SAMSUN TIP MERKEZI
istanbul kliniğimiz
batum kliniğimiz
baku kliniğimiz
stuttgart kliniğimiz
Loading

doğum lekesi

Makalelerde ara

  • DUDAK DAMAK YARIKLARI
  • MEME YOKLUĞU VE ŞEKİL BOZUKLUKLARI
  • ÇENE ŞEKİL BOZUKLUKLARI
  • HİPOSPADİAS
  • EL VE AYAK ŞEKİL BOZ.
  • MEME BÜYÜTME
  • KARIN ESTETİĞİ
  • LİPOSUCTION
  • LAZER İLE HEMANJİOM
  • PEELİNG
  • ESTETİK KAYGILARIN BİR KISMI PSİKOLOJİK MİDİR?
  • PRP HAKIINDA BİLİNMESİ GEREKENLER



  •  DUDAK DAMAK YARIKLARI Estetik Plastik ve Rekonstruktif Cerrahinin ilgi alanına giren önemli konulardan biriside halk arasında tavşan dudak ya da kurtağzı olarak da adlandırılan Yarık dudak damak problemidir. Yarık dudak ya da damak bozukluğu ile karılaşma oranı oldukça sıktır. Yaklaşık her 700 canlı doğumda 1 yarık dudak ya da damak olgusu ile karşılaşılır. Yakın çevresinde bu tür bir durumla daha önce hiç karşılaşmamış aileler bu durumla karşılaştıklarında çok şaşırırlar ve şok yaşarlar. Başlangıçta bu durumu kabullenmekte zorlanır ve kendilerini suçlarlar. Nerede hata yaptık da bu durum başımıza geldi tarzında bir yaklaşım sergilerler. Bu ailelere bu konuda mutlaka ayrıntılı bilgi verilmeli ve ailenin olayı kabullenmesi ve hemen tedavisi konusunda arayışın içerisine çekilmelidir. Bu problem ile doğan çocuklarda her zaman klinik tablo aynı değildir. Klinik tablo yalnızca dudakta hafif bir çentiklenmenin olduğu hafif vakalardan ağız ve burun boşluğunun tamamen tek bir boşluk halinde olduğu ileri düzeyde dudak ve damak yarıklarına kadar değişir. Genellikle dudak ve damak yarığı birlik de görülebilmesine rağmen bazen yalnızca dudak yarığı ya da yalnızca damak yarığı olarak karşımıza çıkabilmektedir.

    Dudak ve damak yarıklı çocuklar mutlaka uygun bir şekilde uzman bir ekip tarafından doğduğu andan itibaren izleme alınmalıdır. Tedavileri aşamalar halinde yapıldığı ve farklı uzmanlık alanlarını içerdiği için ailenin de bu tedavi ekibinin içinde mutlaka yerini alması gerekmektedir. Yarık dudak ya da yarık damaklı çocukların tedavisinin olduğu bunların uygun tedaviler sonrasında tamamen normal bireyler olarak toplumdaki yerlerini almalarına rağmen, eğer tedavileri ihmal edilirse çok önemli sağlık, psikolojik ve sosyal problemlerle karşılaşılabileceği unutulmamalıdır.

    Bu çocuklar mutlaka zamanında ve uzman bir ekip tarafından tedavi edilmelidir. Bu uzman ekip mutlaka bir Plastik Cerrahi uzmanının direktörlüğünde çalışmalıdır. Ekibin Plastik Cerrahi uzmanı dışında diğer üyeleri arasında Çocuk hastaları uzmanı, genetik uzmanı, KBB uzmanı, ortodonti uzmanı genelde yerini alır.

    Tedavi zamanında uygun yapılırsa ileride olması muhtemel bir çok problemin önüne geçilmiş olur. Bu çocuklarda ileride karşımıza çıkabilecek en önemli problem konuşmanın bozuk olmasıdır. Damak yarıklarının eşlik ettiği durumlarda tedavinin amacı düzgün bir konuşma şeklinin elde edilmesidir. Tedavi edilmeyen olgularda konuşma çok zor anlaşılır yada hiç anlaşılamayacak kadar bozuktur. Dudak yarıklarının tedavisini amacı ise özellikle estetik yönden önemlidir. Bu çocukların kendileri ve aileleri bu estetik kusur yönünden etkilenirler. Bu probleme sahip olan çocuklarda psikolojik gelişimde olumsuz yönde etkilenir. Bazen ailelerinde de psikolojik yönden olumsuz etkilenimler olabilir. Bu saydıklarımızın dışında bu çocuklarda beslenmenin yeterli olmaması, gerek ağız ve burun boşluğunun yetersiz gelişimi ve gerekse diş gelişiminin bozuk olması nedeniyle önem taşır. Yine bu çocuklarda orta kulak iltihabı ve işitme bozuklukları, bazı akciğer hastalıkları gibi problemler ortaya daha sık çıkmaktadır.

    Burada saydıklarımızın dışında daha bir çok problemler ihmal edilen damak dudak yarıklı çocuklarda ortaya çıkabilir. Eğer uygun bir şekilde tedavi edilir, aile ve tedavi eden ekip koordineli bir şekilde çalışırsa sonuçları oldukça iyidir ve bu çocuklar yaşıtlarıyla aralarında neredeyse hiçbir fark olmayacak şekilde sosyal hayattaki yerlerini alırlar.

    Yarık dudak ve damak tedavisi ihmal edilirse?

    Bu bozukluklarla doğan çocuklarda Tedavi çok önemlidir çünkü tedavi edilmedikleri zaman bu çocukların fiziki görünümlerindeki bozukluğun onların gelişim evresi sürecinde psikolojileri üzerine de olumsuz etkilerinin olacağı bilinen bir gerçektir. Özellikle okul öncesi dönemde bu çocukların mutlaka tedavileri tamamlanmalı ve görünümler normale yakın hale getirilerek arkadaşları ve toplum içerisindeki pozisyonu güçlendirilmelidir. Unutulmamalıdır ki çocuklar, karşısında gördüğü en ufak bir farklılık ya da hatayı birazda abartarak karşısındakinin yüzüne söylerler. Bu konuda oldukça acımasızdırlar. Bu durumun bu davranışlara muhatap olan çocuklar üzerinde oluşturacağı tahribatı tahmin etmek zor değildir. Yalnızca dudak yarığı olan çocuklarda tedavinin tek amacı fiziki görünümün düzeltilmesi yani estetiktir.

    Çocuklarda Yarık dudak yanında eğer damak da olaya katılıyorsa yani yarık damak da var ise tedavinin amacı estetik olmaktan ziyade asıl amaç fonksiyondur. Damak bütünlüğü eksik olarak doğan çocuklarda asıl üzerinde durulan konu konuşma fonksiyonunun normal gelişimini sağlamaktır. Damak da mevcut olan kemik, kas ve diğer yapıların asıl fonksiyonu konuşmanın düzgün olmasına yöneliktir. Buradaki eksiklikler yeme içme ve beslenme üzerine de olumsuz etkiler içerir. Ayrıca ağız ve burun boşluğunun birbirinden ayrılması bunlarda söz konusu olamadığı için orta kulak iltihabı ve işitme fonksiyonu bozukluklarından diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarına kadar birçok olumsuz duruma zemin hazırlar. Bütün bu nedenlerden dolayı damak yarıklarının olaya katıldığı durumların tedavisi çok daha önemli ve özelliklidir.

    Damak yarıklarının olaya katıldığı dudak damak bozuklukları eğer zamanında ve uygun bir şekilde tedavi edilmezlerse estetik ya da fiziki görünüm bozukluğundan daha da önemlisi birçok kalıcı fonksiyonel bozukluklarla karşılaşabilirler. Bu kalıcı fonksiyonel bozuklukların en önemlileri konuşmanın normal gelişmemesi ve burundan yada genizden konuşmanın çok ağır şekilleri ortaya çıkabilir. Bu çocuklar bazı harfleri kesinlikle söyleyemezler ve neticede konuşmaları neredeyse hiç anlaşılamayacak kadar bozuk olabilir. Konuşmanın bozuk olmasının çocuğun sosyal zekâsı üzerine olumsuz etkisi ve netice olarak sosyal hayatta başarısızlık ortaya çıkacaktır. Konuşmanın bozuk olmasının yanında kulak üzerine olan olumsuz etkiler ve işitmenin yetersiz olması ve kalıcı işitme kayıpları klinik durumu daha da ağırlaştıracaktır. Bu anlattığımız tablo ağır klinik vaka ve ihmal edilmiş olan çocuklarda karşımıza çıkacaktır.

    Yarık dudak ve damaklı çocukların aileleri mutlaka bu konularda bilinçlendirilmelidir. Bu çocukların tedavilerinin ve takiplerinin doğduğu andan itibaren başladığı ve çocuk erişkin hayata gelinceye kadar devam ettiği anlatılmalı ve anlaşılmalıdır. Ailenin tedavideki rolü ve önemi çok büyüktür.

    Yarık dudak ve damak ile doğmuş olan çocuklar eğer uygun bir şekilde takip ve tedavi edilirlerse diğer çocuklardan hiçbir farkı olmadan sosyal hayattaki yerlerini alırlar. Eğer ihmal edilirlerse kendileri, aileleri ve toplum için çok önemli kayıp olurlar.



