SAMSUN TIP MERKEZI
istanbul kliniğimiz
batum kliniğimiz
baku kliniğimiz
stuttgart kliniğimiz
Loading

kelliğin çaresi

Makalelerde ara

  • fue yöntemi ile saç ekimi
  • Scalp Redüksiyonu ile saç tedavisi Kelliğin tedavisi
  • Saç Mezoterapisi ile Saç tedavisi
  • OT İLE GELEN GÜZELLİK!



  • fue yöntemi ile saç ekimi Saç ekimi çok uzun zamandır bilinen ve uygulanan bir yöntemdir ve saçsızlığın yani kelliğin tedavisinde sonuçları en kesin olan yöntemdir. Çeşitli ilaçları, merhemleri, spreyleri, kozmetikleri ya da şampuanları kullanarak saçsızlığa ya da kelliğe kalıcı çözüm henüz mümkün değil. Bu konularda yapılan bilimsel çalışmalardan ümit verici sonuçlar elde edildiğinde mutlaka Plastik Cerrahi uygulamaları arasındaki yerini alacaktır.

    Biraz öncede bahsettiğimiz gibi günümüzde kelliğin en etkili ve kesin tedavi yöntemi saç ekimi olarak bilinen yöntemdir. Bu yöntem 1940’lı yıllardan beri bu amaçla kullanılmasına rağmen özellikle son 15 yıldan beri çok daha yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. İlk uygulanmaya başlandığı yıllardan günümüze bir çok farklı saç nakli yöntemi uygulanmış olmasına rağmen günümüzde en fazla kullanılan 2 yöntem mevcuttur.

    1- Mikrograft Megassion yöntemiyle saç nakli,

    2- FUE yöntemiyle saç nakli,

    Her iki yöntemde de kişinin kendisine ait olan saç kullanılmakta, genellikle ense kısmından yada başın saçlı olan yan kısımlarından elde edilen saç dokusu kökü ile birlikte çıkarılarak saçsız yada kel olan bölgeye nakledilmekte yani ekilmektedir.

    Mikrogreft megasession yönteminde başın saçlı kısmından şerit şeklinde çıkarılan saçlı doku daha sonra birli, ikili, üçlü yada dörtlü saç kümelerine kökleri ile birlikte ayrılmakta ve saçsız olan bölgelere nakledilmektedir. Bu yöntemde nakledilen ve graft denilen saç dokusu sayısı en az 1000 en fazla 3000 civarında olup ortalama 1500 civarındadır. Bu sayının kaç adet saç anlamına geldiğini hesaplarsak her graft ortalama 1-4 saç içerdiği için 2000-5000 adet saç demektir. Ekilen yani kel alanın büyüklük yada küçüklüğüne göre sayı değişebilir.

    FUE yöntemi günümüzde özellikle ülkemizde daha fazla tercih edilmektedir. Bunun nedenleri arasında tekniğin reklamının medyada çok fazla yapılması, Bu konuda televizyonlarda ve basında plastik cerrahi uzmanlarının da çok fazla aydınlatıcı kunuşmalar yapması sayılabilir. Tabiki farkedilebilir iz olmaması en önemli avantajıdır.FUE yöntemi de aslında çok eskiden beri bilinen ve uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntemde ise ekilecek saç, özellikle ve en sıklıkla baş saçlı derisinden başın kel olmayan bölgelerinden alınmaktadır. nadiren vücudun sırt, göğüs gibi kıllı olabilen diğer bölgelerinden elde edilebilmektedir. Bu yöntemde şerit şeklinde bir saç çıkarma yoktur ve saçlar tek tek yada 2 veya 3 saç kökünü birden içerecek şekilde gruplar halinde özel mikromotorlu sistemler kullanılarak çıkarılır. Bu aletlerin çapı çok küçük olduğu için yalnızca çok küçük miktarda dokuyu beraberinde çıkarır ve çıkarılan saçın yerine dikiş atmak gerekmez. Dolayısıyla bu yöntemde çizgi şeklinde ameliyat izi yoktur. Bu yöntemde ameliyat izi yoktur.
    Bir plastik cerrahi uzmanının başkanlığında deneyimli bir ekip tarafından yapıldığında sonuçları oldukça yüz güldürücüdür. Tabiki daha ayrıntılı görüşme saç nakli işlemini yapacak olan plastik cerrahi uzmanı ile görüşme sırasında elde edilebilecektir. 
    FUE yönteminin üstünlüklerini sayarken şerit şeklinde ameliyat izi oluşturmaması, yalnızca baş saçlı derisinden değil vücudun kıllı olan diğer bölgelerinden de saç nakline izin vermesi sayılabilir.



