilerinin daha bariz olduğu erkek ve kadınlar bu operasyon için aday olmalarına rağmen bazen çok daha erken yaşlarda güz gençleştirme ameliyatına ihtiyaç hissedenler olabilir.

    Böyle bir operasyona ihtiyaç duyduğunu hisseden bir kimsenin bu konuda deneyimli bir Plastik cerrahi uzmanına müracaat etmesi ve operasyon hakkında bilgi alması gerekir. Doktor eğer gerek görürse bu operasyona karar verecektir. Operasyon öncesi mutlaka işlem ile ilgili ayrıntılı bilgi alınmalı ve beklentiler gerçekçi olmalıdır. Eğer beklentiler gerçekçi olursa ve uygun yöntemler kullanılarak yapılırsa yaklaşık 5-20 yaş daha genç görünmek mümkün olabilmektedir.

    Ameliyata karar verilirse normal ameliyat öncesi hazırlıklar ve tetkikler yapılır ve varsa aspirin alınımı ya da sigara kullanımı en azından bir süre durdurulur. Ameliyat hastane ortamında ve sedasyon altında lokal anestezi altında rahatlıkla yapılabilir. Gerekirse genel anestezi altında da yapılabilir. Buna hasta ve cerrah birlikte karar verirler. Operasyon yaklaşık 2-4 saat sürer. Operasyon sonrası hasta evine dönebilir yada en fazla 1 gece hastanede kalması yeterlidir.

    Ameliyat sonrası bazen diren gerekli olabilir ve amaç kan birikmesini engellemektir. Ameliyat sonrası genellikle geçici sinir etkilenmesine bağlı asimetriler ve morarmalar olabilir. Ağız ve burun açıkta kalacak şekilde hafif baskılı pansuman yapılır. Genelde 2. gün pansumanlar çıkarılır ve direnler varsa çıkarılır. Dikişler varsa 5-7 günde alınır.

    Kişilerin normal hayata dönüşü kişilere bağlı değişiklik göstermesine rağmen genelde 1 hafta sonra işlerine dönebilirler ama tamamen yüzün normalleşmesi ve iyileşmesini tamamlaması haftalar alabilir ama kişinin sosyal hayata yeniden dönmesi kısa sürede mümkündür.

    Riskli bir ameliyat mıdır?

    Yüz gençleştirme ameliyatının riski deneyimli ellerde yapıldığı takdir de çok düşüktür ve çoğu da geri dönüşümlüdür. Ameliyat öncesi hasta ile hekim olabilecek muhtemel risk ve komplikasyonlar konusunda ayrıntılı bir şekilde görüşmelidirler.

    Sonuç: Yaşlanma duygusu hem kadınlarda ve hemde erkeklerde oldukça rahatsız edici duygulara neden olmakta ve netice olarak etkilenen herkes bunu geriye döndürmeye en azından engellemeye yönelik arayışlara yönelmektedir. Bu amaçlarla bir çok ilaçlar, kremler ve sayısız güzellik ürünleri piyasada satılmakta ve kullanılmaktadır. Ne yazık ki kullanılan hiçbir ürün yada ilaç istenen ve beklenen sonucu sağlamamakta sadece geçici ve kamuflaj etki ile sınırlı kalmaktadır. Özellikle yüz bölgesinde kişilerin daha genç kendileri ile daha barışık ve fiziki anlamda daha mutlu olmalarının bugün için en etkili yolu yüz gençleştirme ameliyatıdır.

    Yaklaşık 60 yaşlarında ofisime gelen bir hastamın bana ifadesi şu olmuştu ´´ Doktor bey ben fiziksel olarak 60 yaşındayım ama ruhsal olarak ise 20 yaşındayım. Bu sebeple fiziksel yaşım ile ruhsal yaşım arasında bir kavga var ve ben bu kavgadan dolayı çok mutsuzum´´ Netice olarak hastamızı muayene ettik ve gerçekten de yüz gençleştirme ameliyatı ile bu kişinin fiziksel olarak çok değişeceğine karar verdikten sonra gerekli tüm operasyon hazırlıklarımı yaptık ve operasyonu da başarıyla gerçekleştirdik. Birkaç ay sonra bu hastamızın bize ifade ettiği şu sözü de hiç unutamam. ´´Doktor bey size çok teşekkür ederim, siz benim bedenim ile ruhumu barıştırdınız ve şimdi ben kendimi çok mutlu hissediyorum´´

    Yüz gençleştirme ameliyatı doğru endikasyonlarda ve deneyimli ellerde yapıldığı takdirde gerçekten inanılmaz derecede kişinin görünümünü değiştirmekte ve kişiyi daha genç ve mutlu yapmaktadır.




    GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ

    Gözlerimizin en önemli fonksiyonu görmektir elbette ama onun yüzümüze kattığı mana, ifade, özgünlük ve estetik de çok önemlidir günlük yaşantımızda. Gözlerimizin hem fonksiyon anlamında hem de estetik anlamında en önemli tamamlayıcı unsurlarından birisi ise göz kapaklarımız. Tıpkı bir yorgan ya da bir araba sileceği gibi sürekli çalışarak asıl görme fonksiyonlarımızı sağlayan kısımların korunmasını ve görevini en iyi şekilde yerine getirmesini sağlar.