     MEME YOKLUĞU VE ŞEKİL BOZUKLUKLARIGöğüsler bir kadın için en önemli organlardan birisidir. Dişiliğin en önemli simgelerindendir. Bir kadında göğüslerin olmaması vücut imajı açısından çok önemli bir eksikliktir.

    Göğüsler doğum sonrası ergenlik dönemine kadar herhangi bir gelişim göstermezler. Bu dönemden itibaren dişilik hormonlarının etkisiyle gelişmeye ve normal hacimlerini kazanmaya başlarlar. Genellikle 18 yaşına kadar memeler normal büyüklüklerine ulaşırlar.

    Göğüs gelişiminin normal yada anormal olması kadınlarda psikolojik açıdan son derece önemlidir. Herhangi bir nedenden dolayı yetersiz göğüs gelişimi yada şekil bozukluğuna sahip olan kadınlarda çoğunlukla problemin şiddetiyle doğru orantılı olan bir psikolojik rahatsızlık söz konusudur. Bu problem yine kıyafet seçiminde sosyal yaşantısında kişiler için bir stres kaynağıdır.

    Meme yokluğu yada şekil bozuklukları nedenleri ;

    1- Doğuştan olan nedenler,

    2- Sonradan ortaya çıkan nedenler olarak ayrılabilir.

    Doğuştan bu problemlere sahip olan kız çocuklarında problem çok değişik şekillerde kendisini gösterebilir yada ergenlik dönemine kadar bu durum hiç fark edilemeyebilir.
    Meme başının her bir memede birden fazla olması, yada meme başı bölgesinin olması gerektiği yerin dışında başka bir lokalizasyonda olması, koltuk altı yada kasık gibi, muhtemel sorunlar olarak karşılaşılabilir. Memelerden birisinin yada ikisinin olmaması, gelişmemesi, yada şeklinin normalden farklı olması yine karşılaştığımız problemlerdendir.

    Sonradan farklı nedenlerle de meme şekil problemleri ortaya çıkabilir. Bu problemlerden en sık karşılaşılanlar kız çocuklarında meme bölgesinde özellikle bilinçsiz kimselerce yapılan süt boşaltmalar, abse boşaltmalar, enfeksiyonlar, meme bölgesini etkileyen yanıklar ve travmalar.

    Hangi nedenle ortaya çıkmış olursa olsun meme de meydana gelen bir şekil bozukluğu yada gelişim eksikliği mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Estetik Plastik ve Rekonstruktif Cerrahinin de en sıklıkla uğraştığı ve tedavi ettiği problemlerdendir.

    Meme yokluğu yada şekil bozukluğu durumunda tedavi yöntemleri nelerdir?
    Mevcut probleme göre tedavi prensipleri ve yöntemleri değişir. Meme yokluğu tek taraflı yada iki taraflı olarak söz konusu olduğunda yapılacak işlem genellikle meme protezi kullanımıdır. Protezler kullanılarak göğüsler normal şekil ve büyüklüğüne getirilir.

    Göğüslerden birisinde yada her ikisinde farklı natürlerde şekil bozukluğu olduğunda problemin şekli ve şiddetine göre uygulanacak olan tedavi yöntemi farklı olacaktır. Normalden büyük olan göğüslerde küçültme işlemi yapılırken normalden küçük göğüslerde büyültme işlemi yapılacaktır. Her iki göğüsten yalnızca birisinde problem olduğunda problemli olan göğüs normal olan göğse cerrahi olarak benzetilmeye çalışılır.

    Sonuç: Göğüs gelişim problemi olan kadınların ve ergenlik dönemini tamamlamış genç kızların yapması gereken şey ilk iş olarak bir Estetik Plastik ve Rekonstruktif Cerrahi uzmanına müracat etmektir. Plastik Cerrahi uzmanı gerekli muayene ve tetkik işlemlerini tamamladıktan sonra gerek görürse ilgili diğer, Endokrinoloji yada Jinekoloji gibi, branşlardan da değerlendirme isteyebilir. Eğer herhangi bir hormonal yada ileri tetkik gerektiren başka bir problem sözkonusu değilse probleme yönelik olarak tedavi planlamasını yapacaktır. Günümüzde gelişen tıbbi ve teknolojik birikim sayesinde son derece başarılı ve tatmin edici sonuçlar elde edilebilmektedir. Ameliyat ile elde edilen sonuçlar oldukça yüz güldürücüdür.

    Bu konuda ayrıntılı bilgi için mutlaka Plastik Cerrahi uzmanlarına müracat edilmelidir.



    ÇENE ŞEKİL BOZUKLUKLARI

    Çenelerimiz belki farkında değiliz ama günlük hayatımızda yaptığımız birçok faaliyetin olmazsa olmaz parçalarındandır. Yeme, içme, konuşma, duygularımızı ifade etmede yardımcı olma gibi birçok fizyolojik ihtiyaçların giderilmesinde çenelerimizi kullanmak zorundayız. Çene dendiği zaman tabiî ki kemik ve diğer yumuşak dokular birlikte değerlendirilir ama esas iskelet parçasının sorunları, neticede dışarıya olan yansıması nedeniyle son derece önemlidir.

    Çene bölgesi aynı zamanda insan yüzünün estetik görüntüsüne en fazla katkı yapan bölgelerinden birisidir. Çene alt ve üst olmak üzere 2 kısımdan oluşmakta olup üst çene hareketsiz olarak orta yüz bölgesinin ve kafatasının ilgili kemiklerine tamamen kaynaşmış durumdadır. Üst çene bu nedenle bağımsız olarak hareket kabiliyetine sahip değildir.

    Alt çene ise tek bir parça kemiğin çok özel bir yapılandırma ve şekilde diğer baş ve yüz kemiklerine monte edilmesiyle yukarıda sayılan görevlerin yerine getirilmesinde çok önemli bir rol oynar. Asıl hareketli olan alt çenedir.

    Kısaca çene bölgesi gerek yaptığı ya da katıldığı fonksiyonları itibariyle, gerekse yüzün estetik görüntüsüne olan katkısı nedeniyle son derece önemlidir.

    Birçok nedenden dolayı insanlarda çene gelişimi olumsuz olarak etkilenebilir ve neticede çenede farklı şekil bozuklukları ortaya çıkabilir. Bu nedenler arasında;

    Ailesel nedenler,

    Genetik problemler nedeniyle farklı bozuklukları birlikte olduğu durumlar,

    Gebelik sırasında annenin geçirdiği hastalıklar yada alkol vs gibi nedenler,

    Doğum sırasında yada hayatın sonraki dönemlerinde çene bölgesine travma, enfeksiyon…vs en sık akla gelen nedenler arasındadır.

    Bu nedenler dışında çene gelişimin tamamlandığı 18-20 yaş sonrası dönemlerde karşılaşılan yüz yaralanmaları, kazalar, ateşli silah yaralanmaları, çenenin yine enfeksiyonları, kistleri, tümör yada kanserleri vs çenenin hem estetik ve hem de fonksiyonel problemlerini ortaya çıkarır.

    Bazen de kişilerin yüz üzerinde başka bir bölgesinin estetik yönden değerlendirilmesi sırasında çene bölgesinde bazı estetik kusurlar ortaya çıkarılabilir. Örneğin burun estetiği olmak amacıyla estetik plastik cerrahi kliniklerine müracaat eden bir çok kimsede uzman hekim yaptığı değerlendirme sonrasında problemin yalnızca burunda olmadığını aynı zamanda çenenin de estetik anlamda bir probleme sahip olduğunu ortaya koyabilir.

    O ana kadar çenesindeki problemin hiç farkında olmamasına rağmen plastik cerrahi uzmanının fark etmesiyle çenedeki estetik kusur fark edilir ve çoğu zamanda hasta ikna edilerek estetik burun operasyonu ile birlikte bir estetik çene operasyonu da beraberinde yapılır. Böylece yalnızca bir estetik burun operasyonu ile elde edilen pozitif kozmetik sonucun ötesinde çok daha iyi bir sonuç elde edilir ve kişinin yüzünde ortaya çıkan değişiklik hem hasta ve hem de plastik cerrahi uzmanı açısından çok daha tatmin edici olur.

    Çene bölgesine yapılan estetik yada fonksiyonel amaçlı cerrahi müdahalelerin şiddeti ve uzunluğu problemim şiddeti ile doğru orantılı olup, bazen yalnızca bir miktar yağ yada doku kokteyli enjeksiyonu ile çok kısa sürede tatmin edici sonuçlar alınabilir. Yalnızca birkaç mm lik çenenin dolgunlaştırılmasını gerektiren küçük problemlerde sorunun çözümü oldukça kolay ve kısa sürede yapılabilmesine rağmen daha komplike ve her iki çenenin de müdahalesini gerektiren durumlarda operasyon süresi çok daha uzun ve operasyonda o oranda komplike olabilir. Mevcut her problemin tedavisi farklı bir yaklaşımı gerektirir.