    Scalp Redüksiyonu ile saç tedavisi Kelliğin tedavisiKelliğin tedavisinde günümüzde en geçerli ve sonuçları en kesin olan yöntem İngilizce hair replantation denilen saç ekimi yöntemidir. Bunun dışında birçok isimle ve tanımlamayla, yapılan işlem anlatılabilmektedir. Saç yenileme cerrahisi de denilmektedir. Fakat saç yenileme cerrahisi tabiri daha genel bir tabir olup her zaman yalnız saç ekimi anlamına gelmez. Erkeklerde bu konu daha çok populer bir konu olmasına rağmen anlatılan şeyler konudan muzdarip bayanlar içinde geçerlidir.

    Saç yenileme cerrahisi ya da daha Türkçe ve anlaşılır bir ifadeyle her ne sebeple oluşmuş olursa olsun kelliğin cerrahi yöntemler kullanılarak tedavisi estetik cerrahide günümüzde en sık yapılan operasyondur denilebilir. Bu operasyonun birçok farklı yöntemi vardır ve bunlardan bir tanesi de scalp redüksiyonu denilen başın kel olan bölgesinin cerrahi yöntem kullanılarak daraltılması ve başın saçlı olan bölgesinin ise genişletilerek daha geniş bir alanı örtmesinin sağlanmasıdır. Bu durum en sıklıkla iki şekilde yapılabilir. Başın kel olan alanı ki özellikle başın tepe kısmı ve tepeye yakın arka kısmı için bu yöntem uygun hastalarda kullanılabilir. Birinci yöntemde uygun şekilde işaretlenmiş olan kel alan başın derisinin gevşekliğinden ve esnekliğinden faydalanarak çıkarılır ve ortaya çıkan açık yara bölgesi kenar saçlı deriler birbirlerine yaklaştırılarak kapatılır. Böylece toplam saçsız alan yani kel alan daraltılmış buna karşılık ise saçlı deri bölgesi birbirine yaklaştırılarak gerilmiş ve daha geniş bir alana yayılmış olur. Kel alan daraltılmış saçlı alan genişletilmiştir. Toplam baştaki saç sayısı değişmemiştir yine aynı sayıda saç vardır kafada fakat mevcut saçlı deri daha geniş bir alana yayılmıştır.

    Bu işlem belli zaman aralıkları ile birkaç kez tekrarlanarak çok daha geniş kel bölge çıkartılmış ve mevcut saçlı alan ise daha geniş bir alana yayılmış olur. İşlemi en az 3 ay arayla tekrarlamak bazen mümkün olabilir bazen ise 1 yıl kadar bile beklemek gerekebilir ikinci bir daraltma işlemi için. Bu süreyi belirleyen temel faktör ise o kişinin yara iyileşme özellikleri ve baş saçlı derisinin kişiye özel temel özellikleridir.

    Bazı kimselerde baş saçlı derisi esnekliği çok fazla değilken bazı kimselerde ise tam tersine bu esneklik çok fazladır. Esnekliğin ve gevşekliğin çok fazla olduğu durumlarda bu özellikten yararlanılarak kel alanın daraltılması işlemi daha kolay yapılır ve yine bu özelliğe sahip kellik olgularında iki daraltma işlemi arasındaki süre 3 aya kadar düşebilir. Tabiî ki bunun terside doğrudur yani esneklik ve gevşeklik ne kadar az ise o kadar fazla sayıda cerrahi işlem gerekir. İki işlem arası mesafe o kadar uzundur bazen 1 yıl kadar sürebilir.