    Göz kapakları da zamanla yani yaşın ilerlemesi ile, bir takım genetik faktörler nedeniyle, ırksal nedenlerle ve çeşitli çevresel faktörlerin etkisiyle değişime uğrar. Bu durum kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda meydana gelir. Kadınlar genellikle görünümlerine erkeklere göre daha fazla dikkat ettikleri için onları daha fazla etkiler.Ortaya çıkan bu değişiklikler kişilerin görünümlerinde, bakışlarında farklılıklar oluşturur. Önceleri canlı, dinamik ve çekici olan gözler özellikle göz kapaklarındaki kırışma, sarkma, hareketlerindeki yavaşlama ve renk değişikliklerinin etkisiyle kişilerin daha yorgun, cansız, anlamsız ve olduğundan daha yaşlı görünmelerine sebep olur. Hatta bazen bu belirtiler o kadar şiddetli olabilir ki özellikle üst kapaklardaki sarkmalar kişinin normal görmesini engelleyecek kadar ileri seviyelerde olabilir. Bilindiği gibi her iki gözümüzde iki alt ve iki üst olmak üzere toplam dört kapak mevcuttur.

    Bazen yalnızca alt kapaklarda ya da yalnızca üst kapaklarda değişiklikler dikkat çekici olabilir. Bu değişikliklerin etkisiyle kişiler kendilerini daha yaşlı, yorgun ve tükenmiş hissederler. Kendilerine olan güvenleri azalır. İş ortamında ve aile ortamındaki üretkenliklerinde azalma görülür. Bu ifadeler abartılı düşünülmesin çünkü bize göz kapaklarındaki değişiklilerle ilgili tedavi maksadıyla başvuranların kendi duygularını ifade ederken kullandıkları bazı terimler çok daha dramatik ve vurgulayıcı. Göz kapaklarında oluşan bu değişiklikler Estetik cerrahide sık yapılan yüz gençleştirme operasyonlarının en önemli tamamlayıcı unsurlarından birisi olmasına rağmen yalnızca göz kapağı estetiği ile sonuçlar kişi için çok olumlu olmaktadır.

    Estetik cerrahi dışında bazı kremlerle vs ancak kısmi düzelme elde edilebilir ve bu uygulamalar cerrahinin alternatifi değildir. Bazen yapılan bir göz kapağı estetiği kişi üzerinde diğer pozitif etkilerin yanında 5-10 yaş daha genç gözükmesine yol açabilmektedir. Göz kapağı estetiği, estetik cerrahide en sık yapılan ameliyatlardan birisi olup bu operasyon mutlaka bir Estetik Plastik ve Rekonstruktif Cerrah tarafından yapılmalıdır. Genellikle lokal anestezi yani sınırlı uyuşturma altında yapılır. Operasyon bölgesinin sinirleri geçici olarak uyuşturulduğu için kişi rahatsızlık hissetmez ve kolay tolere eder. Kişinin hastanede yatmasını gerektirmez ve ameliyat sonrası kişi kısa süreli bir dinlenme sonrası evine gidebilir.

    Bazı durumlarda göz kapağı estetiği operasyonunun bir hastane ortamında yapılması ve hastanın 1 gece hastane ortamında kalması gerekli olabilir. Bu duruma ameliyatı yapacak Plastik cerrah hastayı ayrıntılı bir şekilde muayene ettikten ve tetkiklerini değerlendirdikten sonra karar verecektir. Göz kapağı estetiği ameliyatı uzman ellerde uygun koşullarda yapıldığı takdirde riskli bir operasyon değildir. Ameliyat sonrası 3 günlük bir dinlenmeden sonra kişi normal hayatına dönebilir. Genelde dikişler ortalama 3 günde alınır ve kişiyi rahatsız edecek bir ameliyat izi oluşmaz. Tabiî ki şişliklerin, morlukların daha da düzelmesi için 1-2 haftaya ihtiyaç vardır.Göz kapağı estetiği düşünen herkes konuyla ilgili ayrıntılı bir görüşmeyi Plastik Cerrahı ile yapmalı, kafasındaki tüm soruları ayrıntılı bir şekilde sormalı ve cevabını almalıdır. Tabiî ki kişinin beklentileri aynı zamanda gerçekçi olmalıdır. Yapılacak bir göz kapağı estetiği sonrası yüzünün tamamen değişeceğini 10-20 yaş genç görüneceğini düşünen kimselerle karşılaşabiliyoruz. Böyle bir beklenti gerçekçi değildir. Bu beklentiye total bir yüz gençleştirme ameliyatı cevap verebilir ama unutulmamalıdır ki uygun endikasyonu olan bir kimsede yapılan bir estetik göz kapağı ameliyatı kişinin yüzünü ve bakışlarını çok olumlu yönde değiştirir, kişinin kendine olan güvenini artırır ve kendisini daha güzel ve mutlu hissetmesini sağlar.




    LAZER İLE YÜZ GENÇLEŞTİRMEK LAZER İLE YÜZ GENÇLEŞTİRMEK MÜMKÜN MÜ?

    İnsanlarda hep genç kalma arzusu vardır.

    Herkes bir şekilde yılların, güneş ışınların, yer çekiminin ve sigara-alkol başta olmak üzere çevresel diğer faktörlerin oluşturduğu belirtileri yok etmek ister.