    Çenesinde estetik yada işlevsel anlamda problemi olan kimselerin mutlaka bir estetik plastik cerrahi uzmanına müracat ederek ayrıntılı bilgi almasında yarar vardır. Bazen problemlerin çözümünde yalnızca plastik cerrahi değil aynı zamanda diş hekimliği ve ortodonti gibi farklı branşlarında tedavi sürecine katılması gerekli olmaktadır.    




    HİPOSPADİASEstetik Plastik ve Rekonstruktif Cerrahinin uğraşı alanlarından biriside genital bölge anomalileri olarak bilinen cinsel organ gelişim problemleridir. Gerek kız ve gerekse erkek çocuklarda doğuştan mevcut olan birçok cinsel organ oluşum ve gelişim problemleri mevcut olabilir. Bu problemlerden bir tanesi de erkek çocuklarda görülen ve tıbbi dilde hipospadias olarak bilinen durumdur.

    Halk arasında peygamber sünneti olarak bilinen durum erkeklerde sık olarak karşılaşılan ve doğumsal olarak görülen bir problemdir. Bu probleme sahip olan erkek çocuklar doğduklarında, normalde penislerinin en uç kısmında olması gereken işeme deliği (urethral açıklık), penis alt yüzünde daha gerilerde bir yerde bulunur. Olayın şiddetine göre bu açıklığın yeri çok gerilere gider ve hatta çok ileri durumlarda açıklık testis torbası üzerinde bir yerde olabilir.

    Netice olarak bu probleme sahip erkek çocuklar ayakta karşıya doğru idrar yapma yani işeme fonksiyonunu yapamazlar ve oturarak işemek zorundadırlar. Bu durum ise bu çocuklarda diğer arkadaşları gibi işeyememe nedeniyle utanmaya ve erkeklik duygusunda zedelenmeye neden olur. Yine bu çocuklarda eğer zamanında ve uygun bir şekilde tedavi edilmezlerse erişkinlik döneminde cinsel fonksiyonlarını yerine getirmekte sıkıntılara yol açabilir.

    Bu tür problem ile doğan erkek çocuklarda problemin tanısı doğar doğmaz hekim tarafından konabilmesine rağmen bazen özellikle hafif şiddetteki durumlarda gözden kaçabilir ve ailede durumu fark edemeyebilir. Bu durumlarda genellikle sünnet derisi de yeterince gelişmemiş ve eksik olduğu için halk arasında doğuştan sünnetli ya da peygamber sünneti şeklinde adlandırılıp ihmal edilebilmektedir. Bu şekilde olayın ihmal edilmesi ve farkına varılamaması sonucunda çoğunlukla aileler bu çocukların zaten çok az gelişmiş olan sünnet derisini de sünnet ettirmekte ve ileride bu çocukların tedavisi sırasında çok faydalı olabilecek bir dokunun da zayi olmasına neden olabilmektedir.

    Bu şekilde bir problemin erkeklerde görülme sıklığı yaklaşık 300 canlı erkek doğumunda bir olup niçin meydana geldiği konusunda çeşitli etkenler suçlamaktadır. Bu olaya sebep olan faktörler olarak

    1- Genetik ve ailevi nedenler,

    2- Hormonal nedenler,

    3- Çevresel faktörler, olarak belirtilmektedir.

    Her ne sebeple oluşmuş olursa olsun bu şekilde bir probleme sahip olan çocuklar bu problemin yanında çocukta başka bir problemde var mı diye araştırılmalıdır. Bu problem ile doğan çocuklar fark edilir fark edilmez mutlaka bir Plastik Cerrahi, Çocuk Cerrahisi yada bir Üroloji uzmanına muayene ettirilmeli ve bundan sonraki takip ve tedavileri de aynı ekip tarafından yönlendirilmeli ve yapılmalıdır. Muayene eden hekim mutlaka ileri tetkik ve inceleme sonrasında, ek başka bir problemin var olup olmadığını ve eğer mevcutsa bu problemlerinde teşhis ve tedavisini temin edecektir.

    Hipospadias adı verilen bu durumun tedavisi erkek çocuklar için son derece önemli olup mümkünse 1 yaş civarında bu tedavi yapılmalı ve çocuğun bu problemin oluşturacağı fiziksel ve ruhsal travmayı yaşaması engellenmelidir. Yapılacak olan tedavi cerrahi bir tedavidir ve yapılan cerrahi müdahale ile idrar yolu açıklığı olması gereken yere yani penisin uç kısmına taşınır.

    Penis erkek çocuklar için hem fonksiyonel açıdan ve hemde estetik açıdan son derece önemli bir organ olup bu şekilde problem ile doğmuş erkek çocuklara sahip olan aileler bu durumu kesinlikle ihmal etmemelidirler.



    EL VE AYAK ŞEKİL BOZ.Estetik Plastik ve Rekonstruktif Cerrahinin uygulama alanlarından biriside el ayak bölgesindeki şekil bozuklukları, yapışıklıklar vs dir.

    Bu şekil bozukluklarının en azından sık bilinenlerini sıralayacak olursak;
    Parmaklarda öne yada arkaya, sağa yada sola çekilmeler (kontraktürler),
    El ayak yada parmaklarda aşırı büyümeler (jigantizm)
    El ayak yada parmaklarda gelişim yetersizlikleri (hipoplazi)
    Parmakların sayısının normalden az yada fazla olması (oligo yada polidaktili, dublikasyon))
    Parmakların birbirinden çok ayrık olması, yarık el ayak yada parmak (kleft)
    Parmakların birbirine yapışık olması (sindaktili)
    Parmaklar arasında yanık nedeniyle ortaya çıkan yapışıklıklar, kopmalar vs.
    El ve ayak bölgesine duyu yada motor fonksiyon sağlayan sinirlerden kaynaklanan problemler.
    El ve ayak bölgesinde tümör tedavisi sonrası gelişen şekil bozuklukları.
    Doğuştan el ve ayak bölgesinde ortaya çıkan eksiklikler, şekil bozuklukları (farklı konjenital anomaliler)

    El ve ayak bölgesinde görülen problemler doğuştan ya da hayatın sonraki bir aşamasında ortaya çıkabilir. Bu bölgede ortaya çıkan sorunlar estetik yönden problem oluşturduğu gibi ondan daha da önemlisi el ve ayakların normal görevlerini yerine getirememe gibi sorunlara yol açar. El ve ayakların insan hayatında ne derece önemli uzuvlarımız olduğunu anlatmaya gerek yoktur. Bu bölgelerde ortaya çıkan anormalliklerinde günlük yaşantıda ortaya çıkaracağı sıkıntılar oldukça fazladır.

    El ve ayak bölgelerinde görülen şekil bozukluklarının hayatın doğumdan sonraki aşamalarındaki nedenleri arasında; geçirilen kazalar ya da ateşli silah yaralanmaları, yanıklar, tümörler ve tedavisi sonrası nedenler ilk akla gelenleri olup birçok neden bunlara ilave edilebilir.

    Bu bölgede ki şekil bozukluklarının nedeni ister doğuştan olsun isterse sonradan ortaya çıkmış olsun tedavisi son derece önemlidir.

    Hem fonksiyon açısından hem de estetik açıdan eğer mümkünse bu problemler mutlaka düzeltilmelidir.
    Yukarıda sayılan ya da burada ifade edilmemiş el problemlerinin tedavisi bazen kolay ve tatmin edici olmasına rağmen bazen de oldukça zor ve en azından şimdilik imkânsızdır.

    Kendilerinde ya da bir yakınında bu şekilde problemleri olan kimselerin yapması gereken şey mutlaka bu konularda deneyimli bir Estetik Plastik cerrahi ya da Ortopedi uzmanına müracat ederek tedavi sürecini başlatmaktır.

    Yukarıda bir kısmını saydığımız el ve ayak bölgesi şekil bozukluklarının her birisinin tedavi protokolü, tedavi zamanlaması vs birbirinden farklı olabilir. En azından tedavi sürecinde bir gecikmeyi engelleyerek ileride belki de telafisi çok daha zor olacak sonuçların ortaya çıkması engellenebilir.

    Sonuç:

    Ellerimiz ve ayaklarımız bizi hayata ve yeryüzüne bağlayan ana uzuvlarımızdandır. Bu bölgede var olan ya da ortaya çıkan problemler günlük yaşantımızı olumsuz etkileyecektir. Zamanında yapılan uygun tedavi yöntemleriyle bu olumsuzlukları en azından azaltmak mümkün olacaktır. Hangi problemde ne tür tedavi yöntemleri uygulanır şeklindeki soruların cevabını en doğru bir şekilde problemi muayene eden uzman hekim verecektir.