    Bu yöntemin kellik tedavisinde kullanılabilmesini belirleyen bir diğer durum yine o9 kişinin yara iyileşme özelliği sonucu oluşan yara izi farklılığıdır. Cerrahi işlem sonrası bazın kimselerde normalden çok fazla yara izi ya da ameliyat izi kalır. Hipertrofik skar ya da bazen keloid denecek kadar fazla olan bu yara izleri çok rahatsız edici bir durumdur ve kolay tolere edilemez. Öyküsünde bu tür şikâyetleri olan kimselerde ya da bu potansiyeli taşıyan kimselerde yine bu işlemi yapmak doğru değildir.

    Sonuç olarak bazı seçilmiş ve durumu uygun kellik problemi olan olgularda saç onarım cerrahisi olarak başvurulacak yöntemlerden biriside aşamalı scalp reduksiyonu denilen yöntemdir. Bu yöntemin kullanılması sınırlı sayıda kişide mümkündür ve bunun kararını verecek olanda bu konuda deneyimi olan bir Plastik Cerrahi uzmanıdır. Seçilmiş hastalarda oldukça iyi sonuçlar elde edilebilir. Bir sonraki yazımızda ise yine aynı amaçla kullanılan bir başka yöntemden bahsedeceğiz.



     Saç Mezoterapisi ile Saç tedavisiSaç dökülmesi gerek erkeklerde ve gerekse kadınlarda çok önemli bir sorundur. Saç dökülmesi nedenleri konusunda bir çok farklı görüş ve teoriler olmasına rağmen en sık ve bilinen neden androjenik alopesi denilen erkeklik hormonunun etkisine bağlı saç dökülmesidir. Bu durum farklı kimselerde kendisini farklı şiddette gösterebilir yani bazı kimselerde saç dökülmesi ve kellik hafif şiddette olmasına rağmen bazılarında neredeyse saçlı kafa derisinin tamamı etkilenmiştir.

    Kellik tahmin edildiğinin ötesinde kişileri etkiler. Biraz önce ifade ettiğimiz gibi bu sorun yalnızca erkeklerin değil aynı zamanda kadınlarında önemli sorunlarındandır. Kadınlardaki saç dökülmesinin en sık nedeni de yine erkek tipi kellik yani androjenik alopesidir.

    Peki bu problemin çözümü var mıdır? Ne yazık ki günümüzde saç dökülmesi ve kelliğin saç ekimi dışında radikal ve kesin bir çözümü yoktur. Mutlaka bir çok kez saç dökülmesini önleyici ve hatta kelliği sorun olmaktan çıkarıcı olduğu iddia edilen bir çok ilaç ve şampuanın reklâmları yapılmaktadır. Bunların tamamına yakını en azından aşırı abartı içeren ve gerçek çi olmayan reklamlardır. Ne yazıkki günümüzde saç dökülmesi ve kelliğin ilaç ve benzeri yöntemlerle tedavisi mümkün değildir.

    Saç dökülmesi ve kelliğin tedavisine yönelik Dünyada binlerce ilaç şampuan yada benzeri kozmetik ürünün üretim ve satışı yapılmasına rağmen gerçekte bilimsel olarak etkinliği ispatlanmış ilaç sayısı yalnızca birkaç adettir. Bu etkinliği ispatlanmış ilaçlarında etkisi son derece sınırlı olup hiçbir zaman saç dökülmesi yada kelliğe çözüm tarzında lanse edilemez.

    Saç üzerinde olumlu etkisi olan sınırlı sayıdaki ilaçların kullanılması yalnızca kıl folliküleri üzerine olan etki ile saçların bir miktar daha canlı hale gelmesini, henüz hayatiyetini yitirmemiş fakat ölmek üzere olan saç köklerini kuvvetlendirici etki gösterebilir ve bu etkiler klinik anlamda hiçbir zaman tatmin edici olmaz.