    Kırışıklıklar, Güneş lekeleri, Sarkmalar, Yaşlılık lekeleri,

    Ortaya çıkan siyah, kahverengi ya da kırmızı çeşitli çaptaki benler, kitleler,

    Kadın ya da erkek herkesi rahatsız eder.

    Lazerler özellikle estetik plastik cerrahide son yıllarda sıklıkla kullanılan teknolojik enstrümanlar dır ve biz estetik plastik cerrahlar için günümüzde olmazsa olmaz durumuna gelmişlerdir.

    Günümüzde lazerler yardımıyla yukarıda saymış olduğum problemler başta olmak üzere bir çok problemi çözebilmekteyiz.

    Hepimiz zaman içerisinde yaşlanıyoruz.

    Soru şu;

    Lazerler ile yüz gençleştirmek mümkün mü?

    Yüzümüz özellikle sosyal iletişimimizde en önemli organımız.

    Bu yüzden hep genç ve güzel kalma daha parlak genç ve dinamik biz yüz için lazerler estetik amaçlı uzun yıllardır kullanılmakta.

    Özelikle son yıllarda yeni jenerasyon lazerler ile daha da olumlu sonuçlar alınmaktadır.

    Lazerler 3 faklı şekilde bu amaçla kullanılır.

    Hangi yöntem ile lazer uygulanacağına uygulamayı yapacak olan hekim karar verecektir.

    Uygulamayı yapacak olan doktorun sahip olduğu lazerler ve hastasının ihtiyacı ve mevcut genel durumu hangi yöntemin uygulanacağı konusunda belirleyicidir.

    Birinci yöntem;

    Kullanılan lazerlerin özelliği, deride uygulandığı sırada hiçbir değişklik yapmadan yalnızca derinin içerisinde bulunan ve deriye esnekliğini ve güzelliğini veren kollajen proteini başta olmak üzere diğer temel yapı taşlarını uyarmak, miktarını ve organizasyonunu artırmak gibi fonksiyonları vardır. Seanslar şeklinde uygulanır ve kişinin günlük ve sosyal yaşantısını olumsuz yönde etkilemeksizin uygulanır.

    İkinci yöntem;

    Bu amaçla kullanılan lazerlerin özelliği ise yaşlanmış yada yıpranmış olan derinin üst tabakasını belli limitler içerisinde ortadan kaldırarak derinin kendisini yenilemesine ve daha genç bir deri ortaya çıkmasına ortam hazırlamaktır. Burada ise lazer uygulaması sonrası kişi birkaç gün iş ve sosyal ortamdan uzaklaşarak evinde istirahat etmesi gerekir. Çünkü bu dönemde yüzünde bir kabuklanma ve soyulma olacaktır.

    Üçüncü yöntem;

    Yukarıda bahsettiğimiz her iki yöntemin bazı özelliklerini bünyesinde barındıran fraksiyonel lazer uygulamasıdır.  Bu uygulama özellikle 2004 yılından itibaren tüm Dünyada yaygın bir şekilde uygulanım alanı bulmuş olup, burada amaç kişinin günlük yaşantısını ve iş yaşantısını hiç kesintiye uğratmadan derinin yüzeyel problemli tabakasını kontrollü bir şekilde soymak ve hemde derinin temel yapı taşlarının miktarını ve kalitesini artırmaktır.

    Sonuç:

    Lazerleri yüz gençleştirme ve güzelleştirme amaçlı kullanmak mümkün. Uygun endikasyonlarla ve deneyimli hekimlerce yapıldığında sonuçlar çok yüz güldürücü. Hangi lazerin ve hangi yöntemin bu amaçla müracat eden kimseye uygun olduğuna elbette ki uygulamayı yapacak olan estetik cerrahi uzmanı ya da lazer deneyimine sahip dermatoloji uzmanı karar verecektir.




     MEZOTERAPİ MEZOTERAPİ
    Mezoterapi, uzun zamandan beri estetik tıpta en sık talep konusu olan lipodistrofi veya selülit konusunda en seçkin tedavi biçimini oluşturmaktadır. İlk kez 1952´de Dr. Michel Pistor tarafından uygulanmıştır. 1987´de Fransız Tıp Akademisi tarafından geleneksel tıbbın bir parçası olarak kabul edilmiştir. Fransa´ da ortalama 15.000 doktor, günde 60.000 den fazla hastayı mezoterapi yöntemi ile tedavi etmektedir. Uluslararası Mezoterapi Derneğine üye olan Avrupa, Afrika ve Güney Amerika´da 14 ülkede yöntem başarı ile uygulanmaktadır.Mezoterapinin kelime anlamı orta deri tedavisidir. Temeli, tedavi edilecek bölgeye 4-6 mm uzunluğunda çok ince iğneler kullanılarak çok küçük miktarlarda ilaçları lokal olarak enjekte etmeye dayanan tamamen tıbbi bir eylemdir. Endikasyona göre değişen çeşitli ilaç karışımları 5-10 dakika gibi bir süre içerisinde deri altına enjekte edilir.

    Hangi Durumlarda Uygulanır?