     MEME BÜYÜTME Memeler kadının beden görünümde fiziği tamamlayan çok önemli hem fonksiyonel ve hemde estetik önemi olan aksesuar yapılardır. Omuz genişliği, göğüs çevresi, bel ve kalça çevresi ölçümlerinde meme hacmi önemli bir yer tutar . Bu ölçümler içinde meme hacmi küçük olduğu zaman vücut kontur görünümü eksik kalır . Memeler, yapısal olarak değişik nedenlerle küçük olabilir. Biri diğerinden daha küçük, asimetrik olabilir. Doğumsal olarak bir tanesi hiç olmayabilir. Her iki memenin eşit hale getirilmesi ya da hacminin arttırılması için, günümüzde, silikon protezler dışında başka seçenek yoktur. Kişinin kendi dokuları ile meme büyütme ameliyatları denenmiş, ancak sonuç vermemiştir. her ne kadar son zamanlarda yağ enjeksiyonları yada vakumlu sistemlerle meme büyültme konusunda çalışmalar olmasına rağmen henüz yaygın kabul görmemiştir. Meme protezlerinde esas madde protezin dış yüzeyinde yer alan silikondur. Sadece dolgu maddesi farklı olabilir. Her protezin kendine göre avantaj ve dezavantajları mevcuttur. Bunlar ameliyattan önce detaylı olarak konuşulmalı ve hangisinin kullanılacağına birlikte karar verilmelidir.

    1960´lı yıllarda kullanılmaya başlanan silikon protezler günümüzde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Silikon içeren ürünler kozmetik sanayide ve tıpta başka amaçlarla da kullanılmaktadır Meme protezleri ,meme şeklinde hazırlanmış balona benzer yapılardır. Yuvarlak ve anatomik denilen damla şeklinde olanları mevcuttur . Kadının memesindeki duruma uygun olarak bunlardan biri seçilir Balon kısmı silikondan yapılmıştır; vücuttaki dokulara uyum sağlaması için protezin yüzeyi pürtüklü olarak üretilmiştir. Balonun içini dolduran maddeler farkı olabilir.

    Protez konulacak hastalarda , ameliyattan önce mamografi ve gerekirse ultrasonografi adı verilen radyolojik tetkikler ile meme dokusu değerlendirilir. Her ameliyatın genel veya kendine has riskleri vardır. Meme bölgesinde ödem ve ağrı ameliyat sonrası görülen yakınmalardır. Ameliyata bağlı kanama ve enfeksiyon nadir görülen durumlardır. Bazı hastalar ameliyattan sonra meme başlarında artan veya azalan duyarlılıktan ya da kesi çevresinde hissizlikten şikayet ederler. Bu genellikle geçicidir. Protezi yırtılması nadir bir durumdur, araç içi trafik kazalarında olduğu gibi sıkışmalarla, yüksekten düşmelerle ve delici alet yaralanmaları ile ortaya çıkabilir. Mamografi tekniklerindeki gelişmeler ve MR´ın (magnetik rezonans görüntüleme ) meme incelemesinde kullanılması ile protezli memelerin değerlendirilmesi rahatlıkla yapılabilmektedir. Meme protezi olan kişiler meme muayenesi amacıyla doktora gittikleri zaman doktoru mutlaka bu konuda bilgilendirmelidirler.

    Meme büyütme ameliyatına karar vermeden önce , sizi rahatsız eden kusurunuzu ve ameliyattan beklentinizi açıkça doktorunuza söylemeniz,seçilecek protezi,protezin hangi kesiden konacağını, anestezi tipini, ameliyatın erken ve geç sonuçlarını tartışmanız gereklidir.

    Ameliyat genel anestezi ile hastane koşullarında ameliyathanede yapılır .1-1. 5 saat sürer .Protezin konabilmesi için açılan yere göre iz bırakır .Meme altı kıvrımı, koltukaltı. meme başı kenarından girilebilir .Son zamanlarda göbek çevresinden girilerek konduğu bildirilmiştir .Ancak bu yöntem henüz kabul görmemiştir .Giriş yeri neresi olursa olsun iz bırakır .Bunlar başlangıçta belirgin, zamanla belli belirsiz hale gelen izlerdir .Protez meme dokusu arkasına yada göğüs kasının arkasına yerleştirilebilir . Her uygulamanın da avantaj ve dezavantajları vardır , bu ayrıntı da ameliyattan önce değerlendirilmelidir.

    Hasta 3-4 gün içinde işine dönebilir. 2 ay ağır sporlardan uzak durması sağlık verilir . Protezle meme büyütme ameliyatı, genel olarak iyi ve kalıcı sonuç veren, kişinin ve eşinin ruh sağlığını olumlu yönde etkileyen, onları yaşama daha bağlı hale getiren bir Estetik Cerrahinin en yüz güldürücü ameliyatlarından birisidir.



     KARIN ESTETİĞİ

    Karın bölgesinin fonksiyonları nelerdir?

    Karın bölgesi içerdiği kas ve diğer destek dokuları vasıtasıyla ayakta dik durmamızı, düzgün yürümemizi, cisimleri rahat kaldırmamızı sağlayan, anatomik görünümüyle de güzel bir vücut imajının tamamlayıcı bir parçasıdır.

    Karın estetiği nedir?

    Estetik bir operasyonla karın bölgesinin eski düzgün, gergin ve güzel görünümünü yeniden kazandırmak amacıyla yapılan cerrahi bir işlemdir.

    Karın da şekil bozukluğu nedenleri nelerdir?

    Gövdemizin ön-alt kısmını oluşturan karın bölgesi doğumlar, kilo alıp vermeler, yaşlanma vb nedenlerle deforme olabilirler. Genetik-yapısal farklılıklardan dolayı ortaya çıkan şekil bozuklukları herkeste farklı olmaktadır. Her ne sebeple oluşursa oluşsun karın bölgesinde oluşan sarkmalar, çatlaklıklar ve diğer kusurlar özellikle kadınlarda, fakat daha az sıklıkla olmakla birliktede erkeklerde de estetik sorunlara yol açar. Kişi artık vücudunu beğenmemeye aynada kendisini görmekten rahatsızlık duymaya başlar.

    Estetik karın ameliyatını kim yapar ve nerede yapılır?

    Bu ameliyatın mutlaka bir Plastik Cerrah tarafından yapılması gerekir. Başka branştan meslektaşlarımızın bu operasyonu yapması hem tıbben doğru değildir ve hemde etik değildir. Ameliyatın mutlaka hastane ortamında ameliyathanede yapılması gerekir.

    Operasyonun süresi nedir ve hastanede kalmayı gerektirir mi?

    Operasyon yaklaşık 2-4 saat kadar sürer ve en az 1 gün hastanede kalmayı gerektirir.

    Ne tip anestezi altında uygulanır?

    Operasyon genel anestezi altında yada spinoepidural anestezi altında yapılabilir. Spinoepidural anestezi sırasında hasta uyanık olup hiç ağrı hissetmez. Anestezinin seçiminde cerrahın ve hastanın tercihleri dikkate alınır.

    Estetik karın ameliyatı yapılırken, karında yada göbekte fıtık problemi de varsa aynı anda düzeltilebilir mi?

    Evet. Karın estetiği cerrahisi sırasında önceki doğumlara vs bağlı karın bölgesindeki fıtıklaşmalar rahatlıkla düzeltilebilir.

    Yaş sınırlaması var mıdır?

    Cerrahiye engel bir sağlık problemi olmayan kadın erkek herkese eğer karın germeyi yada estetiğini gerektirecek bir problemi varsa bu işlem yapılabilir.

    Ameliyat öncesi hazırlıklar nelerdir?

    Rutin ameliyat öncesi tetkik ve tahlilleri yapılır. Hasta ameliyata aç olarak gelir. En az 10 saat öncesinden yeme içme kesilir. Sigara içiyorsa bırakır. Aspirin türü kanamayı artırıcı ilaç kullanıyorsa doktorunu önceden bilgilendirir ve bırakır

    Ameliyat sonrası normal hayata ne zaman dönülebilir?

    Ameliyat sonrası 2-3 hafta içerisinde normal yaşantıya dönülebilir. 2 ay içerisinde sportif faaliyetlere başlayabilir.

    Estetik karın ameliyatları risklimidir?

    Tecrübeli ellerde risk oldukça düşüktür, ama yinede bir operasyon, olup her operasyonda oluşabilecek enfeksiyon, kanama, normalden fazla yara izi vs ender de olsa oluşabilir

    Ameliyatın maliyeti?

    Maliyet ameliyatı yapan cerraha, anestezinin tipine, ameliyatın yapıldığı hastane ortamına göre değişebilir. Bizim önerimiz: Her ne sebeple oluşursa oluşsun karın bölgesinde oluşan gevşeme, sarkma ve çatlaklıklar özellikle kadınlarda çok önemli bir estetik kusur olarak ortaya çıkar. Vücut imajı bozulur ve kişinin kendine olan güveni kaybolur. Kişi istediği kıyafeti giyemez ve eşinin yanında kendisini rahat hissetmez. Karın germe ameliyatı gerçekten sonuçları oldukça yüz güldürücü olan estetik ameliyatlardan olup ihtiyaç hisseden herkes bu operasyonu rahatlıkla yaptırabilir. En ince ayrıntıya kadar cerrahınızla görüşmenizi ve tatmin olmanız halinde operasyonu yaptırmanızı öneririz.




    LİPOSUCTION

    Liposuction yöntemiyle yağ alma ve vücut şekillendirme en sık yapılan estetik operasyonlardan birisidir. Kilo alma, doğumlardan sonra, yada yapısal nedenlerle vücudun bazı bölgelerinde normalden daha fazla yağ birikmesi ve tümseklikler ortaya çıkabilir. Bazen kişi normalden daha zayıf olmasına rağmen bazı bölgelerindeki çıkıntılı ve tümseklikler belirgin olabilir ve estetik açıdan rahatsız edici bir durum olarak karışımıza çıkabilir.