    Saç mezoterapisi saçlı derinin orta tabakasına yani kıl köklerinin bulunduğu tabakaya saç kökleri üzerine direk etkili olan etkin ilaçların mineraller, vitaminler ve kan dolaşımını artırıcı ilaçlarla birlikte injekte edilmesidir. Baş saçlı deri içerisine zerkedilen bu ilaçların saç dökülmesini durdurduğu, zayıf saç köklerini güçlendirdiği kabul edilir. İğne ile ilaçların zerkedilmesi sırasında bir miktar acı olabilir fakat rahatlıkla tolere edilebilir. Bazı kimselerde ağrı çok az hissedilir bu durum ağrı eşiğinin kişiler arasında farklı olmasından kaynaklanmaktadır. Kullanılan iğneler oldukça ince ve bu amaç için yapılmış son derece ince uçlu iğnelerdir.

    İşlem sırasında kullanılan ilaç karışımları ve protokoller farklı kliniklerde farklılıklar içerebilir. Yalnızca vitamin içeren karışımların bu amaçla kullanılması durumunda istenen sonucun alınması mümkün değildir. Uygulanan protokollerin içerisinde mutlaka saç üzerine etkisi bilimsel olarak kanıtlanmış aktif maddeler yeterli oranda bulunmalıdır. Uygulama mutlaka hijyenik koşullarda yapılmalıdır.

    Saç mezoterapisi uygulamaları genellikle haftalık seanslar halinde ve mümkünse 10 seans şeklinde önerilmektedir fakat farklı yerlerde farklı protokollerle ve farklı uygulama sıklıkları ile yapılabilmektedir.

    Kimlere saç mezoterapisi önerilir?

    Saç dökülmesi yada saçlarda zayıflık şikayeti olan kadın yada erkek herkes de saç mezoterapisi uygulanabilir. Bunun dışında saç ekimi uygulaması yaptırmış olanlarda ekim sonrası dönemde destekleyici amaçla aynı uygulama yapılabilir.

    Saç mezoterapisi uygulamaları nerelerde yapılmaktadır konusu da önemlidir. Bu tür uygulamaların bir Plastik Cerrahi uzmanı yada Dermatoloji uzmanı tarafından yönetilen kliniklerde ve onların gözetim ve denetimi altında yapılmalıdır.



    OT İLE GELEN GÜZELLİK!

    Televizyon programlarında zaman zaman bende karşılaşıyorum.

    Yada gazete veya dergi sayfalarında.

    Bazen bir bitki bilimci olduğunu söyleyen kişi konuşuyor.

    Bazen gıda bilimcisi yada mühendisi olduğunu söyleyen bir kişi.

    Bazen ilkokulu dahi okumamış ama aileden bitki bilimci olduğunu ifade eden bir kimse.

    Daha ilginci bazen de Dr titri olan bir kimse konuşuyor. 

    Tabiî ki herkes konuşabilir.

    Kimse kimsenin konuşmasını engelleyemez ama konu sağlık olunca biraz daha dikkatli olmak durumundayız.

    Neden?

    Çünkü sağlık konusu hayatımızda her şeyden daha önemli bir konu.

    ‘’Şu bitkinin yaprağını kaynatır ve suyunu sabah aç karnına birde yatmadan önce içerseniz mide kanseri diye bir problem ile hiç karşılaşmazsınız!!!’’

    ‘’Şu meyvenin kabuğunu önce rendeleyip sonra kaynatıp sonra suyunu içerseniz astım denen bir sorununuz kesinlikle olmayacaktır!!!’

    ‘’Bademcikleriniz sürekli iltihaplanıyor diye sakın onları aldırmayın. Doktor dese bile aldırmayın. O bitkinin kökünü iyice temizledikten sonra yiyin. Aç ya da tok fark etmez ama günde 3 kez bir ay boyunca yiyin. Göreceksiniz artık bademcikleriniz hiç iltihap olmayacak ve sizde gereksiz yere bademciklerinizi aldırmamış olacaksınız’’

    Bu tür konuşmalara ben televizyonlarda defalarca rastladım.