    Estetik Kullanımları

    1- Sellülit
    2- Saç Dökülmesi
    3- Ergenlik ve Hamilelikte Oluşan Çatlaklar
    4- Yüz Gençleştirme
    5- Yara İzleri, (skatrisler)

    DİĞER Kullanım Alanları

    1- Romatoloji
    2- Dolaşım Problemleri (varis, varis ülserleri)
    3- Migren
    4- Spor Hekimliği

    Mezoterapi seans aralıkları minimum 1 hafta olmalıdır. Bir seansta enjekte edilen ilaç dozu 10 cc yi aşmamalıdır. Mezoterapide ortaya çıkan yan etkiler genellikle seans aralığı ya da dozaja dikkat edilmedi ise görülmektedir.

    Uygulanmaması Gereken Durumlar

    1- Kalp Yetmezliği
    2- Diyabet
    3- Böbrek Rahatsızlıklarında
    4- Antikuagülan Tedavi Altındaki Hastalarda

    Sonuç : Mezoterapi, Bir çok ülkede uygulanıyor olması, her gün binlerce doktorun hastalarına uygulaması, yararlı bir yöntem olduğunun en güçlü kanıtıdır. Hasta ile hekim arasında etkin bir dialoğun olması sonuçların biran önce ve en iyi şekilde elde edilmesi için gereklidir. Ancak mezoterapiden, her zaman çok kısa sürelerde sonuç alıp, mucize bir düzelme de beklenmemelidir.



    LAZER İLE YÜZ GENÇLEŞTİRMEK MÜMKÜN MÜ?

     

     

    İnsanlarda hep genç kalma arzusu vardır.

    Herkes bir şekilde yılların, güneş ışınların, yer çekiminin ve sigara-alkol başta olmak üzere çevresel diğer faktörlerin oluşturduğu belirtileri yok etmek ister.

    Kırışıklıklar, Güneş lekeleri, Sarkmalar, Yaşlılık lekeleri,

    Ortaya çıkan siyah, kahverengi ya da kırmızı çeşitli çaptaki benler, kitleler,

    Kadın ya da erkek herkesi rahatsız eder.

    Lazerler özellikle estetik plastik cerrahide son yıllarda sıklıkla kullanılan teknolojik enstrümanlar dır ve biz estetik plastik cerrahlar için günümüzde olmazsa olmaz durumuna gelmişlerdir.

    Günümüzde lazerler yardımıyla yukarıda saymış olduğum problemler başta olmak üzere bir çok problemi çözebilmekteyiz.

    Hepimiz zaman içerisinde yaşlanıyoruz.

    Soru şu;

    Lazerler ile yüz gençleştirmek mümkün mü?

    Yüzümüz özellikle sosyal iletişimimizde en önemli organımız.

    Bu yüzden hep genç ve güzel kalma daha parlak genç ve dinamik biz yüz için lazerler estetik amaçlı uzun yıllardır kullanılmakta.

    Özelikle son yıllarda yeni jenerasyon lazerler ile daha da olumlu sonuçlar alınmaktadır.

    Lazerler 3 faklı şekilde bu amaçla kullanılır.

    Hangi yöntem ile lazer uygulanacağına uygulamayı yapacak olan hekim karar verecektir.

    Uygulamayı yapacak olan doktorun sahip olduğu lazerler ve hastasının ihtiyacı ve mevcut genel durumu hangi yöntemin uygulanacağı konusunda belirleyicidir.

    Birinci yöntem;

    Kullanılan lazerlerin özelliği, deride uygulandığı sırada hiçbir değişklik yapmadan yalnızca derinin içerisinde bulunan ve deriye esnekliğini ve güzelliğini veren kollajen proteini başta olmak üzere diğer temel yapı taşlarını uyarmak, miktarını ve organizasyonunu artırmak gibi fonksiyonları vardır. Seanslar şeklinde uygulanır ve kişinin günlük ve sosyal yaşantısını olumsuz yönde etkilemeksizin uygulanır.

    İkinci yöntem;

    Bu amaçla kullanılan lazerlerin özelliği ise yaşlanmış yada yıpranmış olan derinin üst tabakasını belli limitler içerisinde ortadan kaldırarak derinin kendisini yenilemesine ve daha genç bir deri ortaya çıkmasına ortam hazırlamaktır. Burada ise lazer uygulaması sonrası kişi birkaç gün iş ve sosyal ortamdan uzaklaşarak evinde istirahat etmesi gerekir. Çünkü bu dönemde yüzünde bir kabuklanma ve soyulma olacaktır.

    Üçüncü yöntem;

    Yukarıda bahsettiğimiz her iki yöntemin bazı özelliklerini bünyesinde barındıran fraksiyonel lazer uygulamasıdır.  Bu uygulama özellikle 2004 yılından itibaren tüm Dünyada yaygın bir şekilde uygulanım alanı bulmuş olup, burada amaç kişinin günlük yaşantısını ve iş yaşantısını hiç kesintiye uğratmadan derinin yüzeyel problemli tabakasını kontrollü bir şekilde soymak ve hemde derinin temel yapı taşlarının miktarını ve kalitesini artırmaktır.