    Liposuction yada vakumla yağ alma yöntemi çok eskilerden beri bilinmesine rağmen özellikle 1960’lı yıllardan sonra dahada populer hale gelmiştir. Bu yöntemin uygulanması için en uygun vakalar kilo fazlalığı olmamasına rağmen vücudun belli bölgelerinde yağ fazlalığına bağlı vücut şekil bozukluklarıdır. Bazen kilo fazlalığı olan kimselerde bu işlem yapılabilir ve hatta kişiyi zayıflatmak amacıylada bu yöntemi uygulayan estetik cerrahlar olmuştur. Bize göre bu yöntemin uygulanması için en uygun hastalar ise genç ve orta yaşlı derisi henüz gerginliğini koruyan ve genellikle vücudun belli bölgelerinde yağ toplanmaları olan bayan ve erkek hastalardır.

    Liposuction yöntemiyle vücutta hemen her bölgeden yağ alma ve şekillendirme yapmak mümkündür. Yüz bölgesi, boyun bölgesi, göğüs bölgesi ve memeler, karın bölgesi ve basenler, sırt bölgeleri, kalçalar, uyluklar, bacaklar ve kollar sıklıkla liposuction yapılan bölgelerdir.

    Liposuction yöntemiyle vücut şekillendirme hem kadınlarda ve hemde erkelerde yapılmasına rağmen olguların % 90 kadarı kadınlardır ve daha ziyade genç ve orta yaş cilt gerginliği iyi olan kadınlardır. Kadınlarda yağ dağılımı özelliği, yapısal ve hormonal farklılıklar ve doğumlar sonrası yeterli kilo verememe nedeniyle liposuctiontion ihtiyacı erkeklerden daha fazladır.

    Erkeklerde de özellikle bir miktar yada fazla oranda kiloları olan yada uzun süreli alkol kullanımı olan erkeklerde gerek karın bölgelerinde ve gerekse göğüs üst kısımlarında memeler civarında normalden fazla yağ toplanması ve jinekomasti ortaya çıkabilmektedir. Bu durumların tedavisinde de liposuction son derece faydalı ve etkili bir yöntemdir.

    Liposuction ile yağ alma işlemi yapılacak alanın büyüklüğüne ve hastanın tercihine göre lokal anestezi ile yada belden uyuşturma ile (spinal yada epidural anestezi) veya tamamen uyutularak genel anestezi altında yapılabilir.

    Liposuction yaparken yalnızca birkaç milimetrelik küçük delikle ve genelliklede gizlenebilir yerlere denk getirildiği için neredeyse hiç iz kalmaz. Uygulama sonrası bir süre korse kullanılması son derece yayarlı olur. Genellikle küçük ve orta büyüklükteki olgularda hastane yatışı gerekmez ya da en fazla 1 gece yatarlar.

    Liposuction işleminin maliyeti uygulamanın genişliğine, anestezinin tipine, yapan cerraha ve uygulama yapılan ortama göre farklılıklar gösterebilir.

    Yan etkileri nadiren olabilmesine rağmen en önemli komplikasyonları; sonuçtan tatmin olmama, enfeksiyon, çoğunlukla gecici sinir uyuşuklukları, tekniğe uygun yapılmayan olgularda pürüzlülük şeklinde kendini gösterebilir.

    Sonuç: Liposuction ile vücut şekillendirme ve yağ alma günümüzde en etkili ve sonuçları en iyi olan yöntemdir. Hiçbir yöntemle aynı düzeyde başarı elde etmek mümkün değildir. Deri esnekliğinin devam ettiği, diyet ya da sportif faaliyetlerle ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı, bölgesel yağ toplanması olgularında en etkili tedavi olup bazen genel olarak vücut ağırlığı azaltılması ve şekillendirilmesi amacıylada kullanılabilmektedir. Gerçek endikasyonları olan hastalarda bizim rahatlıkla önerdiğimiz bir yöntemdir. Uygulama öncesi uygulamayı yaptıracak kimse ve Plastik Cerrah ayrıntılı bir şekilde görüşmeli ve 2 tarafta mutabık kalmalıdır. Uygulamayı yaptıracak kişi bilinçli ve beklentileri gerçekçi olmalı, operasyonu yapacak Plastik Cerrah ise hastasına güven vermelidir.




     LAZER İLE HEMANJİOM

    Hemanjiomlar çoğunlukla doğuştan olmasına rağmen bazen de hayatın başka bir safhasında ortaya çıkan içerisi damarsal yapılar ile dolu kitlelerdir.

    Doğuştan damarsal kitlelerin adlandırılması yada sınıflandırılması farklı şeklilerde olmasına rağmen okuyucuların kafalarının karışmaması amacıyla hepsine birden hemenjiom demeyi daha uygun buldum.

    Hemanjiomlar vücudun hemen her bölgesinde ve hatta iç organlarımızın içinde bile bulunabilmesine rağmen çoğunlukla baş ve boyun bölgesinde karşımıza çıkarlar.

    Bu lezyonlar çoğunlukla kırmızı renkli ve deriden kabarık şişlikler şeklinde karşımıza çıkabilmesine rağmen bazen deri ile aynı seviyede yada farklı renk ve yapılar şeklinde de karşımıza çıkabilmektedir.

    Özellikle doğum aşamasında karşımıza çıkan yada doğumdan sonraki günler yada haftalar içerisinde karşımıza çıkan hemenjiom yani kırmızı kitleler zaman zaman bebeklerin yada çocukların görünümlerini bozmaları yanında onların yeme içme, görme, nefes alma, işitme gibi fonksiyonlarını da olumsuz yönde etkileyebilirler.

    Bazen de hiçbir fiziksel rahatsızlığa yol açmamalarına rağmen yalnızca görünümleri nedeniyle estetik açıdan bu çocukları yada onların ailelerini rahatsız edebilirler.

    Hemanjiomlar şişlikleri, yada kırmızı şarap lekesi olarak da adlandırılan düz hemenjiom lekeleri lazer tedavisinden oldukça yarar gören problemlerdir.

    Özellikle;

    Pulsed Dye Lazerler,

    Nd Yag Lazerler,

    Bu problemlerin tedavisinde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

    Tedavi seanslar şeklinde yapılmaktadır,

    Ortalama ayda 1 kez olmak üzere 5-10 seans lazer uygulaması tatmin edici sonuç almak için gerekli olmaktadır.

    Lazere başarılı cevap verme konusunda uygulanan lazer ve uygulayan plastik cerrahi uzmanı yada Dermatoloji uzmanının deneyimi yanında hastanın sahip olduğu bu hemenjiom dokusunun histolojik yani yapısal özellikleri de etkili olmaktadır.

    Sonuç;

    Hemanjiom nedeniyle tedavi araştıran kimselerin bilmesi gereken şeylerden biriside bu problemlerin tedavisinde lazerlerinde oldukça yararlı olduklarıdır.

    Özellikle seçilmiş olgularda kullanıldıklarında diğer hiçbir tedavi yöntemi ile elde edilemeyecek başarılı ve yüz güldürücü sonuçlar elde edilecektir.

    Elbette ki çok daha ayrıntılı bilgiler hekim ile direkt görüşmede hekim tarafından hastaya yada ailesine verilmesi gerekir.




     PEELİNG Peeling derinin yüzeysel tabakasının çeşitli kimyasal maddeler kullanılarak soyulması ve bu soyulan derinin yerine daha düzgün, pürüzsüz ve lekesiz bir cildin ortaya çıkmasıdır.

    Gerek Plastik cerrahi uzmanlarınca ve gerekse Dermatoloji uzmanlarınca zaman zaman endikasyonu olan kimselere uygulanmakta olan kimyasal peeling yöntemi uygun hastada ve uygun kimyasal formüller kullanıldığı takdirde oldukça iyi ve yüz güldürücü sonuçlar vermektedir.

    Kimyasal peeling işlemi kimlere uygulanmaktadır?

    Yaşlanmaya bağlı olarak özellikle yüz bölgesinde ortaya çıkan yaşlılık lekeleri, uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmaya bağlı olarak yine özellikle yüz bölgesinde ortaya çıkan güneş lekeleri sıklıkla karşılaşılan problemlerden olup bunların tedavisinde kimyasal peeling özellikle yararlı olmaktadır. Yine bir çok nedenlerle ortaya çıkabilen yüz bölgesi lekelenmelerinin dışında yüz bölgesinde ortaya çıkan ince kırışıklıkların tedavisinde de oldukça yüz güldürücü sonuçlar verebilir.

    Kimyasal peeling işlemlerinin çeşitleri var mıdır?

    Evet. Kimyasal peeling işlemleri ana hatlarıyla 3 sınıfa ayrılarak incelenebilir.