    Bu konuşmaların farklı versiyonlarını defalarca izledim.

    Hatta aynı televizyon programlarında benimde konuk olduğum canlı yayınlarda diğer konuklardan benzer şeyleri defalarca tüm Türkiye ile birlikte ben de izledim.

    Ben Doktorum.

    Sağlıkla ilgili söylenen her şey benim ilgimi ve dikkatimi çeker.

    Ayrıca ben Estetik Plastik Cerrahi Doktoruyum.

    Güzellikle ya da estetik ile ilgili söylenen her şey benim daha da dikkatimi çeker.

    Aynı televizyon programlarında yada gazete sayfalarında defalarca şunları da izledim, gördüm yada okudum.

    ‘’Şu bitkinin yaprağını kaynatır suyunu bir çay bardağı ile günde 2 defa içerseniz cildiniz gençleşir, pürüzsüzleşir’’

    ‘’Şu bitkinin yaprağını kurutup sonra kaynatıp sonra suyunu içerseniz kırışıklıklarınız kaybolur. Günde 3 defa ve 1 ay boyunca içmeyi ihmal etmeyin’’

    ‘’bu bitkinin kabuğunu soyun, sonra kendisini ezin ve sonrada başınızın kel bölgelerine sürüp üzerini eşarp ile bağlayın. Bunu 2 ay boyunca her gece yatmadan önce yapın. Göreceksiniz artık sizin için saç dökülmesi yada kellik diye bir problem kalmayacaktır’’

    Bu ve buna benzer konuşmaların yapıldığı sayısız televizyon programlarına katıldım.

    Bu konuşmaları yapan kimselerin sözleri sıradan vatandaşlar tarafından dikkat ile izleniyor.

    İnanıyorum ki bu konuşmaların izlenme oranları da çok yüksek oluyor.

    Muhtemelen çok rating yaptıkları için bu tür kimseler televizyon programlarında çok fazla konuşuyor ve görüşlerini izleyiciye aktarıyorlar.

    Yine muhtemeldir ki bazı meslektaşlarımız yani doktorlarımızda benzer bir davranış içersine giriyorlar.

    Bitkilerin mucizelerinden bahsediyorlar!

    Bunların hastalıkların tedavisinde ne kadar faydalı ve yararlı olduklarından bahsediyorlar… vs.

    Netice olarak bütün bunlar bir realite.

    Her gün televizyon programlarında kanserin tedavisinde kesin! Etkili bitkiler,

    Güzelliğin ve sağlığın kesin çözümü bitkiler!

    Kelliğin tedavisinde kesin! Etkili bitkiler anlatılmaya devam ediliyor.

    Hem de ilginç bir şekilde bazen doktor olan kimseler tarafından da benzer açıklamalara devam ediliyor.

    Televizyon karşısında izleyen bir çık kimsede elinde kağıt ve kalem en ucuz yoldan yerinden bile kalkmadan en amansız hastalıkların yada çözümü ilaçla bile olmaz diye bilinen bütün ciddi sağlık problemlerinin çözümlerini not alıyorlar.

    Şu saat itibarı ile bunlar yaşanmaya devam ediliyor.

    Adına Alternatif Tıp vs gibi isimler de verilerek tıp kelimesi de uygun bir şekilde konuya iliştiriliyor.

    Peki bu durumda yanlış olanlar nedir?

    Doğru olanlar nedir?

    Kimlere inanacağız yada inanmayacağız?

    Bu programlara yada bu programlarda konuşanlara hangi açıdan yaklaşacağız?

    Halkın sağlığı ile direkt ilgili olan bu konularda doktorların pozisyonu ne olmalıdır?

    Bitki ile kanser tedavi edilir mi?

    Ot ile güzellik olur mu?

    Sorular uzun ve konular önemli olduğu için bir başka yazının konusu olabilir ancak.

     

     

    Haberlerde ara

     

     


    hayati akbaş köşe yazıları
    hülya ettekin
    kariyer başvurusu
    Üyelik girişi 
    Üye ol.
    şifremi unuttum?