    Sonuç:

    Lazerleri yüz gençleştirme ve güzelleştirme amaçlı kullanmak mümkün. Uygun endikasyonlarla ve deneyimli hekimlerce yapıldığında sonuçlar çok yüz güldürücü. Hangi lazerin ve hangi yöntemin bu amaçla müracat eden kimseye uygun olduğuna elbette ki uygulamayı yapacak olan estetik cerrahi uzmanı ya da lazer deneyimine sahip dermatoloji uzmanı karar verecektir.

       

     




    PRP HAKIINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

    1-PRP (Platelet Rich Plasma-Plateletten Zangin Plazma) Uygulaması hakkında Bilinmesi Gerekenler

    PRP uygulaması plateletten zengin plasma veya trombositten zengin plasma olarak adlandırılan; kişinin kendi kanından özel setler ve işlemler ile ayrıştırılan plateletten zengin plasma kısmının, kişiye tekrar uygulanması olarak tanımlanır. Estetik amaçla yapılması durumunda cilde ve saçlı deriye küçük iğneler ile uygulamalar yapılmaktadır. Halk arasında tam olarak karşılığı olmamakla birlikte kök hücre tedavisi olarak tanımlanmaktadır.

    PRP uygulaması çok uzun yıllardır, tıbbın birçok dalında özellikle ortopedi, spor hekimliği, plastik cerrahi, diş hastalıklarında ve veterinerlikte kullanılmaktadır. Estetik amaçla PRP uygulaması tüm dünyada 2-3 yıldır, Türkiye de 1 yıldır, hekimler tarafından yapılmaktadır.

    PRP uygulaması kısaca kişinin kendi kanı ile estetik yönden iyileştirilmesidir.

    İnsan vücudunda dolaşan kan içersinde eritrositler (alyuvarlar), lökositler (akyuvarlar) ve plateletler (trombositler) mevcuttur. İnsan vücudunda bir hasar veya yara meydana geldiğinde trombositler ve lökositler, hasar olan bölgeye göç ederler.Hasarlık bölgede salgıladıkları büyüme faktörleri ile hasar ve yaranın hızla iyileşmesini sağlarlar.

    PRP uygulamasında da insan vücudunun bu hasra karşısında vermiş olduğu tedavi etme yeteneği harekete geçirilerek, estetik yönden iyileşme amaçlanır.Vücudun hasar varmış gibi cilt altında hasar düzeltme mekanizmaları harekete geçirilir.

    PRP uygulaması prosedüründe özel işlemler ile kandan ayrıştırılan plateletler, kanın sıvı kısmı olan plasma içersinde sıkışmış olarak bulunacaktır.Plateletler normal kana göre daha az plasma kısmı içersinde bulunacağından, göreceli olarak normal kandaki sayısının (kanda normal seviyede 150,00-450,000 adet/ml bulunur), birkaç katı kadar sayıda (yaklaşık 1 milyon adet/ml) bulunacaktır.BU sayede az miktardaki plasma içersinde normalin birkaç katı platelet sayısı cilt içersinde verilebilecektir.

    Kişi kanından ayrıştırılan plateletler, ince iğneler ile cilt altına ve veya saçlı deriye uygulandığında, sanki o bölgede hasar varmış gibi davranacak, bölgede büyüme faktörleri ve iyileştirici faktörleri salgılayarak, uygulama bölgesinde iyileştirici rol oynayacaktır.

    PRP uygulaması saçlı deriye yapıldığında; saç kökleri etrafındaki damarlanmayı artıracak,saç köküne daha fazla miktarda kan, oksijen, vitamin taşınmasına olanak sağlarken; salgıladığı büyüme faktörleri ile saç kökü hücrelerini uyaracak, saç köklerinin saç üretim süreçlerini hızlandıracak ve saçların daha sağlıklı hale gelmesini sağlayacaktır.Saç dökülmesi olan bölgede , büyüme faktörlerinin saç köküne olan etkisi ile saç sökülmesi duracaktır.

    Saçlı deride PRP uygulaması tamamen dökülmüş olan saçların tekrar çıkmasını sağlayamayacak; güçsüz, kırılmış, hasarlı saçları ve saç üretimi yeteneği durmuş olan saç köklerini uyararak, saç dökülmesini durduracak, saçların daha parlak, canlı görülmesini sağlayacaktır.PRP uygulaması sonrası ince güçsüz saç tellerinin canlanması ve kalibrasyonu artacağı için hastalar yeni saçlar çıkmış hissine kapılabilirler.

    PRP uygulaması cilde yapıldığında; zaman içersinde cilt altında oluşan bazı dokuların kayıplarına bağlı olarak ortaya çıkan kırışıklık ve çökmelerin olduğu bölgede,hasar iyileştirme mekanizması ile iyileşme sağlayacaktır.Uygulama bölgesinde salgıladığı büyüme faktörleri vasıtası ile destek dokudaki kayıplara bağlı ortaya çıkan kırışıklık ve çökmelerde iyileşme görülecektir.

    Zaman içersinde cilt destek dokusu kolojen miktarında azalma ve kırılmalara bağlı olarak ortaya çıkan cilt sarkmalarında, bölgeye uygulanan plateletlerin salgıladığı büyüme faktörleri ile kollojenlerin yeniden yapılandırılması sağlanacak; cilt elastikiyetinin artması ve cilt sarkmalarının düzelmesi sağlanacaktır.