    1- Yüzeysel kimyasal peeling: düşük asit konsantrasyonu içeren solüsyonlarla yapılan kimyasal peeling işleminde peeling işlemi hafiftir. Güzellik merkezlerinde ve salonlarında doktor dışında bu konuda deneyimli uzman personel tarafından da yapılabilir. İşlem sonrası yüz bölgesinde çok bariz bir değişiklik olmaz ve kişi hemen normal yaşantısına ve faaliyetlerine dönebilir. Haftalık seanslar halinde 4 yada 8 seans uygulanabilir. Derinin yüzeysel tabakasında çok yavaş bir dökülme ve yenilenme oluşur.

    2- Orta derinlikte kimyasal peeling: Daha yüksek asit konsatrasyonu içeren solüsyonlarla yapılır. Uygulama sonrası hemen yüz üzerinde renk değişikliği ve yanık oluşur. Uygulama sonrası kişinin birkaç gün ev istirahati zorunludur. Yüzünde oluşan yüzeysel yanığın kabul edilebilir seviyeye gelmesi için 3-5 gün gerekir. Kabukların dökülmesi ile daha düzgün ve lekesiz bir cilt ortaya çıkar. Kırmızılığın tamamen geçmesi ise haftalar alabilir ama normal yaşantısını etkilemez. Bu şekilde bir peeling işlemi mutlaka bir Plastik cerrahi uzmanı yada Dermatoloji uzmanınca yapılmalıdır.

    3- İleri düzeyde kimyasal peeling: Çok kuvvetli ve yüksek konsantrasyonlu asidik solüsyonlarla yapılan peeling işlemidir. Mutlaka bu konuda çok deneyimli plastik Cerrahi yada Dermatoloji uzmanlarınca yapılmalıdır. Bir ameliyat işlemi olarak düşünülmeli ve ameliyathane ortamında yapılmalıdır. Uygulama sonrası hastanede kalmayı gerektirebilir. En az 10-15 gün günlük yaşamdan uzak kalmayı gerektirebilir. Sonuçları en iyi olan peeling tipidir.

    Kimyasal peeling işleminin riskleri var mıdır?

    Kimyasal peeling işleminin derinliği arttıkça etkinliği de o oranda artmaktadır fakat aynı oranda riskleri de artmaktadır. Deneyimli ellerde çok riskli olmamasına rağmen cilt renginde değişiklikler, enfeksiyon, nekroz yada yara izi gibi istenmeyen komplikasyonlar ortaya çıkabilir.

    Yüzünde yaşlılık yada güneş lekesi gibi şikayetleri olan kimselerde uygulanabilecek olan ve oldukça iyi sonuçlar alınan bu yöntem mutlaka tecrübeli kimseler tarafından yapılmalı ve uygulamayı yaptıracak olanlar uygulama öncesi doktorundan ayrıntılı bilgi almalı ve tatmin olmalıdır.



    ESTETİK KAYGILARIN BİR KISMI PSİKOLOJİK MİDİR?

     

     

    Estetik kaygı nedir?

    Bir kimsenin herhangi bir vücut bölgesini kısmen ya da tamamen benimseyememesidir.

    Başka şekillerde de tarif edilebilir.

    Kadın ya da erkek bir kimsenin bir görünür organını beğenmemesidir?

    Mesela 18 yaşındaki genç bir kızın burnunun büyük olduğunu düşünmesidir.

    Orta yaşlı bir bayanın kaşlarının düşük olduğunu düşünmesi,

    54 yaşındaki bir beyefendinin artık eskisi kadar yakışıklı olmadığı gibi bir yargıya varması estetik kaygıdır.

    Her yaştan ya da cinsten bireyin yüzündeki güneş lekelerinden rahatsızlık duyması,

    Zamana bağlı ya da mimiklerin fazla kullanımına bağlı kaz ayakları ya da yüz kırışıklıklarından şikâyetçi olması bir estetik kaygıdır.

    Yüzün yaşlanması, sarkması kişiyi rahatsız ediyorsa bu bir estetik kaygıdır.

    Göbeklenme, yağlanma, orantısız yağ dağılımı, kadın ya da erkek için bir dert olarak algılanıyorsa,

    Doğumlar sonrası bir bayanda karın ya da göğüslerde ortaya çıkan değişiklikler, çatlaklar ya da sarkmalar sorun olarak kabul ediliyorsa,

    Bunların hepsi estetik kaygıdır.

    Bu duruma yüzlerce farklı örnek verilebilir.

    Birçok erkek için saçların olmaması ciddi bir estetik kaygıdır.

    Bütün kaygılar gerçek cimidir?

    Bir kısmı psikolojik midir?

    Estetik kaygılar nedeniyle bize başvuran her erkek ya da bayanın fiziksel kusur algılamasında bir psikolojik boyut mutlaka vardır.

    Başka bir ifade ile bütün estetik kaygılar psikolojik sorun yaratır insanlarda.

    Ama bazen de öyle talepler ile karşılaşırız ki olay tamamen psikolojiktir.

    Burnunda hiçbir sorunu olmadığı halde burnunun estetik anlamda çok kusurlu olduğunu düşünen ve bu yüzden kendisini çirkin bulduğunu söyleyen kimseler gelir zaman zaman.

    Yada aslında güzel olduğunu ama eğer bazı estetik uygulamalar kendisine yapılırsa kusursuz olacağına inanan kadın hastalarımız olur bazen.

    Dudakları bizim kriterlerimize göre oldukça normal olmasına rağmen, daha kalın dudaklara sahip olmak için bize başvuran kimseler çok da nadir değildir.

    Örnekler çoğaltılabilir.

    Estetik cerrahlar zaman zaman öyle absurd talepler ile karşılaşırlar ki onlar bile bu talep karşısında şaşkınlığa uğrarlar.

    Örnek, bir genç kızın gelip kendisini güzel bulmadığını ve Japon kızları gibi çekik gözlü olmak istediğini ifade etmesi ve bunu estetik cerrahtan ciddi bir şekilde talep etmesi karşılaşılan bir olgudur.

    Estetik kaygı aslında herkes de vardır.

    Bir kadın ya da erkek de estetik kaygının olması değil olmaması patolojiktir aslında.

    Psikoloji bu olayın tam ortasındadır.

    Bütün estetik kaygılar psikolojiktir de.

    Estetik ile psikoloji arasında çok hassas bir denge ve çizgi vardır.

    Bunlar birbiri ile iç içedir ama orantısal değildir.

    Yani bir kimsenin estetik kusurunun şiddeti ile psikolojik etkilenimi paralel değildir.

    Çok az bir estetik sorunu olan bir kimsenin psikolojik etkilenimi düşünüldüğünden çok fazla olabilir.

    Aslında estetik kaygıların bir kısmı değil tamamı psikolojiktir ama bu psikolojik soruna yaklaşım nasıl olacak sorusu bazen zor bir sorudur.

    Soruna yaklaşım aslında 4 şekilde olabilir.

    1- Telkinle,

    2- İlaçla,

    3-Neşter ile

    4-Bunların kombinasyonu ile.

    Estetik kaygılara bir estetik cerrahın yaklaşımı ne olmalıdır.

    Bir sonraki yazıda devam edelim.




    PRP HAKIINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

    1-PRP (Platelet Rich Plasma-Plateletten Zangin Plazma) Uygulaması hakkında Bilinmesi Gerekenler

    PRP uygulaması plateletten zengin plasma veya trombositten zengin plasma olarak adlandırılan; kişinin kendi kanından özel setler ve işlemler ile ayrıştırılan plateletten zengin plasma kısmının, kişiye tekrar uygulanması olarak tanımlanır. Estetik amaçla yapılması durumunda cilde ve saçlı deriye küçük iğneler ile uygulamalar yapılmaktadır. Halk arasında tam olarak karşılığı olmamakla birlikte kök hücre tedavisi olarak tanımlanmaktadır.

    PRP uygulaması çok uzun yıllardır, tıbbın birçok dalında özellikle ortopedi, spor hekimliği, plastik cerrahi, diş hastalıklarında ve veterinerlikte kullanılmaktadır. Estetik amaçla PRP uygulaması tüm dünyada 2-3 yıldır, Türkiye de 1 yıldır, hekimler tarafından yapılmaktadır.

    PRP uygulaması kısaca kişinin kendi kanı ile estetik yönden iyileştirilmesidir.

    İnsan vücudunda dolaşan kan içersinde eritrositler (alyuvarlar), lökositler (akyuvarlar) ve plateletler (trombositler) mevcuttur. İnsan vücudunda bir hasar veya yara meydana geldiğinde trombositler ve lökositler, hasar olan bölgeye göç ederler.Hasarlık bölgede salgıladıkları büyüme faktörleri ile hasar ve yaranın hızla iyileşmesini sağlarlar.

    PRP uygulamasında da insan vücudunun bu hasra karşısında vermiş olduğu tedavi etme yeteneği harekete geçirilerek, estetik yönden iyileşme amaçlanır.Vücudun hasar varmış gibi cilt altında hasar düzeltme mekanizmaları harekete geçirilir.