    Cilt lekelerinde PRP uygulaması ile; plateletlerin salgıladığı büyüme faktörleri (MGF) ile ciltte renk oluşumunu sağlayan melanin hücrelerinin çalışma sistemini normal sınırlarda tutarak, cilt lekelerinin tedavisini sağlayacaktır.

    Skar ve çatlaklarda PRP uygulamasında; ciltte herhangi sebep bağlı olarak ortaya çıkmış olan çatlaklar, izler, sivilce izleri,skarlar gibi lezyonların etrafında yara iyileştirici mekanizma ile çalışan plateletler, salgıladığı büyüme faktörleri ile lezyonların küçülmelerini daha az görünür hale gelmelerini sağlayacaktır.

    2-PRP Uygulaması nasıl etki eder?

    PRP uygulamasında; özel prosedürlerle elde edilen plateletten zengin plasma cilt içersine ve saçlı deriye verildiğinde; salgıladıkları büyüme faktörleri ile uygulama bölgesinde hasar iyileştirme mekanizmasını başlatırlar; verilen plasma da normal kandaki sayının birkaç katı sayıda platelet kullanıldığı için, normal kan ile oluşan iyileşme mekanizmasından daha etkili, daha hızlı, daha erken iyileşme sonuçları görülecektir.

    Plateletler içersinde bulunan büyüme faktörleri;

    PDGF(Platelet derived growth factor)- hücre büyümesi,kan damarı tamiri ve oluşumu, colojen üretimi

    FGF(Fibroblast growth factor)-doku tamiri, cologen ve hyaluronic acid üretimi

    EGF(Epithelial growth factor)-epitel hücre yapımı, yara iyileşmesi

    TGF-beta-epitel ve damar epitelyum yara iyileşmesi

    VEGF-yeni damar endotelial hücre üretimi

    Plateletler den salınan büyüme faktörleri, uygulama bölgesinde hasra iyileştirici mekanizmaları harekete geçirerek, saçlı deri ve veya ciltteki sorunların iyileştirilmesinde görev alırlar.

    3-PRP uygulaması kimlere uygulanır?

    PRP uygulaması saçlı deride, saç dökülmesi, saçlarda kırıklık, cansızlık mat görünüş şikayeti olan kişilerde başarılı sonuçlar göstermektedir. Aynı zamanda cildin zaman içersinde azalan destek dokuların sonucu olarak ortaya çıkan kırışıklık, sarkma, cilt lekeleri sorunlarında oldukça etkin tedavi sonuçları sağlamaktadır.

    PRP uygulaması saçlı deride saç dökülmesini durdurması yanında, saç köklerinin uyararak saç büyümesinin aktive eder.ince tüy şeklinde olan saçların büyümeleri aktive edildiğinde daha kalın, sağlıklı saç görünümüne kavuşurlar.

    Saçlı deride cansız, parlaklığını yitirmiş,kırılmış, kuru, ince saçların saç kökleri büyüme faktörleri ile aktive olarak; daha canlı,parlak,sağlıklı saç görünümü PRP uygulamasının sonuçlarıdır.

    PRP uygulaması ile zaman içersinde tamamen dökülmüş olan saçların yeniden çıkmasını sağlamaz, fakat PRP uygulaması sonucunda, mevcut saçların daha sağlıklı olması, dökülmenin durması, saçların daha sağlıklı hale gelmesi sağlanır.Ayrıca PRP uygulaması sonrası mevcut saçların kalibrasyonlarındaki artış, parlak ve canlı görünüm saçlarda sıklaşma ve yeni saçların çıktığı görünümü hissedilebilmektedir.

    PRP uygulamasının saçlı deriye uygulanması en sık yapılan uygulamalardandır.

    Zaman içersinde cilt altı destek dokuların azalmasına bağlı olarak ortaya çıkan cilt elastikiyetinin azalması, kırışıklar, sarkmalar da PRP uygulaması başarılı sonuçlar sunmaktadır.

    PRP uygulaması üst yüz bölgesinde alın, göz kenarı kırışıklıklarında, gözaltı çökmelerinde, elmacık kemiği çökmelerinde ve sarkmalarında başarı ile uygulanmaktadır.

    Orta ve alt yüz bölgesinde burun kenarı çökmelerinde, çene köşeleri sarkmalarında, gıdı bölgesi sarkmalarında, boyun ve dekolte kırışıklık ve sarkmalarında PRP uygulaması sonucunda etkin sonuçlar alınmaktadır.

    Ayrıca tüm vücut bölgelerinde kol sarkmaları, iç bacak sarkmaları, iç diz sarkmaları, karın bölgesi sarkmalarında PRP uygulaması yapılmaktadır.

    Hamilelik, yaşlılık, güneş sebebi ile oluşmuş cilt lekelerinde ve ciltte oluşmuş skarlar, izler, çatlaklar da PRP uygulaması diğer uygulamaların daha ötesine geçmiştir.

    4-PRP uygulaması hangi bölgelere uygulanır?

    PRP uygulaması

    • Saçlı deride; saç dökülmesi, saç kırıklıkları, cansız kuru ince saçların tedavilerinde

    • Tüm yüz bölgesinde;alın, göz kenarı, burun kenarı kırışıklıklarında, sarkma ve çökmelerde, cilt lekeleri ve izlerin tedavisinde

    • Boyun ve dekolte bölgesinde; kırışıklık,sarkma ve lekelerin tedavisinde

    • Üst kol,karın,iç bacak,diz bölgeleri kırışıklık, sarkma, çatlak ve lekelerin tedavilerinde

    • Tüm vücutta görülen sarkma, çatlaklar,izler,lezyonların giderilmesinde

    başarı ile uygulanmakta, uygulama sonuçları tatmin edici düzeyde bulunmaktadır.

    5-PRP uygulaması nasıl yapılır?

    PRP uygulaması hastadan kan alımı işlemi ile başlar. Hastanın kolundan özel infüzyon seti ile (kan alma seti), 20 cc (yarım çay bardağı kadar)kan özel PRP hazırlama tüplerine alınır.

    PRP hazırlama tüplerindeki kan özel santrifüj işleminden geçirilerek, plateletten zengin plasma kısmı ayrılır.Hastadan alınan 20 cc lik kandan yaklaşık 3 cc plateletten zengin plasma elde edilir.

    Elde edilen plateletten zengin plasma enjektöre çekilerek, mezoterapi de kullanılan ince iğneler vasıtası ile cilt altına uygulanır. Uygulama da cilt ve saçlı deride ihtiyaç olan yerlere dolgu uygulamaya benzer olarak derin deri kısmına ve veya napaj (noktasal küçük dokunuşlar) yöntemi ile derinin yüzeysel tabakasına plasma verilir.

    PRP uygulaması aynı zamanda dermaroller adı verilen(üzerinde çok ince iğnelerin olduğu, kendi etrafında dönen dairesel ürünler) ekipmaları ile birlikte uygulanabilir.Uygulama sonrası yüze maske uygulaması ile PRP uygulamasının etkinliği artırılabilir.

    PRP uygulaması tek başına uygulanabildiği gibi bazı durumlarda, farksiyonel lazer cihazları ile birlikte uygulanarak kırışıklık, cilt sarkmaları çatlak ve lezyonların tedavisinde daha etkili ve hızlı sonuçlar elde edilmesi amaçlanır.Özellikle yüz bölgesi gençleştirme, sarkma ve kırışıklık tedavilerinde, cilt lekesi tedavilerinde, cilt çatlak, skarlar, iz tedavilerinde PRP uygulamasının Fraksiyonel lazer uygulaması ile birlikte yapılması tüm dünya hekimleri tarafından çok başarılı sonuçları nedeni ile önerilmeltedir.

    6-PRP uygulaması güvenlimidir?

    PRP uygulamasında kullanılan infüzyon setleri(kan alma setleri) ve PRP hazırlama tüpleri, sadece bu amaç uygulamalar için üretilmiş olan uygulama setleri şeklinde kullanılır. Uygulama setleri içersinde uygulama sırasında ihtiyaç olabilecek tüm malzemeler bulunmaktadır.

    PRP uygulaması kapalı sistem içersinde hazırlanan plateletten zengin plasma ürünü ile yapılır, yani hastanın kanı dış ortamla ve başka malzemeler ile temas etmez. Hastanın kanı tek kullanımlık steril infüzyon setleri vasıtası ile yine tek kullanımlık steril vakumlu PRP hazırlama tüplerine alınır.

    Santrifüj işlemi sonrası elde edilen plateletten zengin plasma tek kullanımlık steril enjektörlere çekilerek kullanılır.Tüm bu işlemler sırasında hasta kanı ve hazırlanan plasma dış ortamla temas etmez.

    Uygulamalar sonrası kullanılan tüm malzemeler imha edilir.PRP hazırlama setlerinin tekrar kullanılması teknik olarak mümkün değildir.

    PRP uygulaması, yukarıda anlatıldığı gibi kapalı sistem prosedürler ile elde edilen plasma kullanılarak yapıldığı için;

    Uygulamada kan ile hastalık bulaşma riski yoktur. AIDS, Hepatit vb gibi kan ve kan ürünleri ile bulaşan hastalıkların PRP uygulamasında bulaşma riski söz konusu değildir.

    PRP uygulamasında hastanın kendi kanı kullanıldığı için herhangi bir alerjik reaksiyon görülmesi söz konusu değildir.

    7-PRP uygulaması ağrılı mıdır?

    PRP uygulamasında plateletten zengin plasmanın cilt içersine verilirken kullanılan iğneler, mezoterapi uygulamalarında da kullanılan çok ince iğnelerdir. İğnelerin çapları 30G veya 27 G olabilir, uzunlukları değişmekle birlikte 6mm, 16mm veya daha uzun olabilir.

    PRP uygulaması sırasında duyulan ağrı hissi; hastalar tarafından genel olarak ‘’hafif’’ olarak nitelendirilmektedir.

    PRP uygulaması sırasında hastalar ciltlerinde çok ince iğnelerin girişlerini hissedebilmektedirler. Ağrıya duyarlı ve hassas hastalarda, uygulama sırasında ağrı duyusunu azaltıcı önlemler(kremler, soğuk uygulama…) ile duyulan ağrı hissi oldukça azaltılabilmektedir.

    PRP uygulaması sırasında ciltte hafif sıcaklık, hafif yanma hissi ve gerilme hissi duyulabilmektedir.