    PRP uygulaması prosedüründe özel işlemler ile kandan ayrıştırılan plateletler, kanın sıvı kısmı olan plasma içersinde sıkışmış olarak bulunacaktır.Plateletler normal kana göre daha az plasma kısmı içersinde bulunacağından, göreceli olarak normal kandaki sayısının (kanda normal seviyede 150,00-450,000 adet/ml bulunur), birkaç katı kadar sayıda (yaklaşık 1 milyon adet/ml) bulunacaktır.BU sayede az miktardaki plasma içersinde normalin birkaç katı platelet sayısı cilt içersinde verilebilecektir.

    Kişi kanından ayrıştırılan plateletler, ince iğneler ile cilt altına ve veya saçlı deriye uygulandığında, sanki o bölgede hasar varmış gibi davranacak, bölgede büyüme faktörleri ve iyileştirici faktörleri salgılayarak, uygulama bölgesinde iyileştirici rol oynayacaktır.

    PRP uygulaması saçlı deriye yapıldığında; saç kökleri etrafındaki damarlanmayı artıracak,saç köküne daha fazla miktarda kan, oksijen, vitamin taşınmasına olanak sağlarken; salgıladığı büyüme faktörleri ile saç kökü hücrelerini uyaracak, saç köklerinin saç üretim süreçlerini hızlandıracak ve saçların daha sağlıklı hale gelmesini sağlayacaktır.Saç dökülmesi olan bölgede , büyüme faktörlerinin saç köküne olan etkisi ile saç sökülmesi duracaktır.

    Saçlı deride PRP uygulaması tamamen dökülmüş olan saçların tekrar çıkmasını sağlayamayacak; güçsüz, kırılmış, hasarlı saçları ve saç üretimi yeteneği durmuş olan saç köklerini uyararak, saç dökülmesini durduracak, saçların daha parlak, canlı görülmesini sağlayacaktır.PRP uygulaması sonrası ince güçsüz saç tellerinin canlanması ve kalibrasyonu artacağı için hastalar yeni saçlar çıkmış hissine kapılabilirler.

    PRP uygulaması cilde yapıldığında; zaman içersinde cilt altında oluşan bazı dokuların kayıplarına bağlı olarak ortaya çıkan kırışıklık ve çökmelerin olduğu bölgede,hasar iyileştirme mekanizması ile iyileşme sağlayacaktır.Uygulama bölgesinde salgıladığı büyüme faktörleri vasıtası ile destek dokudaki kayıplara bağlı ortaya çıkan kırışıklık ve çökmelerde iyileşme görülecektir.

    Zaman içersinde cilt destek dokusu kolojen miktarında azalma ve kırılmalara bağlı olarak ortaya çıkan cilt sarkmalarında, bölgeye uygulanan plateletlerin salgıladığı büyüme faktörleri ile kollojenlerin yeniden yapılandırılması sağlanacak; cilt elastikiyetinin artması ve cilt sarkmalarının düzelmesi sağlanacaktır.

    Cilt lekelerinde PRP uygulaması ile; plateletlerin salgıladığı büyüme faktörleri (MGF) ile ciltte renk oluşumunu sağlayan melanin hücrelerinin çalışma sistemini normal sınırlarda tutarak, cilt lekelerinin tedavisini sağlayacaktır.

    Skar ve çatlaklarda PRP uygulamasında; ciltte herhangi sebep bağlı olarak ortaya çıkmış olan çatlaklar, izler, sivilce izleri,skarlar gibi lezyonların etrafında yara iyileştirici mekanizma ile çalışan plateletler, salgıladığı büyüme faktörleri ile lezyonların küçülmelerini daha az görünür hale gelmelerini sağlayacaktır.

    2-PRP Uygulaması nasıl etki eder?

    PRP uygulamasında; özel prosedürlerle elde edilen plateletten zengin plasma cilt içersine ve saçlı deriye verildiğinde; salgıladıkları büyüme faktörleri ile uygulama bölgesinde hasar iyileştirme mekanizmasını başlatırlar; verilen plasma da normal kandaki sayının birkaç katı sayıda platelet kullanıldığı için, normal kan ile oluşan iyileşme mekanizmasından daha etkili, daha hızlı, daha erken iyileşme sonuçları görülecektir.

    Plateletler içersinde bulunan büyüme faktörleri;

    PDGF(Platelet derived growth factor)- hücre büyümesi,kan damarı tamiri ve oluşumu, colojen üretimi

    FGF(Fibroblast growth factor)-doku tamiri, cologen ve hyaluronic acid üretimi

    EGF(Epithelial growth factor)-epitel hücre yapımı, yara iyileşmesi

    TGF-beta-epitel ve damar epitelyum yara iyileşmesi

    VEGF-yeni damar endotelial hücre üretimi

    Plateletler den salınan büyüme faktörleri, uygulama bölgesinde hasra iyileştirici mekanizmaları harekete geçirerek, saçlı deri ve veya ciltteki sorunların iyileştirilmesinde görev alırlar.

    3-PRP uygulaması kimlere uygulanır?

    PRP uygulaması saçlı deride, saç dökülmesi, saçlarda kırıklık, cansızlık mat görünüş şikayeti olan kişilerde başarılı sonuçlar göstermektedir. Aynı zamanda cildin zaman içersinde azalan destek dokuların sonucu olarak ortaya çıkan kırışıklık, sarkma, cilt lekeleri sorunlarında oldukça etkin tedavi sonuçları sağlamaktadır.

    PRP uygulaması saçlı deride saç dökülmesini durdurması yanında, saç köklerinin uyararak saç büyümesinin aktive eder.ince tüy şeklinde olan saçların büyümeleri aktive edildiğinde daha kalın, sağlıklı saç görünümüne kavuşurlar.

    Saçlı deride cansız, parlaklığını yitirmiş,kırılmış, kuru, ince saçların saç kökleri büyüme faktörleri ile aktive olarak; daha canlı,parlak,sağlıklı saç görünümü PRP uygulamasının sonuçlarıdır.

    PRP uygulaması ile zaman içersinde tamamen dökülmüş olan saçların yeniden çıkmasını sağlamaz, fakat PRP uygulaması sonucunda, mevcut saçların daha sağlıklı olması, dökülmenin durması, saçların daha sağlıklı hale gelmesi sağlanır.Ayrıca PRP uygulaması sonrası mevcut saçların kalibrasyonlarındaki artış, parlak ve canlı görünüm saçlarda sıklaşma ve yeni saçların çıktığı görünümü hissedilebilmektedir.

    PRP uygulamasının saçlı deriye uygulanması en sık yapılan uygulamalardandır.

    Zaman içersinde cilt altı destek dokuların azalmasına bağlı olarak ortaya çıkan cilt elastikiyetinin azalması, kırışıklar, sarkmalar da PRP uygulaması başarılı sonuçlar sunmaktadır.

    PRP uygulaması üst yüz bölgesinde alın, göz kenarı kırışıklıklarında, gözaltı çökmelerinde, elmacık kemiği çökmelerinde ve sarkmalarında başarı ile uygulanmaktadır.

    Orta ve alt yüz bölgesinde burun kenarı çökmelerinde, çene köşeleri sarkmalarında, gıdı bölgesi sarkmalarında, boyun ve dekolte kırışıklık ve sarkmalarında PRP uygulaması sonucunda etkin sonuçlar alınmaktadır.

    Ayrıca tüm vücut bölgelerinde kol sarkmaları, iç bacak sarkmaları, iç diz sarkmaları, karın bölgesi sarkmalarında PRP uygulaması yapılmaktadır.

    Hamilelik, yaşlılık, güneş sebebi ile oluşmuş cilt lekelerinde ve ciltte oluşmuş skarlar, izler, çatlaklar da PRP uygulaması diğer uygulamaların daha ötesine geçmiştir.

    4-PRP uygulaması hangi bölgelere uygulanır?

    PRP uygulaması

    • Saçlı deride; saç dökülmesi, saç kırıklıkları, cansız kuru ince saçların tedavilerinde

    • Tüm yüz bölgesinde;alın, göz kenarı, burun kenarı kırışıklıklarında, sarkma ve çökmelerde, cilt lekeleri ve izlerin tedavisinde

    • Boyun ve dekolte bölgesinde; kırışıklık,sarkma ve lekelerin tedavisinde

    • Üst kol,karın,iç bacak,diz bölgeleri kırışıklık, sarkma, çatlak ve lekelerin tedavilerinde

    • Tüm vücutta görülen sarkma, çatlaklar,izler,lezyonların giderilmesinde

    başarı ile uygulanmakta, uygulama sonuçları tatmin edici düzeyde bulunmaktadır.

    5-PRP uygulaması nasıl yapılır?

    PRP uygulaması hastadan kan alımı işlemi ile başlar. Hastanın kolundan özel infüzyon seti ile (kan alma seti), 20 cc (yarım çay bardağı kadar)kan özel PRP hazırlama tüplerine alınır.

    PRP hazırlama tüplerindeki kan özel santrifüj işleminden geçirilerek, plateletten zengin plasma kısmı ayrılır.Hastadan alınan 20 cc lik kandan yaklaşık 3 cc plateletten zengin plasma elde edilir.

    Elde edilen plateletten zengin plasma enjektöre çekilerek, mezoterapi de kullanılan ince iğneler vasıtası ile cilt altına uygulanır. Uygulama da cilt ve saçlı deride ihtiyaç olan yerlere dolgu uygulamaya benzer olarak derin deri kısmına ve veya napaj (noktasal küçük dokunuşlar) yöntemi ile derinin yüzeysel tabakasına plasma verilir.

    PRP uygulaması aynı zamanda dermaroller adı verilen(üzerinde çok ince iğnelerin olduğu, kendi etrafında dönen dairesel ürünler) ekipmaları ile birlikte uygulanabilir.Uygulama sonrası yüze maske uygulaması ile PRP uygulamasının etkinliği artırılabilir.

    PRP uygulaması tek başına uygulanabildiği gibi bazı durumlarda, farksiyonel lazer cihazları ile birlikte uygulanarak kırışıklık, cilt sarkmaları çatlak ve lezyonların tedavisinde daha etkili ve hızlı sonuçlar elde edilmesi amaçlanır.Özellikle yüz bölgesi gençleştirme, sarkma ve kırışıklık tedavilerinde, cilt lekesi tedavilerinde, cilt çatlak, skarlar, iz tedavilerinde PRP uygulamasının Fraksiyonel lazer uygulaması ile birlikte yapılması tüm dünya hekimleri tarafından çok başarılı sonuçları nedeni ile önerilmeltedir.

    6-PRP uygulaması güvenlimidir?

    PRP uygulamasında kullanılan infüzyon setleri(kan alma setleri) ve PRP hazırlama tüpleri, sadece bu amaç uygulamalar için üretilmiş olan uygulama setleri şeklinde kullanılır. Uygulama setleri içersinde uygulama sırasında ihtiyaç olabilecek tüm malzemeler bulunmaktadır.

    PRP uygulaması kapalı sistem içersinde hazırlanan plateletten zengin plasma ürünü ile yapılır, yani hastanın kanı dış ortamla ve başka malzemeler ile temas etmez. Hastanın kanı tek kullanımlık steril infüzyon setleri vasıtası ile yine tek kullanımlık steril vakumlu PRP hazırlama tüplerine alınır.

    Santrifüj işlemi sonrası elde edilen plateletten zengin plasma tek kullanımlık steril enjektörlere çekilerek kullanılır.Tüm bu işlemler sırasında hasta kanı ve hazırlanan plasma dış ortamla temas etmez.

    Uygulamalar sonrası kullanılan tüm malzemeler imha edilir.PRP hazırlama setlerinin tekrar kullanılması teknik olarak mümkün değildir.

    PRP uygulaması, yukarıda anlatıldığı gibi kapalı sistem prosedürler ile elde edilen plasma kullanılarak yapıldığı için;

    Uygulamada kan ile hastalık bulaşma riski yoktur. AIDS, Hepatit vb gibi kan ve kan ürünleri ile bulaşan hastalıkların PRP uygulamasında bulaşma riski söz konusu değildir.

    PRP uygulamasında hastanın kendi kanı kullanıldığı için herhangi bir alerjik reaksiyon görülmesi söz konusu değildir.

    7-PRP uygulaması ağrılı mıdır?

    PRP uygulamasında plateletten zengin plasmanın cilt içersine verilirken kullanılan iğneler, mezoterapi uygulamalarında da kullanılan çok ince iğnelerdir. İğnelerin çapları 30G veya 27 G olabilir, uzunlukları değişmekle birlikte 6mm, 16mm veya daha uzun olabilir.

    PRP uygulaması sırasında duyulan ağrı hissi; hastalar tarafından genel olarak ‘’hafif’’ olarak nitelendirilmektedir.

    PRP uygulaması sırasında hastalar ciltlerinde çok ince iğnelerin girişlerini hissedebilmektedirler. Ağrıya duyarlı ve hassas hastalarda, uygulama sırasında ağrı duyusunu azaltıcı önlemler(kremler, soğuk uygulama…) ile duyulan ağrı hissi oldukça azaltılabilmektedir.

    PRP uygulaması sırasında ciltte hafif sıcaklık, hafif yanma hissi ve gerilme hissi duyulabilmektedir.

    8- PRP uygulamasının yan etkileri nedir?

    PRP uygulamasında yan etkiler görülme riski hastanın kendi kullanıldığı için oldukça düşüktür.

    Uygulama iğle ile yapılan uygulamalar grubunda bulunduğu için; iğnenin cilde giriş tekniğine bağlı olarak bazı yan etkiler görülebilir. İğne uygulamasına bağlı olarak bazı noktalarda küçük morarmalar görülebilir, bu morarmalar küçük çaplı olup birkaç gün içersinde tedaviye gerek duyulmadan iyileşir. Morarmaların iyileşme sürecini kısaltmaz için hekim tarafından bazı ürünler önerilebilir.

    PRP uygulaması sırasında ciltte hafif kızarıklık görülür, ciltteki kızarıklık herhangi bir tedaviye gerek duyulmadan 30-40 dk içersinde kendiliğinden kaybolacaktır.uygulama sonrası ciltte hissedilen gerilme hissi 1-2 saat içersinde kaybolacaktır.

    PRP uygulamasında hastanın kendi kanı kullanıldığı için herhangi bir alerjik reaksiyon görülmesi söz konusu değildir.

    PRP uygulaması hekim tarafından yapılması gereken uygulamalar grubundadır.

    9-PRP Uygulaması seans sayısı ve süresi nedir?

    PRP uygulaması estetik yaklaşımla 2 amaca yönelik yapılmaktadır.

    a- Belirlenmiş bir sorunu ortadan kaldırmaya yönelik olarak (ciltte oluşmuş sarkmaların düzeltilmesi, cilt kırışıklıklarının, cilt lekelerinin giderilmesi, skar ve çatlakların giderilmesi, saç dökülmesinin durdurulması, yeni saç gelişimin uyarılması…)

    b- Mevcut durumu korumak, cildin zaman karşısındaki deformasyonunu önlemeye yönelik olarak.

    PRP uygulaması belirli bir sorunu ortadan kaldırmaya yönelik amaçla yapılıyor ise ; genel olarak 1 aylık aralarla 2-3 seans uygulanır.Seanslar sonrasında belirlenmiş sorunlarda gözle görülür iyileşmeler beklenir.

    PRP uygulaması sonrası etkileri uzun süreli olarak devam edecektir, etkilerini devam etmesini ve cildin zaman karşısındaki deformasyonunun önlenmesi amacıyla yılda 1 seans PRP uygulaması önerilir.

    Genel tedavi protokolleri uyarında hastalara sorunların çözümü amacıyla 1 ay aralıklar da 2-3 seans PRP uygulaması sonrası, yılda 1 seans idame PRP uygulaması önerilmektedir.

    10-PRP uygulaması seans ücretleri nedir?

    PRP uygulamasında ücretlendirme seans ücreti olarak belirlenir.

    PRP uygulaması seans ücreti belirlenmesinde; uygulama bölgesinin genişliği ve kullanılan PRP hazırlama seti sayısı önem arz etmektedir. Hastanın ihtiyaçları doğrultusunda 1 PRP hazırlama tüpü kullanılabildiği gibi, bazı hastalarda uygulama bölgelerinin genişliğine göre 2 veya daha fazla sayıda PRP hazırlama seti kullanılabilmektedir. Genel olarak tüm yüz uygulamaları için 1 adet PRP uygulama seti yeterli olmaktadır.

    11-PRP Uygulaması kimlere yapılmaz?

    PRP uygulaması herhangi bir sebepten dolayı kandaki platelet sayısının normal değerlerinin (platelet normal sayıları ortalama 150,000-450,000/ml dir) altında olan kişilere yapılmaz. aynı zamanda kanser hastalarına yapılmaz.

    Pıhtılaşma sorunu olan, kan sulandırıcı ve diğer ilaç alan kişilerin uygulama öncesi ilaç bilgilerini hekime iletmeleri gerekir.

    12-PRP Uygulaması sonrası öneriler

    PRP uygulaması klinik ortamında yapılan uygulamalardır, uygulama sonrası kişi bazı önerilerle sosyal hayatına dönebilir.

    Uygulama sonrasında bölgede kızarıklık ve gerilme hissi olacak, tedaviye gerek duymadan kendiliğinden iyileşecektir.

    PRP uygulaması sonrası bölgeye bazı yatıştırıcı özelliği olan kremler kullanılır. Uygulama bölgesinin 4-6 saat süre ile yıkanmaması, temizlenmemesi önerilir.

    PRP uygulamasında napaj tekniği ve dermaroller kullanım ı sonrası cilt yüzeyinde mikro düzeyde delikler oluşur, uygulama sırasında cilt üzerinde kalan plateletten zengin plasmanın zamanla cildin derinlerine ulaşması için, 4-6 saat cildin yıkanmaması bu sürede plasmanın cildin derinlerine ulaşması amaçlanır.

    PRP uygulama sonrası 12-24 saat makyaj ürünleri kullanılması önerilmemektedir.

    PRP uygulaması sonrası 12-24 saat havuz, denize girilmemesi gereklidir

     

     

     


    hayati akbaş köşe yazıları
    hülya ettekin
    kariyer başvurusu
    Üyelik girişi 
    Üye ol.
    şifremi unuttum?