    8- PRP uygulamasının yan etkileri nedir?

    PRP uygulamasında yan etkiler görülme riski hastanın kendi kullanıldığı için oldukça düşüktür.

    Uygulama iğle ile yapılan uygulamalar grubunda bulunduğu için; iğnenin cilde giriş tekniğine bağlı olarak bazı yan etkiler görülebilir. İğne uygulamasına bağlı olarak bazı noktalarda küçük morarmalar görülebilir, bu morarmalar küçük çaplı olup birkaç gün içersinde tedaviye gerek duyulmadan iyileşir. Morarmaların iyileşme sürecini kısaltmaz için hekim tarafından bazı ürünler önerilebilir.

    PRP uygulaması sırasında ciltte hafif kızarıklık görülür, ciltteki kızarıklık herhangi bir tedaviye gerek duyulmadan 30-40 dk içersinde kendiliğinden kaybolacaktır.uygulama sonrası ciltte hissedilen gerilme hissi 1-2 saat içersinde kaybolacaktır.

    PRP uygulamasında hastanın kendi kanı kullanıldığı için herhangi bir alerjik reaksiyon görülmesi söz konusu değildir.

    PRP uygulaması hekim tarafından yapılması gereken uygulamalar grubundadır.

    9-PRP Uygulaması seans sayısı ve süresi nedir?

    PRP uygulaması estetik yaklaşımla 2 amaca yönelik yapılmaktadır.

    a- Belirlenmiş bir sorunu ortadan kaldırmaya yönelik olarak (ciltte oluşmuş sarkmaların düzeltilmesi, cilt kırışıklıklarının, cilt lekelerinin giderilmesi, skar ve çatlakların giderilmesi, saç dökülmesinin durdurulması, yeni saç gelişimin uyarılması…)

    b- Mevcut durumu korumak, cildin zaman karşısındaki deformasyonunu önlemeye yönelik olarak.

    PRP uygulaması belirli bir sorunu ortadan kaldırmaya yönelik amaçla yapılıyor ise ; genel olarak 1 aylık aralarla 2-3 seans uygulanır.Seanslar sonrasında belirlenmiş sorunlarda gözle görülür iyileşmeler beklenir.

    PRP uygulaması sonrası etkileri uzun süreli olarak devam edecektir, etkilerini devam etmesini ve cildin zaman karşısındaki deformasyonunun önlenmesi amacıyla yılda 1 seans PRP uygulaması önerilir.

    Genel tedavi protokolleri uyarında hastalara sorunların çözümü amacıyla 1 ay aralıklar da 2-3 seans PRP uygulaması sonrası, yılda 1 seans idame PRP uygulaması önerilmektedir.

    10-PRP uygulaması seans ücretleri nedir?

    PRP uygulamasında ücretlendirme seans ücreti olarak belirlenir.

    PRP uygulaması seans ücreti belirlenmesinde; uygulama bölgesinin genişliği ve kullanılan PRP hazırlama seti sayısı önem arz etmektedir. Hastanın ihtiyaçları doğrultusunda 1 PRP hazırlama tüpü kullanılabildiği gibi, bazı hastalarda uygulama bölgelerinin genişliğine göre 2 veya daha fazla sayıda PRP hazırlama seti kullanılabilmektedir. Genel olarak tüm yüz uygulamaları için 1 adet PRP uygulama seti yeterli olmaktadır.

    11-PRP Uygulaması kimlere yapılmaz?

    PRP uygulaması herhangi bir sebepten dolayı kandaki platelet sayısının normal değerlerinin (platelet normal sayıları ortalama 150,000-450,000/ml dir) altında olan kişilere yapılmaz. aynı zamanda kanser hastalarına yapılmaz.

    Pıhtılaşma sorunu olan, kan sulandırıcı ve diğer ilaç alan kişilerin uygulama öncesi ilaç bilgilerini hekime iletmeleri gerekir.

    12-PRP Uygulaması sonrası öneriler

    PRP uygulaması klinik ortamında yapılan uygulamalardır, uygulama sonrası kişi bazı önerilerle sosyal hayatına dönebilir.

    Uygulama sonrasında bölgede kızarıklık ve gerilme hissi olacak, tedaviye gerek duymadan kendiliğinden iyileşecektir.

    PRP uygulaması sonrası bölgeye bazı yatıştırıcı özelliği olan kremler kullanılır. Uygulama bölgesinin 4-6 saat süre ile yıkanmaması, temizlenmemesi önerilir.

    PRP uygulamasında napaj tekniği ve dermaroller kullanım ı sonrası cilt yüzeyinde mikro düzeyde delikler oluşur, uygulama sırasında cilt üzerinde kalan plateletten zengin plasmanın zamanla cildin derinlerine ulaşması için, 4-6 saat cildin yıkanmaması bu sürede plasmanın cildin derinlerine ulaşması amaçlanır.

    PRP uygulama sonrası 12-24 saat makyaj ürünleri kullanılması önerilmemektedir.

    PRP uygulaması sonrası 12-24 saat havuz, denize girilmemesi gereklidir

     

    Haberlerde ara

     

     


    hayati akbaş köşe yazıları
    hülya ettekin
    kariyer başvurusu
    Üyelik girişi 
    Üye ol.
    şifremi unuttum?